Doğu Anadolu Bölgesi'nin sert ve uzun geçen kış mevsimleriyle hafızalara kazınan kenti Ardahan, bu yıl meteorolojik açıdan oldukça farklı bir tablo çiziyor. Genellikle mart ayının sonlarına doğru yüzünü göstermesi beklenen ılıman hava dalgası, bu sene takvim yaprakları henüz erken bir tarihi gösterirken kenti etkisi altına aldı. Bölgede hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, sadece insanların günlük yaşam pratiklerini değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda doğanın binlerce yıllık kusursuz işleyişine ve kuşların binlerce kilometrelik yolculuğuna da doğrudan etki etti. Her yıl kıtaları aşarak zorlu bir yolculuğun ardından kente ulaşan ve yöre halkı tarafından baharın müjdecisi olarak adlandırılan leylekler, bu mevsimsel anomaliye ayak uydurarak ezber bozan bir zamanlamayla gökyüzünde süzülmeye başladı. Kente beklenenden haftalar önce giriş yapan bu zarif misafirler, doğanın erken uyanışının en somut kanıtı olarak göze çarpıyor.
Göç takviminde dikkat çeken mevsimsel sapma
Kıtalar arası uzun uçuşların yorgunluğunu ardında bırakan kanatlı seyyahlar, rotalarını bir kez daha Kafkaslar'ın giriş kapısı olan bu kadim kente çevirdi. Uzmanlar ve doğa gözlemcileri, uzun yıllardır büyük bir titizlikle takip ettikleri göç takviminde yaşanan bu ciddi öne kaymanın basit bir tesadüf olmadığını belirtiyor. Kış mevsiminin eskisi kadar çetin geçmemesi, kar örtüsünün erken kalkması ve güneşin yüzünü daha sıcak göstermesi, biyolojik saatleri iklime son derece duyarlı olan göçmen kuşları doğrudan harekete geçirdi. Geçmiş yıllarda dondurucu soğukların yaşandığı dönemlerde kente yaklaşamayan sürüler, bu yıl arazinin hızla canlanmaya başlamasıyla birlikte hiç vakit kaybetmeden asırlık rotalarına dönüş yaptı. Bu erken geliş, aynı zamanda bölgedeki ekolojik dengenin ne denli hızlı değiştiğinin de önemli bir göstergesi olarak doğa bilimcilerinin dikkatini çekiyor.
Yüksek noktalarda başlayan hummalı yuva mesaisi
Kente giriş yapar yapmaz kendilerine güvenli alanlar aramaya koyulan leyleklerin ilk adresleri ise yine değişmedi. İnsan yerleşimlerine yakın olmayı tercih eden ancak yırtıcı tehlikelerden uzak durmak için her zaman yüksek noktaları seçen kuşlar, kent merkezinde ve çevre köylerde yer alan elektrik direkleri ile bina çatıları üzerine kurulu eski yuvalarına yeniden yerleşti. Ancak zorlu geçen aylar boyunca şiddetli fırtınaların ve kar yağışlarının tahrip ettiği bu yuvalar, yeni bir üreme dönemi için henüz tam anlamıyla hazır değildi. Bu nedenle kente inen her bir leylek, adeta usta bir mimar edasıyla hiç vakit kaybetmeden restorasyon çalışmalarına girişti. Çevre arazilerden, sulak alanların kenarlarından ve tarlalardan gagaları ile topladıkları kuru ot, ince dallar ve çeşitli çalı parçalarını büyük bir özenle taşıyan kuşlar, yuvalarını hem rüzgara karşı sağlamlaştırıyor hem de yavruları için yumuşak bir zemin hazırlıyor. Şehrin soğuk silüetine ayrı bir yaşam enerjisi katan bu hummalı mesai, vatandaşlar tarafından da ilgiyle izleniyor.
Yöre halkının yüzünü güldüren kanatlı misafirler
Leyleklerin kente sürpriz bir şekilde erken gelişi, uzun ve gri kış aylarının ardından güneşe hasret kalan Ardahanlılar için büyük bir sevinç kaynağı oldu. Yüzyıllardır tarım ve hayvancılıkla yoğrulan bölge kültüründe bereketi, toprağın uyanışını ve iyi haberleri temsil eden bu kuşlar, sokaktaki vatandaşın da ana gündem maddesi haline geldi. Kanatlı misafirlerini gökyüzünde süzülürken ve yuvalarını onarırken gören bölge sakinlerinden Hacı Osman Yıldız, hissettiği mutluluğu ve içindeki umudu samimi sözlerle dile getirdi. Yılların getirdiği tecrübeyle doğanın dilini okumayı iyi bilen Yıldız, "Her yıl onları görmek bizi mutlu ediyor. Bu yıl biraz erken geldiler. Demek ki bahar kapıda" diyerek, leyleklerin gelişinin sadece meteorolojik bir hava olayı değil, aynı zamanda psikolojik bir rahatlama ve yeni, bereketli bir dönemin başlangıç işareti olduğunu vurguladı. Yöre insanı, sabahları leyleklerin o tanıdık sesleriyle uyanmanın kentin soğuk atmosferini bir anda ısıttığını ifade ediyor.




