YAĞMUR KARADAĞ/Dokuz Eylül TV’de yayınlanan ‘Gerçeğin Öteki Yüzü-Fikri İsyan’ programında, Türkiye ve İzmir siyasetinin sıcak gündemi masaya yatırıldı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Gazeteci Ender Aldanmaz ve Ankara’da TBMM önünden canlı yayınla programa bağlanan Avukat Murat Aydın; Cumhuriyet Halk Partisi içindeki liderlik ve Kurultay tartışmalarını, TBMM önünde grup toplantısı öncesi yaşanan hareketliliği, iktidar ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylem benzerliklerini ve Buca Belediyesi’ne yönelik rüşvet operasyonunun perde arkasını programda tüm detaylarıyla ele aldı.
KILIÇDAROĞLU GERİ ADIM ATTI
Programın açılışını yapan Gazeteci Dilek Gappi, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i ölümünün birinci yıl dönümünde andı. Türkiye'nin geleceğinin baskı altına alındığını belirten Gappi, Zeyrek’in halkla bütünleşen tarzıyla nobran yöneticilere büyük bir ders bıraktığını ifade etti. Ankara’daki hareketliliğe de değinen Gappi, TBMM önündeki Avukat Murat Aydın’a, "Kılıçdaroğlu grup toplantısı yapmaktan neden vazgeçti?" sorusunu yöneltti.
TBMM’nin Dikmen Kapısı önünden yayına bağlanan Avukat Murat Aydın, Meclis önündeki durumu şu sözlerle aktardı:
"İzmir il ve ilçe örgütüyle birlikte Ankara’dayız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş Genel Başkanı ve Grup Başkanı Sayın Özgür Özel burada grup toplantısı yapıyor. Maalesef partililerimizi grup toplantısı için içeriye almadılar fakat Sayın Genel Başkan Özgür Özel kapıya kadar gelip partililere hitap etti. Esasen zaten grup salonunda bulunmamız değil önemli olan, önemli olan burada hep beraber bulunabilmek ve partinin iradesine, üyenin iradesine ve halkın iradesine sahip çıkmak."
Kılıçdaroğlu’nun geri adım atmasını da değerlendiren Aydın, "Anladığım kadarıyla Sayın Kılıçdaroğlu da bu koşullarda burada bir grup toplantısı yapmasının anlamlı olmayacağını, zaten grup başkanlığı sıfatı da olmadığı için bunun bir anlamı olmayacağını düşündü ve buradan ayrıldılar" dedi.
“ZAMANLAMA BU İHTİMALİ AKLA GETİRDİ”
Dilek Gappi’nin, Ferdi Zeyrek’in anması nedeniyle Özgür Özel’in Manisa’ya gideceği düşünülerek Kılıçdaroğlu ekibinin grup toplantısı hamlesi yapmasını "Bu bir fırsatçılık mıydı?" şeklinde sorması üzerine de Aydın, kimsenin niyetini okumak istemediğini ancak zamanlamanın akla bu ihtimali getirdiğini söyledi.
"HALKIN İTİRAZINI İSYAN OLARAK NİTELEMEK DOĞRU DEĞİL"
Gazeteci Ender Aldanmaz, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabından yaptığı, "Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman eden, etmek isteyenler bilsin ki o kirli emellere asla geçit verilmeyecektir" açıklamasını Aydın’a hatırlatarak bu sert tonun ne anlama geldiğini sordu. Avukat Murat Aydın ise Kılıçdaroğlu’nun bu ifadelerini şu sözlerle eleştirdi:
"Halkın kendi görüşlerini ve fikirlerini ortaya koyması demokratik bir haktır. Dolayısıyla halkın itirazını dile getiren, sokakta tepkisini dile getiren anlayışı kınamak doğrusu uzun yıllar bu partide genel başkanlık yapmış bir kişi için doğru olmamış. Demokratik meşru yolları kullanmaktır, gerektiğinde yürümektir, gerektiğinde toplanmaktır... Sayın Özgür Özel de partililere ve halka iradelerine ve geleceklerine sahip çıkma çağrısı yapıyor. Doğrusu bunu bir halkı isyana çağırmak olarak nitelemek çok da doğru bir açıklama olmamış."
KURULTAY SÜRECİ ZAMANA MI YAYILIYOR?
Kılıçdaroğlu'nun "Kurultay sürecini başlatıyoruz" açıklamasına ilişkin de konuşan Aydın, mevcut delegelerin topladığı imzaların 900'ü açtığını belirtti. Sürecin mahalle seçimlerinden başlatılarak aylarca sürecek bir takvime bağlanmasının Türkiye'ye zaman kaybettireceğini vurgulayan Aydın, "Anlaşılan o ki tepkileri birazcık olsun azaltabilmek için kurultay yapıyormuş gibi görünüp kurultay sürecini zamana yaymak gibi bir strateji dile getiriyorlar" değerlendirmesinde bulundu.
“KÜRSÜ SAVAŞINI ÖZGÜR ÖZEL KAZANDI”
Programda Dilek Gappi ve Ender Aldanmaz, CHP içindeki kırılmanın derinliğini de analiz etti. Ender Aldanmaz, Meclis önündeki "kürsü savaşını" Özgür Özel’in kazandığını belirterek, Kılıçdaroğlu'nun genel merkeze girdiğinde açtığı "Arınma" pankartına ve son söylemlerine dikkat çekti. Aldanmaz, “Kılıçdaroğlu, ‘FETÖ’, ‘yolsuzluk’ ve ‘toplumsal ayaklanma’ iddiaları üzerinden Özgür Özel’i hedef alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli'nin kurduğu söylem ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurduğu söylemler arasında bazı paralellikler olduğunu görebilmek mümkün" dedi.
Ayrıca Aldanmaz, toplumsal ayaklanma iddiasının konuyu milli güvenlik problemine kadar taşıdığını ve bu durumun iktidar medyasının diliyle benzeştiğini de ifade etti.
“13 YIL BOYUNCA PARTİYİ NİYE ARINDIRMADINIZ?”
Dilek Gappi ise Türk Ceza Kanunu’ndaki dezenformasyon maddesine (TCK 217A/B) atıfta bulunarak, muhalefetin meşru tepkilerinin “halkı galeyana getirmek ve kin yaratmak" suçlamasıyla kriminalize edilmeye çalışıldığını söyledi. Gappi, Kılıçdaroğlu’nun "arınma" çıkışını da şu sözlerle sorguladı:
"Arındırma kelimesi çok enteresan bir kelime... Yaşananları görüyoruz, tabii ki arındırılsın ama o zaman şöyle büyük bir soru işareti; 13 yıl boyunca partiyi niye arındırmadınız? 13 yıl boyunca FETÖ artıklarını niye temizlemediniz? Şimdi bütün bunları söyleyince karşı tarafın gerçekten aklıyla alay etmek gibi bir şey oluşuyor. Şimdi başka bir dizayn olduğu çok çok açık."
Gappi ayrıca hem Kılıçdaroğlu’nu hem Özgür Özel’i eleştiren "Üçüncü Yolcuları" da eleştirerek, mevcut konjonktürde bu tür arayışların sadece otokrasiye teslim olmak anlamına geleceğini savundu.
BUCA BELEDİYESİ OPERASYONU
Programın ikinci önemli gündem maddesi, Buca Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması oldu. Gazeteci Aldanmaz, savcılık dosyasının işleyiş biçimine dair önemli detaylar paylaştı. Soruşturmanın açık kaynaklar, sosyal medya paylaşımları ve gazete haberleri üzerinden başlatıldığını, ardından ifade süreçleriyle genişletildiğini belirten Aldanmaz, "Buca dosyasının en kritik noktası gizli tanık ifadesidir. Gizli tanığın da şu anki kodu S, C, B, 5, 6, 7, 8 gibi isimler. Dosyayı Erhan Kılıç'ın belediye başkanlığından itibaren ele alıp, orada sürecin nasıl işlediği ve kişilerin hangi konumu aldığı ile ilgili gizli tanık ifadesi var” dedi.
Aldanmaz, imar müdürlüğü içerisindeki bir ekibin eski belediye başkanı Erhan Kılıç’ı rüşvet ve yolsuzluk süreçlerine ikna ettiği yönünde iddialar olduğunu da aktardı. İlerleyen süreçte eski CHP İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’nın ve ardından mevcut Belediye Başkanı Görkem Duman’ın da adının geçtiği bir "üçlü yapı" iddiasının dosyada yer aldığını, inşaat/imar eksenli ortak bir havuz oluşturulduğunun ileri sürüldüğünü belirtti. Emniyet sorgusunda Görkem Duman, Erhan Kılıç ve Çağdaş Kaya’ya doğrudan "Etkin Pişmanlık Yasası'ndan faydalanmak ister misiniz?" sorusunun sorulduğunu dile getiren Aldanmaz, dosyadan yeni itirafçıların çıkabileceğine işaret etti.
CUMA GÜNÜ KRİTİK SEÇİM: BUCA KAYBEDİLEBİLİR Mİ?
Belediye başkan vekili seçimi öncesinde CHP İzmir İl Örgütü'nün tetikte olduğunu belirten Aldanmaz, meclis aritmetiğindeki tehlikeye dikkat çekerek, “CHP’nin normalde daha fazla olan meclis üyesi sayısı, bir üyenin tutuklanması ve bir üyenin firari olması nedeniyle 25’e düşmüş durumda. Cumhur İttifakı'nın ise 18 meclis üyesi bulunuyor. CHP içinde çok fazla aday adayı var, grupçuklar var. Geçmişteki ‘Menemen travması’ gibi bir risk Buca’da da yaşanabilir, sıkı durulmazsa oy geçişleriyle belediye kaybedilebilir. Dilek Gappi de bu duruma katılarak, "Tam o noktada Buca kaybedilebilir... Sürpriz olmaz" dedi.
"HALK EKONOMİK SIKINTIDAYKEN KOLTUK KAVGASI YAPILMASI ARSIZLIK"
Programın kapanışında Dilek Gappi, yerel yönetimlerin vizyonsuzluğunu ve yapısal sorunlarını eleştirerek Siyasi Partiler Kanunu’nun değişmesi gerektiğini söyledi. Geçtiğimiz hafta ekonomik sorunlar nedeniyle intihar eden iki üniversite öğrencisini hatırlatan Gappi, halk bu durumdayken siyasetçilerin kendi ikballeri peşinde koşmasını sert bir dille eleştirerek, "Türkiye'de artık o kadar artık tabana yansıyan sıkıntılar had safhada ki insanların hala böyle gruplar halinde kendi ikballerinin peşinden koşması hani bana durumu açıklamak için arsızlık kelimesi bile yeterli değilmiş gibi geliyor. Umarız her şeyden önce Türkiye'nin en zor koşullarda bu vatan nasıl kurulduysa tekrar kodlarımıza döner ve bu kodlarla toplumun gerçek sorunlarına yeniden eğilebiliriz” diye konuştu.




