Emeklilik planı yapan milyonlarca çalışan için kritik bir uyarı geldi. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) hazırladığı özel rapor, emekli maaşları arasında başvuru yılına bağlı olarak ciddi farklar oluştuğunu ortaya koydu. Aynı prim gününe ve kazanca sahip sigortalıların yalnızca dilekçe verdikleri tarihe göre yüzde 30’a varan maaş farkı ile karşı karşıya kalabildiği belirtildi. Uzmanlara göre mevcut sistem değişmezse, 2026 yılında emekli olacakların aylıkları 2025’e kıyasla daha düşük bağlanacak.
Güncelleme katsayısı maaşları ikiye bölüyor
Rapora göre farkın temel nedeni, emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan güncelleme katsayısı. Bu katsayı; enflasyon ve büyüme oranlarına göre belirleniyor ve her yıl değişiyor. Özellikle yüksek enflasyonun ardından daha düşük enflasyonlu bir yıla girildiğinde, yeni emekli olanların aylıkları, önceki yıl emekli olanlara göre belirgin şekilde daha düşük bağlanıyor.
Bu durum, emekli maaşları arasında teknik bir fark yaratmanın ötesine geçerek, sigortalılar açısından ciddi bir gelir kaybına dönüşüyor.
2026’da emekli olacaklar daha düşük maaş alabilir
KDK’nın değerlendirmesine göre, 2024 ve 2025 yıllarında emeklilik başvurusu yapanlar arasında bile yüzde 30’a varan maaş farkları oluştu. Mevcut yöntem korunursa, 2026 emeklileri için de benzer bir tablo ortaya çıkacak. Yani aynı prim gününe sahip iki kişi arasında, sadece başvuru yılı farklı olduğu için biri diğerinden çok daha düşük maaş alabilecek.
Sistem adalet duygusunu zedeliyor
Raporda, bu hesaplama yönteminin yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmadığı, aynı zamanda sosyal güvenlik sistemine olan güveni de sarstığı vurgulandı. Emeklilik sisteminin adil, öngörülebilir ve istikrarlı olması gerektiği ifade edilerek, maaşlar arasındaki bu büyük farkların kalıcı hale gelmemesi için düzenleme yapılması önerildi.

Emeklilik kararları takvime göre şekilleniyor
Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre KDK, bu farkların sigortalıların emeklilik kararlarını çalışma süresine değil, başvuru zamanlamasına göre vermesine yol açtığını belirledi. Özellikle yıl sonu ve yıl başlarında emeklilik dilekçelerinde yoğunluk yaşanması, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş yükünü de ciddi biçimde artırıyor.
Sosyal güvenlik dengesi de risk altında
KDK raporunda, bu dalgalı başvuruların sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesi üzerinde de baskı oluşturduğu belirtildi. Erken emeklilik eğiliminin artması, prim gelirlerini düşürürken, ödenecek emekli aylıklarının yükselmesine neden oluyor. Bu durum, sistemin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından risk oluşturuyor.
Kayıt dışı çalışma tehlikesi
Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli başlık ise kayıt dışı çalışma riski. Emekli olduktan sonra çalışmaya devam eden bazı kişilerin sosyal güvenlik destek primi nedeniyle kayıt dışına yönelme ihtimali bulunduğu vurgulandı. Bu durum hem kamu gelirlerini azaltıyor hem de çalışanların sosyal güvenlik haklarını zayıflatıyor.



