İşçi örgütsüzlüğe mahkum ediliyor

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, ülkedeki işçilerin örgütsüzlüğe mahkum edildiğini dile getirerek, işçilerin sendika hakkının elinden alındığını söyledi. Çerkezoğlu, çocuk işçiliği konusunda da kalıcı çözümlerin hayata geçmesi gerektiğini vurguladı

İşçi örgütsüzlüğe mahkum ediliyor

Haber/ Gökçe ADAR

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türkiye'de 100 işçiden yalnızca 10'unun sendikalı olduğunu ve sadece 6'sının toplu sözleşme hakkını kullanabildiğini ifade ederek, işçilerin örgütsüzlüğe mahkum edildiğini söyledi. Çerkezoğlu, “Bugün Türkiye'de 100 işçiden yalnızca 10'u sendikalı, her 100 işçinin sadece 6'sı toplu sözleşme hakkını kullanabiliyor. Grev hakkı ise neredeyse yasak. Dolayısıyla Türkiye işçi sınıfının örgütsüzlüğe mahkum edildiği bir dönemdeyiz. Bir taraftan işçi sınıfının yapısı da değişiyor. Sadece fabrikalarda çalışan işçiler değil; avukatların, doktorların, hemşirelerin de işçileştiği bir dönemde yaşıyoruz. İşçi sınıfı nicel ve nitel olarak aslında hem dünyada hem de Türkiye'de olağanüstü bir şekilde genişlemiş durumda” dedi. İşveren tutumlarından, mahkeme kararlarına kadar tüm yasaların sendikalaşmanın önünde bir engel olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, “Her şey işçilerin sendikalaşmasının önünde engel. Bu kadar işsizlik, iş güvencesizliğinin olması da sendikalaşmaya engel teşkil ediyor. Böylesi bir atmosferde, örgütlenmek çok zor” diye konuştu. 

Sendika özgür bir hak 

Bergama Belediyesi'nden atılan 3 kadın işçinin sendikalaşma hakkının engellendiğini söyleyen Çerkezoğlu, “Bergama Belediyesi'nde çalışan 3 işçiye bir başka sendikaya geçtikleri için çok açık bir baskı yapıldı. Sendika seçme özgürlüğü, işçiye tanınmış temel bir haktır. İşçiler hangi sendikaya üye olacaklarına kendileri karar vermelidir. Sendikalar; işverenlerden, sermayeden, devletten bağımsız olmalıdır. DİSK'in temeli budur. Çeşitli baskılarla, ya iş ya Hak-İş diyerek zorlandılar. İşçi arkadaşlarımız da bunu kabul etmeyerek, işten çıkarıldılar. Özel sektörde de aynı durumlar yaşanıyor. Sendikalı olmak temel yasal ve anayasal bir haktır. İşçileri istifaya zorlamak, baskı yapmak suçtur. Bu asla kabul edilemez. Bu haksızlıklara direnmek son derece meşru bir haktır. Onurlu bir mücadeledir. Biz, sonuna kadar direnen arkadaşlarımızın yanında olacağız. Onlarla omuz omuza olacağız” ifadelerini kullandı. 

Çocuk işçi karanlık yüzümüz

Türkiye'de örgütsüzlük kadar çocuk işçiliğinin de büyük sorun olduğunu ifade eden Çerkezoğlu, ülkenin karanlık yüzünün çocuk işçiler olduğunu dile getirdi. Çerkezoğlu, “Türkiye'de bir tarafta eğitim sistemiyle bir tarafta çalışma hayatındaki güvencesizliklerle, ucuz iş gücü politikaları ortaya çocuk işçiliğini çıkartıyor. Dönem dönem çocuk işçiliğiyle ilgili bir takım adımlar atılıyor ama temel yapısal sorunlar çözülmediği, bu politikalar terkedilmediği ve iş yerlerinde ucuz ve güvencesiz işçiler çalıştırılacak çocukların çalıştırılmasının önüne geçecek önlemler alınmadığı sürece bu tabloyu değiştirmek mümkün değil. Çok sayıda çocuk çalışmak zorunda kalıyor” dedi. Çocuk işçilerin iş cinayetlerine kurban gittiğini de söyleyen Çerkezoğlu, “Çocuk işçilerin çoğu kaçak bir şekilde ve kayıt dışı düşük ücretlerle çalışıyorlar. İş cinayetlerine kurban gidiyorlar. Bizim iktidara çağrımız; bu konuda göstermelik adımlar yerine gerçek adımlar atılması gerekiyor” şeklinde konuştu. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner92