İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve kentin en kritik altyapı yatırımlarından biri olan Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi, uzun süredir devam eden belgelendirme ve uyum sürecini başarıyla noktaladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen sıkı denetimler sonucunda, tesisin tüm teknik kriterleri eksiksiz olarak yerine getirdiği resmi olarak tescillendi.

Süreç kapsamında, hem bakanlık hem de İZSU yetkilileri tarafından verilerin anlık olarak takip edildiği Sürekli Atıksu İzleme Sistemi (SAİS) kabini yeniden devreye alındı. Bütünleşik Karşılaştırma Testleri'nin (BKT) tamamlandığı ve giriş-çıkış suyu numunelerinin akredite laboratuvarlarda büyük bir titizlikle analiz edildiği zorlu denetimlerden başarıyla çıkan dev tesis, 18 Mart 2026 tarihi itibarıyla 5 yıl boyunca geçerli olacak çevre izin belgesini almaya hak kazandı.
Dev tesisin kapasitesi 820 bin metreküpe ulaştı
Kentin kalbi sayılan Karşıyaka, Bornova, Gaziemir, Çiğli, Bayraklı, Konak, Buca ve Karabağlar ilçelerinin tamamı ile Balçova ve Narlıdere'nin belirli bölümlerine hizmet veren tesis, yaklaşık 4 milyon İzmirlinin atık suyunu ana kuşaklama hattı ve pompa istasyonları aracılığıyla toplayıp arıtıyor. Birbirinden bağımsız çalışabilen arıtma hatlarına sahip tesiste, geçtiğimiz yıl 28 Nisan 2025 tarihinde 4. Faz'ın da hizmete alınmasıyla birlikte sistem çok daha güçlü bir yapıya kavuştu. Son fazın devreye girmesiyle birlikte tesisin günlük arıtma kapasitesi yüzde 36 oranında artarak 605 bin metreküpten 820 bin metreküpe yükseldi.

Baştan sona yenilenen sistemle Körfez'e kalkan oldu
Yeni fazın devreye girmesinin ardından tesisteki diğer üç fazda da geniş çaplı bir revizyon yapıldı. İZSU yetkililerinden alınan bilgiye göre, bu kapsamda tüm arıtma havuzları temizlendi, mekanik ekipmanlar baştan aşağı yenilendi ve sistem performansı üst seviyeye çıkarıldı. Yapılan iyileştirmelerle birlikte tesisin çıkış suyu kalitesi uluslararası standartlara uygun hale getirilerek ileri biyolojik arıtma kapasitesi maksimum düzeye çekildi.
Elde edilen bu tarihi onay, yalnızca yasal bir zorunluluğun yerine getirilmesi değil, aynı zamanda kirlilik baskısı altındaki İzmir Körfezi'nin geleceği için de büyük bir umut kaynağı oldu. İleri biyolojik arıtma teknolojisiyle donatılan tesis, atık sulardaki azot ve fosfor giderimini en üst düzeyde sağlayarak denize deşarj edilen suyun kalitesini artırıyor. Bu sayede deniz ekosisteminin korunduğu, kirlilik yükünün ciddi oranda azaltıldığı ve İzmir'in kent sağlığının stratejik bir "çevre kalesi" tarafından güvence altına alındığı vurgulandı.




