YAĞMUR KARADAĞ/İzmir’in Bayraklı ilçesi, sabah saatlerinde yaşanan kadın cinayeti ile sarsıldı. Muhittin Erenler Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 34 yaşındaki iki çocuk annesi Havva Ç., boşandığı erkek tarafından sokak ortasında silahla vurularak hayatını kaybetti.

TARTIŞMA SOKAĞA TAŞTI, SİLAHLAR KONUŞTU

Olay, Bayraklı’ya bağlı Muhittin Erenler Mahallesi 2169 Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Havva Ç. ile eski eşi Uğur B. arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Evde başlayan tartışmanın kısa sürede büyüyerek sokağa taşmasıyla birlikte korkunç bir son yaşandı.

Alsancak Limanı’nda yeni dönem: Alport işçi alımına çıktı
Alsancak Limanı’nda yeni dönem: Alport işçi alımına çıktı
İçeriği Görüntüle

İddiaya göre, yanında taşıdığı tabancayı çıkaran Uğur B., Havva Ç.’ye ateş açtı. Silah sesleri mahallede panik yaratırken, saldırgan olay yerinden hızla uzaklaştı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 27 123143

OLAY YERİNDE HAYATINI KAYBETTİ

Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, ağır yaralanan Havva Ç.’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alırken, yaşanan cinayetle ilgili inceleme başlatıldı. Mahalle sakinleri ise yaşananlara tanıklık etmenin şokunu uzun süre üzerinden atamadı.

KAÇAN SALDIRGAN KISA SÜRE SONRA BULUNDU

Olayın ardından kaçan şüpheli Uğur B., polis ekipleri tarafından yapılan çalışmalarla kısa sürede tespit edildi. Refik İnce Mahallesi 1925 Sokak’ta olduğu belirlenen saldırganın, yakalanacağını anlayınca aynı silahla intihar ettiği öğrenildi.

Olayın ardından her iki kişinin cenazesi de savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yetkililer, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü açıkladı.

Tulinosmanogullari

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları

“YAŞANAN CİNAYETLER MÜNFERİT DEĞİL”

Kadınların uzun zamandır siyasi iktidar tarafından adeta kaderlerine ve ölüme terk edildiklerini ifade eden Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, “Bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması yerine tartışmaya açılması ve kadınların haklarının sürekli hedef haline getirilmesi bunun en açık göstergesi. Bununla da yetinilmeyip 2025 yılının ‘aile yılı’ ilan edilmesi ve bu yaklaşımın uzun vadeli politikalara yayılması, kadın karşıtı bir anlayışın sistematik hale getirildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle yaşanan hiçbir olayı bireysel ya da münferit olarak değerlendiremiyoruz” dedi.

“ÇOCUKLAR DA HEDEF OLUYOR”

Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış sürecinde öne sürülen “aile yapısı” ve “kutsal aile” söylemini eleştiren Osmanoğulları, “Gerçekte kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet bu söylemlerle görünmez kılınıyor. Kadının şiddete boyun eğmesi bekleniyor; şiddet adeta meşrulaştırılıyor. Bu politikaların toplumsal bir felakete yol açacağı noktasında uyardık. Son 3 yılda kadın cinayetlerine baktığımızda, faillerin çoğunlukla boşandıkları ya da boşanma aşamasındaki erkekler olduğunu görüyoruz. Üstelik bu şiddet yalnızca kadınla sınırlı kalmıyor; çocuklar da hedef oluyor, ardından fail intihar ediyor. Bu durum artık münferit değil, adeta bir salgın ve toplumsal facia haline gelmiş durumda. Yaşanan son olayda da iki çocuğun olduğu belirtiliyor. Ne yazık ki çok tanıdık bir tablo. Sadece isimler değişiyor; olayın kendisi hep aynı kalıyor. Ancak şu an için olayla ilgili detaylı bilgiye ulaşabilmiş değiliz. Aileye ve mahalle muhtarına ulaşmaya çalışıyoruz. Ulaştığımız anda gerekli desteği vereceğiz” diye konuştu.

Nevraz Siğin

Avukat Nevraz Sığın

“FAİLLER CEZA ALMAKTAN KORKMUYOR”

Avukat Nevraz Sığın ise kadın cinayetlerinin münferit olaylar olmadığını; aksine cezasızlık politikaları, yetersiz koruma mekanizmaları ve kadın karşıtı politikaların bir sonucu olduğunu vurguladı. Uzaklaştırma kararlarının varlığının dahi çoğu zaman bir şey değiştirmediğini ifade eden Sığın, “Failler artık bu kararlar uymuyor ve ceza almaktan korkmuyorlar. Faillerin bu rahatlığı; yargı süreçlerinde uygulanan indirimler, etkin olmayan koruma tedbirleri ve siyasi iktidarın kadın politikalarından besleniyor. Havva hanım eğer hayatta olsaydı “haksız tahrik” gibi gerekçelerle indirime dayalı savunmalar yine gündeme gelecekti. Bu durum tamamıyla sistematik bir sorun” dedi.

“BAŞSAVCIYI TAKDİR EDİYORUM”

İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’ın en hassas olduğu konu kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri dosyaları olduğunu belirten Sığın, “Başsavcıyı gerçekten takdir ediyorum. Ancak tek bir başsavcı maalesef yeterli değil. Yargı bir bütün, aile mahkemeleri, savcılar, aile içi şiddet büroları. Bu konuda da onların da bir özeleştiri yapmaları lazım. Eksikliklerin nerede olduğu belirlenip, rakamlarla bu durumun düzeltilmesi gerekiyor” dedi.

İZMİR ÖZELİNDE HARİTALANDIRMA VE VERİ TEMELLİ ÇALIŞMA YAPILACAK

Ayrıca Sığın, İzmir’de son dönemde artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek bu artışın nedenlerinin araştırılması gerektiğini söyledi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak İzmir özelinde haritalandırma ve veri temelli bir çalışma başlatacaklarını dile getiren Sığın, cinayetlerin hangi bölgelerde ve hangi koşullarda yoğunlaştığını ortaya koymayı hedeflediklerini vurguladı. Sorunun bireysel değil kurumsal eksikliklerden kaynaklandığını düşündüğünü belirten Sığın, Adalet Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların daha etkin politikalar üretmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kaynak: Yağmur Karadağ