Gazetecilerin yargılandığı davada savcılık mütalaası açıklandı

Barış Pehlivan, Murat Ağırel ve Hülya Kılınç'ın tutuklu yargılandığı davada savcılık mütalaasını açıklandı. Mütalaada, ilk bilgiyi Murat Ağırel'in ifşa ettiği öne sürüldü.

Gazetecilerin yargılandığı davada savcılık mütalaası açıklandı

Libya'da hayatını kaybeden MİT mensubunun cenaze törenini haberleştirdikleri gerekçesiyle tutuklu yargılanan gazetecilerin davasında savcılık mütalaası açıklandı.  Mütalaada, sanıkların "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama" ve "İstihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek" suçlarından toplam 8'er yıldan 19'ar yıla kadar hapisleri talep edildi. 

Libya'da hayatını kaybeden MİT personelinin cenaze törenini haberleştirdikleri gerekçesiyle, "İstihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek" suçundan yargılanan Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ve Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu ve Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel'in de aralarında bulunduğu 3'ü tutuklu, biri firari toplam 8 sanıklı davanın yarın görülecek ikinci duruşması öncesi savcılık mütalası açıklandı. 

19 Yıla kadar hapis cezası

Tutuklu sanıklar Barış Pehlivan, Murat Ağırel, Hülya Kılınç ile tutuksuz sanıklar Barış Terkoğlu, Mehmet Ferhat Çelik, Aydın Keser, Eren Ekinci ve Erk Acarer'in yargılandığı davanın savcılık mütalasında, "Sanıkların savunmalarının kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu" öne sürüldü.

Mütalaada, "Sanıkların üzerine atılı bulunan Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı mensubu olan şehitlerin kimlik bilgilerinin ve dolayısıyla da ailelerinin kimlik bilgilerinin, çalıştıkları görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgilerin yayımlanmak, yayılmak ve açıklanmak suretiyle 2937 Sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 27/3. fıkrasında tanımlanan suç ile TCK'nın 329'uncu maddesinde tanımlanan 'Devletin Güvenliğine ve Siyasal Yararlarına İlişkin Bilgileri Açıklama' suçlarını işledikleri" belirtildi. Savcı, tüm sanıkların "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama" suçundan 5'er yıldan 10'ar yıla ve "İstihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek" suçundan da 3'er yıldan 9'ar yıla dlmak üzere toplam 8'er yıldan 19'ar yıla kadar hapislerini talep etti. Erk Acerer hakkındaki dosyanın ayrılmasını talep eden savcı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin de devamını istedi.

 İlk bilgiyi murat ağırel'in ifşa ettiği öne sürüldü

Davanın görüldüğü İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan 18 sayfalık mütalaada, sanıkların alınan ifadelerinde yargılamaya konu haberin zaten ifşa olmuş bir bilginin haberleştirilmesinden öteye gitmediği yönünde benzer savunmalar yaptıkları ancak MİT mensuplarının deşifre edildiği suça konu paylaşımlarda ve aynı amaçla yayımlanan haberlerde yer alan bilgiler ve fotoğrafların daha önceden ifşa olmuş bilgiler olmadığI savunuldu.

Mütalaada cenazesi düzenlenen askerlerin MİT mensubu olduklarının ilk olarak sanık Murat Ağırel tarafından sosyal medyada deşifre edildiği ve söz konusu paylaşımda "case officer" vurgusunun yapılarak MİT mensuplarının Libya'da yürüttükleri görevlerine ilişkin yabancı istihbarat birimlerince de anlaşılacak şekilde deşifre edildiği öne sürüldü.

Mütalaada, 3 Mart 2020 tarihinde MİT mensubunun cenaze töreninden gizlice çekilen görüntülerin ilk defa "OdaTV.com" sitesinde yayınlandığı, MİT mensubu askerin kimlik bilgileri, ailevi bilgileri ve MİT Başkanlığı'ndaki görevine ilişkin bilgilerle birlikte cenazeye katılan diğer MİT mensuplarının görüntülerine yer verildiği anlatıldı.

Soruşturmayı itibarsızlaştırdıkları savunuldu

Soruşturmanın itibarsızlaştırmak istendiği öne sürülen mütalaada, "MİT'in görev ve faaliyetleri kapsamında devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklayan, yayınlayan, yayan ve MİT mensuplarını açık kimlik, görev ve ünvanlarıyla birlikte ifşa eden sanıklara yönelik soruşturma başlatılmasının ardından, soruşturmayı itibarsızlaştırmak amacıyla bir çok dezenformasyon faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Buna ilişkin olarak sanık Barış Pehlivan'ın tutuklu olarak bulunduğu Silivri Cezaevi'nde darp edildiğine ilişkin gerçek dışı haberler yapılmıştır. Yine aynı şekilde, sanık Murat Ağırel'in 8 Mart 2020 tarihinde tutuklanması talebiyle sevk edildiği İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği'nce serbest bırakıldığı şeklinde bir kısım yayın organlarında haberler yayınlanmış ve sahte olarak düzenlenen sorgu tutanağı sosyal medyada dolaşıma sokulmuştur" denildi.

İlk duruşmada üç gazeteci tahliye edilmişti

Davanın 24 Haziran'da yapılan duruşmasında, tutuklu sanıklar Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu ve Yeni Yaşam gazetesi çalışanları Aydın Keser ile Ferhat Çelik'in üzerlerine atılı suç vasfına göre delillerin toplanmış olması, tutuklulukta geçirmiş oldukları süre ve kişilik halleri nazara alındığında kovuşturmada adli kontrolün de yeterli olabileceği gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

YORUM EKLE

banner97

banner96