Basın İlan Kurumu (BİK) ve Ege Üniversitesi (EÜ) iş birliğinde EÜ İletişim Fakültesi'nde '15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi' eğitimi 'Hafızayı Koru, Hakikatı Yaz' sloganıyla gerçekleştirildi. Gazetecilerle gazetecilik öğrencilerini buluşturan atölyenin açılışına Basın İlan Kurumu (BİK) İzmir Bölge Müdürü Osman Başeğmez, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel, EÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin, gazeteci-yazar Ekrem Kızıltaş, akademisyenler, öğrenciler ve gazeteciler katıldı.
'GAZETECİLİK TOPLUMUN HAFIZASI OLMA SORUMLULUĞUNU TAŞIR'
Açılış konuşmasını yapan BİK İzmir Bölge Müdürü Osman Başeğmez, konuşmasına BİK Genel Müdürü Abdülkadir Çay'ın mesajını okuyarak sözlerine başladı. Gençlerin Türk basınının yarınlarını şekillendirecek güçlü kalemler olduğunu dile getiren Başeğmez, "15 Temmuz bir milletin çıplak elleriyle tankları durdurduğu, tarihin akışını değiştirdiği eşsiz bir direnişin adıdır. Gazetecilik ise böylesine kritik anlarda toplumun vicdanının ve hafızası olma sorumluluğunu taşır. Kaosun içinden hakikati ayıklamak, dezenformasyon dalgalarına karşı bir dalgakıran olmak bu mesleğin en temel vazifelerindendir. Atölye çalışmalarımız sizlere yalnızca habercilik becerilerini değil, aynı zamanda mesleki duruşu, etik anlayışı, toplumsal sorumluluk bilincini de güçlendirmeyi hedeflemiştir. 'O gece siz olsaydınız nasıl bir manşet atardınız" sorusu aslında her birinizin gazetecilik kimliğine tutulmuş bir aynadır. Bizler sizlerin demokrasiye sahip çıkan, milli iradeyi esas alan ve hakikatten başka rehberi olmayan gazeteciler olarak yetişeceğinize yürekten inanıyoruz" diye konuştu.
BİK olarak İletişim Fakültesi öğrencilerine yönelik kapsamlı bir staj programını hayata geçirdiklerini aktaran Başeğmez, “15 Mayıs 2026'ya kadar önümüzdeki 2 haftalık süre içerisinde kurumumuzun internet sitesinden başvuru yapabileceğiniz staj programının sektör ile akademi arasında güçlü bir köprü olacağına inanıyoruz. Bu fırsatı siz gençlerin, geleceğin gazetecilerinin değerlendirmelerini arzu ediyorum" dedi.

'TOPLUMSAL HAFIZA ÇOK ÖNEMLİ'
EÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin de toplumsal hafızanın çok önemli olduğunu, 15 Temmuz'un üzerinden 10 yıl geçtiğini belirtip, "Bunu nesiller geçtikçe anlatmalıyız. Belki bunlar 10-15 sene sonra yazılacak siyaset, demokrasi kitaplarında tarihin en büyük demokrasi zaferi olarak geçecek. 15 Temmuz halkın büyük bir milli irade zaferi. Bunu nesillere aktarmak lazım. Toplumsal hafızayı canlı tutmak iletişimcilerin görevi. İnsan Türk bayrağı için ölür, ben hiç düşünmeden ölürüm. 15 Temmuz'daki yaşadıklarımız da demokrasi, milli irade zaferi. Milli duruşu iletişimciler olarak göstermeliyiz" DEDİ.
'MİLLETİN ŞAHLANIŞINA MEDYA EŞLİK ETTİ'
Gazeteci-yazar Ekrem Kızıltaş da Türk medyasının 15 Temmuz'da aldığı tavrın çok önemli olduğunu vurgulayıp, "15 Temmuz gecesi yaşananlar ve 16 Temmuz sabahı Türk medyasının takındığı durum asıl altı çizilmesi gereken ve 'İşte budur' denilebilecek bir durum. Çünkü daha önceki darbe girişimlerinde Türk medyasının bir bölümü en azından darbeye niyetli insanlar tarafından devşirildiği, kollandığı ya da belli ölçüde ikna edildiği için darbe dönemlerinde çoğu zaman maalesef medyanın belli bir bölümünün alkışladığını görüyoruz. 15 Temmuz'da sağından soluna Türkiye'deki bütün medya, yazılı basınıyla, internet medyasıyla, televizyonuyla, sosyal medyada ufak tefek farklı sesler çıkmış olsa da bir yürek oldu ve hakikaten o gece farklı bir şekilde milletin şahlanışına medya da eşlik etti. Dolayısıyla ertesi gün gazete manşetlerine baktığımızda o gece duyguların ve düşüncelerin beraberce dile getirildiğini ve o Türkiye'de yaşayan herkesin adeta bir noktada kenetlendiğini hep beraber yaşadık" diye konuştu.(




