9 Eylül - Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeli en yüksek bölgelerinden biri olan Ege Bölgesi, yer altındaki sıcak su kaynaklarını ekonomiye kazandırma yarışına sahne olmaya devam ediyor. Özellikle İzmir, rüzgar ve güneşin yanı sıra jeotermal enerji santralleriyle de (JES) sık sık gündeme geliyor. Bu kapsamda sanayi ve turizmin iç içe geçtiği kritik noktalardan biri olan Foça ile sanayi bölgesi Aliağa’nın kesişim noktasında yeni bir proje daha masaya yatırıldı. Sektörün güçlü oyuncularından Ege Çelik Jeotermal Enerji Santrali A.Ş., bölgedeki faaliyetlerini teknik olarak destekleyecek kritik bir adım atarak "Jeotermal Reenjeksiyon Kuyu Faaliyeti" için proje tanıtım dosyasını hazırladı. Şirketin bu hamlesi, hem enerji üretiminin devamlılığı hem de çevresel dengenin korunması iddiasıyla bürokratik onay sürecine girdi.
Enerji devinden atık sular için yer altı formülü
Enerji üretiminde kullanılan jeotermal akışkanın, işlevi bittikten sonra çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi ve rezervuar basıncının korunması, sektörün en hayati konularından birini oluşturuyor. Ege Çelik tarafından hazırlanan ve yetkili makamlara sunulan proje, tam da bu teknik zorunluluğa çözüm üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında, 2155 ruhsat numaralı sahada, üretim sonrası elde kalan tuzlu suyun (brine) tekrar yer altına basılması planlanıyor. Bu işlem, jeotermal döngünün "kapalı devre" çalışmasını sağlayarak, yüzey sularının ve tarım arazilerinin kirlenmesini önlemeyi amaçlıyor. Şirket, bu proje ile sadece enerji üretmekle kalmayıp, kaynağın ömrünü uzatmayı ve çevresel ayak izini minimize etmeyi hedeflediğini belirtiyor. Ancak bölge halkının geçmişteki JES tecrübeleri nedeniyle sürece temkinli yaklaşması bekleniyor.
Sanayi ve doğanın sıkıştığı nokta: Horozgediği
Projenin hayata geçirilmek istendiği lokasyon, İzmir’in sanayi baskısı altındaki en hassas coğrafyalarından birinde yer alıyor. Foça ilçesine bağlı Horozgediği ve Ilıpınar Mahallesi sınırları içerisinde kalan bölge, hem zeytinlikleri hem de ağır sanayi tesislerine yakınlığı ile biliniyor. Hazırlanan dosyadaki detaylara göre; sondaj çalışması yapılması planlanan nokta tapuda 507132 ada ve 643 nolu parsel (eski kayıtla 0 ada 643 parsel) olarak kayıtlı. Bu bölge, Aliağa’daki demir-çelik tesisleri ve rafineriler ile Foça’nın tarımsal dokusu arasında bir tampon bölge niteliği taşıyor. Yapılacak olan sondaj faaliyeti, yerleşim yerlerine ve tarım arazilerine olan mesafesiyle önümüzdeki günlerde daha detaylı incelemelere tabi tutulacak.
Bürokratik süreç resmen işlemeye başladı
Ege Çelik Jeotermal Enerji Santrali A.Ş. tarafından hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası’nın (PTD) İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne sunulmasıyla birlikte yasal süreç start aldı. Valilikten yapılan resmi duyuruda, dosyanın Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nin 16. maddesi uyarınca incelendiği ve ÇED sürecinin resmen başlatıldığı ilan edildi. Bu aşama, projenin çevresel etkilerinin, olası risklerinin ve alınacak önlemlerin devletin ilgili kurumları tarafından mercek altına alınması anlamına geliyor. Süreç boyunca, bölgedeki diğer paydaşların, yerel yönetimlerin ve vatandaşların görüşlerinin de dikkate alınması gereken bir prosedür işleyecek.
Jeotermalde sürdürülebilirlik sınavı
Türkiye’de jeotermal enerji santralleri, özellikle Aydın ve Manisa havzalarında tarımsal üretime verdikleri iddia edilen zararlar nedeniyle sıkça eleştiriliyor. Bu eleştirilerin odağında ise akışkanın reenjekte edilmeden derelere veya toprağa bırakılması yer alıyor. Ege Çelik’in bu projesi, isminden de anlaşılacağı üzere doğrudan bir "reenjeksiyon" (geri basma) faaliyeti. Uzmanlar, reenjeksiyon kuyularının doğru işletilmesi halinde jeotermal enerjinin en temiz yöntemlerden biri olduğunu savunsa da, uygulamadaki denetim eksiklikleri kamuoyunda soru işaretleri yaratabiliyor. Foça gibi tarihi ve doğal güzellikleriyle ön planda olan bir ilçede, sanayi tipi sondaj faaliyetlerinin artması, "Sürdürülebilir enerji mi, yoksa doğanın tahribatı mı?" sorusunu bir kez daha gündeme taşıyor. İlerleyen günlerde askıya çıkacak olan dosya detayları, projenin teknik derinliğini ve çevresel koruma önlemlerini daha net ortaya koyacak.




