Gökmen Ulu: Bu iddianame değil iftiranamedir

Gökmen Ulu: Bu iddianame değil iftiranamedir
Sözcü Gazetesi yönetici ve çalışanları hakkında açılan dava İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada söz alan Sözcü Muhabiri Gökmen Ulu, “Bu iddianame değil iftiranamedir” dedi.

Haber / Emre DÖKER

2 saatlik gecikmeyle başlayan Sözcü davası öncesinde gazetenin tutuklu muhabiri Gökmen Ulu'ya destek olmak için sessiz protesto gerçekleştirildi. Çağlayan Adliyesi önünde buluşan grup açıklama yapmadan bekledi. Aralarında da CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, ve Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş'ın da olduğu gruba, TGS Genel Başkanı Gökhan Durgun ile İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen eşlik etti. Protestoda Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Hasan Kütük de yer aldı.
Gökmen Ulu'nun babası Mehmet ile kardeşi Oben Ulu'nun da katıldığı sessiz protesto üç dakika sürdü. CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, “Bugün hem Gökmen'in, hem de HAYAT TV'nin duruşması var. Her ikisi için de sessiz protesto gerçekleştiriyoruz” dedi. Bu sırada, protestonun ardından, CHP milletvekilleri tutuklu gazetecilerle dayanışmak için, Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın (TGS) önlüklerini giydi. Grup sessiz protestonun ardından duruşmaları izlemek için adliyeye girdi.

DSC_0514

DURUŞMA 2 SAAT GECİKMEYLE BAŞLADI

Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay, FETÖ yöneticiliği ile suçlanan Gökmen Ulu ve FETÖ üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etmekle suçlanan Mediha Olgun İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı.
Duruşmayı izleyenler arasında İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi ve Türk Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Süreyya Turan, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Muazzez Yılmaz, gazetenin avukatı Celal Ülgen, yazar Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar, CHP milletvekilleri Atilla Sertel, Barış Yarkadaş, Mustafa Balbay, CHP eski milletvekili Umut Oran, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen ve İGC Yönetim Kurulu Üyeleri, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Hasan Kütük, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş da yer aldı.
Duruşmada, aralarında Cem Küçük, Fuat Uğur, Fehmi Koru, Hüseyin Gülerce ve Ersoy Dede hakkında zorla getirme kararları çıkarıldığı ancak müzekkerelere yanıt verilmediği açıklandı. Davanın tek tutuklu sanığı olan Gökmen Ulu'nun savunmasında Mustafa Kemal'in takipçisi olduğunu belirterek, “Hukukun üstünlüğünü, adaleti, insan hak ve hürriyetlerini ve ulusun bütünlüğünü savundum. FETÖ'nün yargıyı ele geçirdiği yıllarda hukukun yanında oldum. Kumpas mağduru ailelerin ıstırabını duyurdum. Böyle bir iddiayı çok büyük hakaret telakki ediyorum. Asıl sorun muhalif gazetecilikse bununla yargılanmam çok daha doğru olurdu. Hakkımdaki suçlama akla, mantığa, vicdana aykırıdır. Mesnetsiz ve kanunsuzdur. Bu düpedüz suç uydurmadır. Liderlerin attığı her adım haberdir. Elbette tatilleri de haber değeri taşır. Siyasi magazin olarak nitelendirilir” dedi.

DSC_0569

LİDERLEDİN TATİLİ HAKKINDA SAYISIZ HABER YAPILMIŞTIR

Liderlerin konakladığı oteller en ince ayrıntısına kadar anlatıldığını kaydeden Ulu, “Liderler yürümüştür, yüzmüştür, şort giymiştir, her şey yazılır. Geçmişten günümüze, ülkemizde de dünyada da böyledir. Liderlerin tatilleri hakkında sayısız haber yapılmıştır. Erdoğan'ın tatilleriyle ilgili başka gazetelerde çıkmış benzer haberlerden örnekler veriyor. Bu haberlerin yayımlanmasından sonra birileri çıkıp Cumhurbaşkanına kötülük yapmaya çalışsaydı gazeteciler mi suçlu olacaktı? Şu anda haberi yapılan ünlülerden birine bu gece bir saldırı olsa "gazeteciler haberini yapmıştı, onlar suçludur" denebilir mi? Bana yapılan budur. Ben ilgili haberi 15 Temmuz gündüz saatlerinde hayatın olağan akışı içinde yaptım. Daha sonra Sabah ve Takvim gazeteleri haber üzerinden suç algısı yaratmaya çalıştılar. 10 ay sonra bir savcı harekete geçti. Cumhurbaşkanının Marmaris tatiline ilişkin haberi bizden 4 gün önce DHA yaptı. Bu haber pek çok gazetede kullanıldı” diye konuştu.

KİME SORSANIZ CUMHURBAŞKANININ KALDIĞI OTELİ SÖYLERDİ

Haber örneklerine dair hazırlanmış görselleri mahkeme başkanına gösteren Ulu savunmasına şöyle devam etti:
“Otele bu haberler üzerine gittim. Haber çalışmamı gizli saklı değil açıkça yaptım. Marmaris'te kime sorsanız Cumhurbaşkanının o otelde kaldığını söylerdi. Cumhurbaşkanlığı yetkilileri de otelde olduğumu biliyorlardı. Savcı ve tutuklama kararı veren hakimlik benim Cumhurbaşkanının yeri bilinmezken haber yaptığımı söylüyor. Ama darbecilerin Cumhurbaşkanının yerini bildikleri darbe davaları iddianamelerinde ve TBMM raporunda ortaya kondu.”

BU İFTİRANAMEDİR

“Bu iddianame değil, itirafnamedir, hukuksuzluğun itirafnamesidir” diyen Ulu, “ Bastırılan gerçekler asla yok edilemez. Herkes bir gün görür hakikati, kimse önünde duramaz” dedi.
Davanın Sabah ve Takvim gazetelerinde çıkan haberler üzerinden açıldığını belirten avukat Celal Ülgen de, tüm kumpas davalarını izlediğini bu davaların hazırlık aşamalarının böyle yapıldığını belirterek, “FETÖ'cü savcılar anlaşmalı haber yaptırırlardı. FETÖ CIA'den destek alacak, darbe planlayacak ama Cumhurbaşkanının nerde olduğunu öğrenmeyi bir gazeteye bırakacak” ifadelerini kullandı. Avukat Murat Ergün de, “Gökmen Ulu tek bir cemaate üyedir, o da evladı için canını verecek babalar cemaatidir” diye konuştu.
Davaya bugün tanıkların dinlenmesiyle devam edilecek.

IMG_6104-(1)

İDDİANAME NE DİYOR?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nca hazırlanan 73 sayfalık iddianamede, gazetenin sahibi firari şüpheli Burak Akbay'ın "Silahlı terör örgütünü yönetme" ve "Silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından 16,5 yıldan 30 yıla kadar hapsi istenirken; soruşturmanın tek tutuklusu olan gazetenin İzmir muhabiri Gökmen Ulu ile 21 Eylül'de tahliye edilen İnternet Sorumlu Haber Müdürü Mediha Olgun ve Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli'nin ise "Silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme" suçlarından ise 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisleri talep ediliyor.
İddianamede, Fetullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ / PDY) 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gün, saat 16.00 sıralarında "Sözcü Erdoğan'ı buldu" haberiyle internet sitesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te bulunduğu yerin ayrıntılı konumunun tam olarak haber yapıldığı, fotoğraflarının paylaşıldığı belirtilerek Cumhurbaşkanı'nın o ana kadar bulunduğu coğrafi yerin ayrıntılı mevkii ve konumunun kamuoyunca bilinmediği, bu haberle birlikte kamuoyunca öğrenildiği ifade ediliyor. Ayrıca bilirkişi raporunda, FETÖ / PDY'nin kapatılan yayın organı Zaman Gazetesi ile Sözcü Gazetesi'nin benzer mizanpaj ve aynı dil ile eş zamanlı haber yaptığı, kişilik hakkı ihlali olarak düşünülebilen tapelere birlikte yer verdikleri, FETÖ / PDY yayın organlarında ve FETÖ / PDY'ye bağlı olduğu düşünülen sosyal medya hesaplarındaki donelerle birebir örtüşme ve ciddi bir benzeşme içinde olduğu ileri sürülen iddianamede, FETÖ / PDY'nin sosyal medyadaki ayağı olan Fuat Avni paylaşımlarının, Sözcü Gazetesi twitter hesabı üzerinden yaygınlaştırıldığı, internet sitesi üzerinden haberleştirildiği de belirtiliyor. Sözcü Gazetesi'nin 17-25 Aralık ve sonrasında yapılan haberlere ve söz konusu gazetenin twitter paylaşımlarına da iddianamede ayrıntılı yer veriliyor.
Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2017, 14:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER