Milyonlarca memur, emekli ve asgari ücretli gözünü Temmuz ayında açıklanacak maaş artış oranlarına çevirmiş durumda. Ancak ekonomi çevrelerinde yapılan son değerlendirmeler, zam hesaplarını doğrudan etkileyebilecek enflasyon verilerine ilişkin yeni tartışmaları gündeme taşıdı. Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, son dönem bütçe ve enflasyon verilerine ilişkin analizinde, maaş artışlarının belirleneceği kritik aylarda enflasyon oranlarının önceki dönemlere kıyasla daha düşük açıklanabileceği yönündeki olası risklere dikkat çekti.
Enflasyon verilerinde dikkat çeken eğilim
Yılmaz’ın son üç yıla ait veriler üzerinden yaptığı değerlendirmeye göre, memur ve emekli maaş artışlarının netleştiği Mayıs ve Haziran dönemlerinde resmi enflasyon oranlarında önceki aylara göre belirgin düşüşler yaşanabiliyor. Bu durumun, yılın ikinci yarısında yapılacak maaş artışlarının seviyesini doğrudan etkilediği ifade ediliyor.
Bütçe açığında yükseliş sinyali
Mayıs ayına ilişkin veriler ise kamu maliyesindeki baskının arttığına işaret ediyor. Buna göre:
- Merkezi yönetim bütçe giderleri yıllık bazda %37,4 arttı
- Faiz dışı harcamalar %34,8 yükseldi
- Bütçe açığında %62,5 artış kaydedildi
Uzmanlar, artan harcamaların yılın ikinci yarısında kamu maliyesi üzerinde daha fazla baskı oluşturabileceğini belirtiyor.
Vergi tahsilatında bayram etkisi
Mayıs sonundaki bayram tatili nedeniyle bazı vergi ödemelerinin Haziran ayına sarkması, vergi gelirlerinde geçici bir yavaşlamaya neden oldu. KDV, damga vergisi ve muhtasar gibi kalemlerdeki tahsilatın ötelenmesi nedeniyle yaklaşık 325–350 milyar TL’lik bir kaymanın oluştuğu tahmin ediliyor.
Maaş zam senaryoları
Toplu sözleşmeye göre memur ve memur emeklileri için yılın ikinci yarısında yaklaşık %7’lik zam öngörülüyor. Ancak enflasyonun bu oranı aşması durumunda ek artışlar devreye girecek.
Olası senaryolara göre:
- Haziran enflasyonu %1,5 olursa
- Memur ve emekli: yaklaşık %14,1 zam
- İşçi ve Bağ-Kur emeklileri: yaklaşık %18,4 zam
Uzmanlara göre enflasyonun her ek puanı, kamu bütçesi üzerinde ilave yük oluşturuyor.
Sosyal harcamalarda gerileme uyarısı
Ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde, faiz ödemelerinin bütçe üzerindeki baskısı da öne çıkıyor. Devlet gelirlerinin önemli bir kısmının faiz giderlerine yöneldiği belirtilirken, sosyal yardım harcamalarının bütçe içindeki payının %2,6 seviyesine gerilediği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu oranın son yılların en düşük seviyelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, sosyal politikalar üzerindeki baskının artabileceği uyarısında bulunuyor.








