Sivil havacılıkta uçuş güvenliğini en çok tehdit eden unsurların başında gelen elektronik cihaz bataryaları, başkentte yürekleri ağza getiren bir havacılık krizine neden oldu. Ankara'dan İzmir'e gitmek üzere hazırlanan bir yolcu uçağında, bir yolcuya ait powerbankten duman çıkması üzerine alarm verildi. Terminalde işlemlerini tamamlayarak uçağa biniş yapan yüzlerce yolcu, seyahatlerinin başlamasını beklerken kabin içinde aniden yayılan yanık kokusu ve dumanla sarsıldı. Havacılık otoritelerinin son yıllarda üzerinde en çok durduğu risk faktörlerinden biri olan lityum iyon batarya kaynaklı bu tür olaylar, uçuş operasyonlarının ne denli hassas ve anlık kararlara bağlı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Kabin ekiplerinin profesyonel eğitimi ve pilotların soğukkanlı müdahalesi, olası bir facianın uçak henüz yerdeyken engellenmesini sağladı.

Pist başındaki uçakta dumanlar yükseldi

Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan İzmir'e hareket etmeye hazırlanan Pegasus uçağında powerbank paniği yaşandı. Akşam saatlerinde gerçekleşmesi planlanan sefer için tüm yolcularını alan ve kapı kapatan uçak, kule personeliyle kurulan temasın ardından motor çalıştırarak geri itme (push-back) işlemini tamamladı. Kalkış öncesi pist başına ilerleyen uçakta, yolculardan birine ait taşınabilir şarj cihazından yükselen duman nedeniyle acil güvenlik prosedürleri devreye alındı. Kabinde bulunan yolcuların durumu heyecanla ekiplere bildirmesi üzerine kabin amiri, kokpiti acil koduyla bilgilendirdi. Yaşanabilecek bir yangın veya patlama riskine karşı vakit kaybetmek istemeyen sorumlu kaptan pilot, motor gücünü keserek uçağı güvenli bir alana çekme kararı aldı.

Acil durum ekipleri apronda teyakkuza geçti

Hava trafik kontrolörleri ile irtibata geçen uçuş ekibi, kabindeki durumu bildirerek acil durdurma izni talep etti. Uçak taksi yolunda durduruldu ve havalimanı itfaiye (ARFF) ile sağlık ekipleri uçağın bulunduğu koordinata doğru sevk edildi. Edinilen bilgilere göre Ankara-İzmir seferini gerçekleştirecek uçak, yolcu alım işlemlerini tamamladıktan sonra kalkış hazırlıkları için hareket etti. Bu sırada kabinde bulunan bir powerbankten duman çıktığının fark edilmesi üzerine durum hava trafik kontrol kulesine bildirildi. Uçak güvenlik amacıyla taksi yolunda durduruldu ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Teknik personelin de olay yerine ulaşmasıyla birlikte kabin içindeki basınç ve duman durumu dışarıdan kontrol edildi.

Kulislerde konuşulan şok '400 vekil' iddiası
Kulislerde konuşulan şok '400 vekil' iddiası
İçeriği Görüntüle

Yüzlerce yolcu başarıyla tahliye edildi

Uçağın güvenli bir noktada sabitlenmesinin ardından, yolcuların kriz anını yara almadan atlatabilmesi için tahliye işlemlerine başlandı. Olayın ardından uçakta bulunan yolcular kontrollü şekilde tahliye edildi. Kabin memurlarının yönlendirmeleriyle, yolcular bagajlarını geride bırakarak acil çıkış kapılarına ve yanaştırılan merdivenlere doğru tahliye edildi. Havalimanında gerekli güvenlik önlemleri alınırken, ilk belirlemelere göre olayda yaralanan ya da sağlık sorunu yaşayan bir yolcu olmadığı öğrenildi. Tahliye edilen yolcular terminal binasındaki bekleme salonlarına otobüslerle taşınırken, dumandan etkilenen bazı yolculara ise apronda bekletilen ambulanslarda önlem amaçlı ilk müdahaleler yapıldı. Yaşanan bu aksaklık nedeniyle Ankara-İzmir seferinde uzun süreli rötarlar meydana geldi.

Taşınabilir bataryalar uçuş güvenliğini tehdit ediyor

Başkentte yaşanan bu son olay, havayolu şirketlerinin ve uluslararası kurulların kabin içi el bagajı kurallarında neden bu kadar katı olduklarını bir kez daha anlattı. Son dönemde uçuş güvenliği kapsamında lityum batarya içeren taşınabilir şarj cihazlarıyla ilgili yeni düzenlemeler hayata geçirilmişti. Özellikle uçaklarda kullanılan powerbanklerin aşırı ısınma, kısa devre ve duman oluşumu riski nedeniyle havacılık otoriteleri tarafından yakından takip edildiği biliniyor. Basınç değişiklikleri ve kalitesiz üretim materyalleri, bu cihazların uçak içinde adeta birer patlayıcıya dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor. Seyahat uzmanları, yolcuların yanlarında taşıdıkları bu tür cihazların mutlaka onaylı markalardan seçilmesi gerektiği konusunda hemfikir.

Sivil havacılık yönetiminin yasak kararı can kurtardı

Yaşanan bu tehlikeli dakikalar, devletin havacılık vizyonunu belirleyen kurumların daha önce aldığı önleyici kararların haklılığını da ortaya koydu. Olayın en dikkat çeken yönlerinden biri ise Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün kısa süre önce yaptığı uyarıları yeniden gündeme getirmesi oldu. SHGM, uçuş güvenliğini riske atabilecek durumların önüne geçmek amacıyla taşınabilir şarj cihazlarının uçuş sırasında şarj edilmesini yasakladığını duyurmıştı. Ankara-İzmir seferinde yaşanan son olay, bu tedbirlerin neden uygulandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Eğer söz konusu cihaz havada, binlerce fit yükseklikteyken bu reaksiyonu gösterseydi, kabin içi basınç ve oksijen dengesi nedeniyle durum çok daha trajik bir boyut kazanabilirdi. Uzmanlar, havayolu şirketlerinin bu yasakları anonslarla daha sık hatırlatması gerektiğini savunuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ