Kuvvacılara selam olsun!

Emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine sıkılan ilk kurşundan son kurşuna, kuvvacı atalarımıza, bu toprağı vatan yapan tüm kahramanlarımıza ve aziz şehitlerimize olan borcumuz hiç bitmeyecek. Yazılarıyla, yorumlarıyla, araştırmalarıyla halkımıza olan borcumuzu ödememize katkı koyan tüm kuvvacılara selam olsun.

Kuvvacılara selam olsun!

Bundan 98 yıl önce, diye başlarsak yazımıza, genç okuyucularımız belki de bir masal, bir hikaye anlattığımızı sanacaklar. Öyle ya, gerçekten de yaşananlar, bugünden bakınca ne kadar da uzak geliyor hepimize...

Ders kitaplarından öğrendikçe tarihimizi, ya koyu bir hamasetin içine düşüyoruz ya da sıkıcı, kuru bir metin okumanın rehavetine bürünüyoruz.

Oysa ki, savaş, tarih kitaplarından okunduğu gibi 10 dakikada bitmiyor.

Ya yaşanan acılar? Hastalıklar, yoksulluk, açlık, ihanet, işgal, yaşamını yitirenler, onuru çiğnenenler, tecavüze uğrayanlar, evleri, barkları, yurtları yakılanlar, bin yıllık ata topraklarını terk etmek zorunda kalanlar... Ya onların yaşadıkları? Bunları kitaplardan okumak ayrı, yaşamak ayrı.

İşgal yaşayan Ege ve Türk illerinde, ulusal hassasiyet neden bu kadar yüksek dersiniz?

Bayrak, Vatan, Atatürk ve Cumhuriyet sevgisi neden bu kadar kök salmış, hiç düşündünüz mü?

**

İstedik ki, zaman denilen acımasız öğütücünün elinde geçmişin acı hatıraları unutulmasın.

İstedik ki, yapılan fedakarlıklar, çekilen çileler, akıtılan kan ve gözyaşı heba olmasın.

İstedik ki, unutturulan kahramanlarımızı, üzeri örtülen, önemsizleştirilmeye çalışılan Kurtuluş Savaşı destanımızı, bu destanı yazanları, ilk günlerin coşkusuyla sayfalarımıza yansıtalım.

Gazetecilerin gazetesi 9 Eylül, elinizde tuttuğunuz bu özel dergiyi tam da bunun için hazırladı.

9 Eylül'ün ne anlama geldiğini sorduk siyasetçilerimize, meslektaşlarımıza, aydınlarımıza, araştırmacılarımıza, tarihçilerimize tabi ki İzmir ve Türkiye sevdalılarına...

Sevinerek gördük ki, bu topraklarda Kuvva-yi Milliye ruhu hiç sönmeyecek.

9 Eylüller unutulmasın, nesilden nesile aktarılsın, ruhu hep yaşasın isteğimize, ülkenin her yerinden Kuvva-yi Milliyeciler ses verdi.

Hep birlikte İzmir'in tarihine bir yolculuk yaptık.

Güzel İzmir'imizin ekonomik durumu, sosyal yaşantısı, ticareti...

Mütareke döneminde yaşananlar...

İşgal öncesindeki İttihatçı-İtilafçı çekişmesi...

Direnişin örgütlenmesi...

Kurtuluşta ve sonrasında yaşananlar, genç Cumhuriyet'in ayak sesleri...

Çok tartışılan İzmir yangını, unutulan şehitler, kahramanlar...

26 Ağustos'tan 9 Eylül'e uzanan 20 günün nefes kesen hikayesi.

Velhasıl, bu sayfaya sığmayacak kadar uzun bir liste...

Biliyoruz ve farkındayız, bir ulusun kurtuluşundan, kuruluşana imza atan İzmir'in hikayesini anlatmaya değil bu dergi, ciltlerce kitap yetmez.

**

Yolumuz uzun, yapacak çok işimiz var. Şehit Gazeteci Hasan Tahsin'in ahfadları olarak onun taşıdığı kalemi ve bayrağı yere düşürmemek için çabamız.

Emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine sıkılan ilk kurşundan son kurşuna, kuvvacı atalarımıza, bu toprağı vatan yapan tüm kahramanlarımıza ve aziz şehitlerimize olan borcumuz hiç bitmeyecek.

Kemal Paşa'ya, onun kavruk yüzlü erlerine, Fahrettin Altay Paşa'nın fırtına süvarilerine, Yörük Ali Efe'ye, zeybeklere, kızanlara, direnenlere selam olsun.

Yazılarıyla, yorumlarıyla, araştırmalarıyla halkımıza olan borcumuzu ödememize katkı koyan tüm kuvvacılara selam olsun.

Büyük ulusumuzun, tekmil Anadolu'nun ve Güzel İzmir'imizin kurtuluş bayramı 9 Eylül hepimize kutlu olsun.

YORUM EKLE

banner92