SEMİ TEKTAŞ/CHP kulislerinde konuşulanlara göre süreç, Genel Merkez’in Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’dan istifa istemesiyle başladı. Kaya’nın istifa etmeyeceğini net biçimde ifade etmesi üzerine Genel Merkez bu kez görevden alma kararı aldı. Ancak Kaya, bu karar resmileşmeden önce istifa etti.
Kaya’nın istifasının ardından ilçe yönetimi de topluca istifa kararı aldı. Bunun üzerine gözler Genel Merkez’e çevrildi. Ankara’da yapılan incelemede, Buca İlçe Yönetimi’nin istifa tarihlerinin, görevden alma kararından önceye dayandığı ortaya çıktı. Böylece Genel Merkez’in görevden alma hamlesi fiilen hükümsüz kaldı. Çünkü yönetim zaten istifa etmiş sayılıyordu.
Atama mı, kongre mi?
Yönetim kurulu olarak istifa edilmiş olması, beraberinde yeni bir tartışmayı getirdi. Önümüzde herhangi bir genel ya da yerel seçim bulunmadığı için ilçenin olağanüstü kongreye götürülmesi gerektiği değerlendirildi. Bu noktada parti içinde “atama mı yapılacak, kongreye mi gidilecek?” sorusu gündeme geldi.
Ancak tüzük hükümleri devreye girdi. İstifaların görevden alma kararından önce gerçekleşmiş olması nedeniyle atama seçeneğinin önü kapandı. Tüzüğe göre bu şartlarda doğrudan atama yapılması mümkün görünmüyordu. Üstelik istifa tarihlerinin basına yansımasıyla geri adım ihtimali de zayıfladı. Böylece ilçeyi olağanüstü kongreye götürme seçeneği ağırlık kazandı.
Kritik hamle: İstifalar geri çekildi
Kulislerde konuşulanlara göre tam bu aşamada ikinci bir formül devreye sokuldu: İstifaların geri çektirilmesi. İlçe yöneticileriyle temas kuruldu ve istifaların geri alınması sağlandı.
11 Şubat’ta toplanan ilçe yönetimi, yeni başkanı belirlemek üzere bir araya geldi. Yönetim kurulundan birinin aday olmasının zorunlu olmadığı ifade edilerek içeriden bir isim üzerinde uzlaşı sağlandı ve Suat Bulut ilçe başkanı seçildi.
Çağdaş’ın önü kesildi mi?
Parti kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri ise Çağdaş Kaya’nın olası adaylığı oldu. Kaya’nın kongreye gidilmesi halinde aday olmak istediği belirtilirken, istifaların geri çekilip yönetim içinden seçim yapılmasıyla bu ihtimal ortadan kalktı.
Tüzük, yeni başkanın mutlaka mevcut yönetim kurulu üyelerinden biri olmasını şart koşmuyor. Yönetim kurulunun salt çoğunluğuyla dışarıdan bir isim de güven oylamasıyla seçilebiliyor. Bu nedenle Suat Bulut’un yönetim kurulu üyesi olmaması hukuki açıdan engel teşkil etmedi.
Süreçle ilgili yapılan değerlendirmelerin özeti ise kulislerde şu cümleyle ifade ediliyor:
“İlçe, Çağdaş’ı yalnız bıraktı.”




