Ağrı'nın Hamur ilçesinde görev yapan okul öncesi öğretmeni Irmak Ayşe Koparan'ın evinde ölü bulunmasının ardından başlatılan soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın ardından, genç öğretmene yönelik mobbing ve baskı iddialarının odağında yer alan okul müdürü Melahat İleri hakkında görevden uzaklaştırma kararı verildi.
Henüz 7 Haziran'da yaşanan olayın ardından hem adli hem de idari soruşturma sürerken, eğitim camiasında büyük üzüntü yaratan ölümün perde arkasına ilişkin iddialar da tartışılmaya devam ediyor.
Bir ölümün ardından gelen kritik karar
Genç öğretmenin yaşamını yitirmesinin ardından ortaya atılan iddialar üzerine başlatılan inceleme kapsamında Karakazan İlkokulu Müdürü Melahat İleri'nin görevden uzaklaştırıldığı öğrenildi.
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Koparan ile okul müdürü arasında aylar öncesine dayanan bir anlaşmazlık bulunuyordu. İddialara göre iki isim arasında 17 Nisan 2026 tarihinde okul servisinde yaşanan tartışma sonrasında fiziksel temas meydana geldi.
Yaşanan olayın ardından okul müdürünün darp raporu aldığı ve konuyu emniyet ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne taşıdığı belirtilirken, süreç daha sonra farklı bir boyut kazandı.
Görev yeri değişikliği tartışma yaratmıştı
Olay sonrası genç öğretmenin geçici görevlendirmesinin sona erdirildiği ve asli görev yeri olan Soğanlıtepe İlkokulu'na gönderildiği ortaya çıktı.
Bu kararın ardından Koparan'ın çalışma koşullarının daha da zorlaştığı yönündeki iddialar gündeme geldi. Özellikle ulaşım ve barınma konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığı öne sürülen öğretmenin, yaşadığı sorunları çeşitli kurumlara ilettiği iddia edildi.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Koparan'ın görev yaptığı bölgeye ulaşımının hem maliyetli hem de zaman açısından oldukça zorlayıcı olduğu belirtiliyor.
Mobbing iddiaları eğitim camiasını sarstı
Genç öğretmenin ölümünün ardından en çok konuşulan başlıklardan biri mobbing iddiaları oldu. Ailesi ve meslektaşları, Koparan'ın uzun süredir görev yaptığı okulda çeşitli sorunlarla mücadele ettiğini ileri sürdü.
İddialara göre öğretmen, çalışma ortamında yaşadığı baskıları ve karşılaştığı problemleri birçok kez yetkililere bildirdi. Ancak yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığı ve sorunların çözülemediği öne sürüldü.
Meslektaşlarının açıklamalarında, genç öğretmenin yalnızca idari sorunlarla değil, aynı zamanda psikolojik baskıyla da mücadele ettiği yönündeki ifadeler dikkat çekti.

Müdür suçlamaları kabul etmedi
Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan okul müdürü Melahat İleri'nin ise görev yeri değişikliğine ilişkin kararların kendi yetkisinde olmadığını savunduğu öğrenildi.
İleri'nin ifadesinde, öğretmenin başka bir okula gönderilmesi konusunda herhangi bir karar verme yetkisi bulunmadığını belirttiği aktarıldı. İfadesinin ardından serbest bırakılan müdür hakkında idari süreç ise devam ediyor.
Görevden uzaklaştırma kararının, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla alındığı değerlendiriliyor.
Bakan Tekin'den dikkat çeken açıklama
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de olayla ilgili kamuoyuna açıklamada bulundu.
Tekin, ölüm olayının tüm yönleriyle araştırıldığını belirterek Teftiş Kurulu'nun süreci yakından takip ettiğini söyledi. Bakanlık olarak öğretmenlerin güvenli ve huzurlu çalışma ortamına sahip olması için gerekli tüm adımların atılacağını vurgulayan Tekin, olayda ihmali bulunan kişi veya kişiler olması halinde gereken işlemlerin yapılacağını ifade etti.
Bakan Tekin ayrıca, soruşturma sonuçlanmadan yapılan değerlendirmelerin bazı kişileri haksız şekilde zan altında bırakabileceğine dikkat çekerek sürecin sağduyuyla takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Gözler soruşturmanın sonucunda
Irmak Ayşe Koparan'ın ölümüne ilişkin hem adli makamların hem de Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin yürüttüğü incelemeler sürüyor. Ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için adli süreç devam ederken, kamuoyu özellikle mobbing, çalışma koşulları ve öğretmenlerin görev yaptıkları bölgelerde karşılaştıkları sorunların araştırılmasını talep ediyor.
Eğitim sendikaları ve öğretmen örgütleri de olayın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulunurken, genç öğretmenin ölümünün ardından ortaya çıkan iddiaların yalnızca bireysel bir olay olarak değil, eğitim çalışanlarının çalışma koşulları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Ağrı'da başlayan soruşturmanın ilerleyen günlerde yeni bilgi ve bulgularla genişlemesi beklenirken, gözler hem adli makamların hem de Milli Eğitim Bakanlığı'nın hazırlayacağı raporlara çevrilmiş durumda.





