İzmir Barosu, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığına dikkat çekmek amacıyla İzmir Adliyesi önünde "El Ele Adalet Zinciri" eylemi gerçekleştirdi. Çok sayıda avukatın katıldığı etkinlikte, adliye önünde insan zinciri oluşturularak adalet ve hukuk vurgusu yapıldı. İzmir Adliyesi önünde düzenlenen eylemde avukatlar, yurttaşların adalete erişim hakkı, demokratik toplum düzeni ve halk iradesinin korunması için bir araya geldi. İlk kez 2014 yılında gerçekleştirilen "Adalet Zinciri" eylemi, yıllar sonra yeniden hayata geçirildi.
"Hukuksuzluk ve baskı ortamı derinleşti"
Eylem öncesinde açıklama yapan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Türkiye'de yargının bağımsızlığına ilişkin kaygıların giderek arttığını söyledi. Yıllar önce yaptıkları uyarıların bugün daha ağır bir tabloyla karşılık bulduğunu belirten Yılmaz, ülkede hukuksuzluk ve adaletsizlik duygusunun derinleştiğini ifade etti. 2014 yılında da benzer kaygılarla adalet zinciri oluşturduklarını hatırlatan Yılmaz, yargının siyasal süreçlerin etkisi altında kaldığını savunarak, bugün çok daha ciddi sorunlarla karşı karşıya olunduğunu dile getirdi.
Nafaka kararına tepki
Konuşmasında Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararına da değinen Yılmaz, söz konusu kararın özellikle kadınlar açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını öne sürdü. Kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha kırılgan hale gelebileceğini savunan Yılmaz, aile yılı ilan edilen bir dönemde kadın hakları konusunda geri adım niteliğinde kararların alınmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve çocuk istismarı gibi sorunların sürdüğünü belirten Yılmaz, bu alanlarda daha güçlü politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Bağımsız yargı olmadan adaletten söz edilemez"
Yargının tarafsızlığının ve bağımsızlığının demokratik bir hukuk devletinin temel şartı olduğunu vurgulayan Yılmaz, yargının siyasi etkilerden uzak tutulması gerektiğini kaydetti.
Hukukun üstünlüğünün olmadığı bir ortamda insan hakları, adalet ve özgürlüklerden söz etmenin mümkün olmadığını belirten Yılmaz, farklı düşüncelere sahip kişilerin baskı altında bırakılmaması gerektiğini dile getirdi. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde hak mücadelesi veren yurttaşların yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldığını savunan Yılmaz, hukuk güvenliğinin herkes için eşit şekilde sağlanması çağrısında bulundu.
"Adalet mücadelesini sürdüreceğiz"
Adalet Zinciri eyleminin yalnızca sembolik bir etkinlik olmadığını ifade eden Yılmaz, hukukun üstünlüğü ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.
Toplumun tüm kesimlerini hukuk ve adalet ortak paydasında buluşmaya davet eden Yılmaz, özgürlüklerin güvence altında olduğu, yurttaşların hukuk güvenliği içinde yaşayabildiği bir Türkiye hedeflediklerini belirtti.
Avukatlar insan zinciri oluşturdu
Basın açıklamasının ardından avukatlar, "Susmuyoruz" ve "Avukat yaşarsa adalet yaşar" yazılı dövizler taşıyarak adliyenin C Kapısı'ndan A Girişi'ne kadar uzanan bir insan zinciri oluşturdu. Eylem boyunca "Hak, hukuk, adalet" sloganları atan avukatlar, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü taleplerini dile getirdi.










