EKONOMİ

Alman devi şalter indirdi

Rüzgar enerjisi ekipmanları üretiminde dünya merkezi olma yolunda ilerleyen İzmir, acı bir vedaya daha sahne oluyor. Ege Serbest Bölgesi’nde 2002 yılından bu yana türbin kanadı imal eden Alman Enercon Aero firması, üretimini dün itibarıyla sonlandırdığını duyurdu. Şehirdeki rüzgar kanadı fabrikalarının birer birer kapanmasıyla sektörde derin bir sessizlik hakim olurken, Alman devinin yeni ve daha büyük bir yatırım için hazırlık yaptığı iddiaları teselli kaynağı oldu.

Abone Ol

Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla Türkiye'nin rüzgar başkenti olarak anılan İzmir, sanayi dünyasını sarsan bir kapanış haberiyle sarsıldı. Gaziemir ilçesinde yer alan ve yıllardır üretimin kalbi olan Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ) içerisinde faaliyetlerini sürdüren Alman enerji devi Enercon'a ait Aero Rüzgar, dün itibarıyla tüm imalat süreçlerine nokta koydu. Tam 22 yıldır rüzgar türbinleri için stratejik öneme sahip kanatları üreten dev tesisin kapısına kilit vurulması, hem bölge ekonomisi hem de binlerce emekçi için beklenmedik bir dönüm noktası oldu. Şirket yetkililerinden edinilen kulis bilgilerine göre, fabrikanın kapatılma gerekçesi sanılanın aksine sipariş azlığı değil, mevcut binanın gelişen teknoloji karşısında yetersiz kalması. Modern rüzgar türbinlerinin kanat boylarının devasa boyutlara ulaşması nedeniyle, serbest bölgedeki fiziki koşulların artık bu dev parçaların üretimine ve sevkiyatına imkan tanımadığı öğrenildi. Bir zamanlar 350 kişiye istihdam sağlayan bu devasa yapının boşaltılacak olması, kentin sanayi vizyonunda ciddi bir gedik açtı.

Rüzgarın başkentinde fabrikalar birer birer sönüyor

Tek Referans'ta yer alan habere göre, İzmir'in rüzgar enerjisi ekipmanları üretiminde uluslararası bir üs olma hayali, son iki yılda alınan peş peşe kapatma kararlarıyla ağır bir darbe aldı. Sektörde adeta bir yaprak dökümü yaşanırken, kentin rüzgar kanadı imalatı yapan dört büyük kalesinden hiçbiri ayakta kalamadı. İlk olarak Danimarka merkezli dünya devi LM Wind Power kenti terk ederken, geçtiğimiz yaz mevsiminde ise ABD menşeli TPI Composites iki ayrı fabrikasının kapısını sonsuza dek mühürledi. Sektörün İzmir'deki son temsilcisi olarak direnen Enercon Aero firmasının da havlu atmasıyla, şehirdeki rüzgar kanadı üretimi şimdilik tarih oldu. Uluslararası devlerin Türkiye pazarından birer birer çekilmesi veya mevcut tesislerini devretme kararı alması, "Rüzgarın merkezi İzmir'e nazar mı değdi?" sorusunu da beraberinde getirdi. Almanların artık modern ihtiyaçları karşılamayan serbest bölgedeki bu fabrika binasını bir başka yatırımcıya devretmek için görüşmelere başladığı belirtiliyor.

Alman devi yeni bir yatırım için geri sayımda

Ancak bu veda, rüzgar enerjisi sektörü için tamamen umutsuz bir son anlamına gelmiyor. Sektör analizcileri ve ekonomi çevreleri, Almanların bu kararının bir geri çekilmeden ziyade, bir kabuk değiştirme operasyonu olduğunu savunuyor. Alman Enercon'un, gelişen teknolojiye uygun, çok daha büyük ve modern türbin kanatlarını üretebileceği yeni bir tesis için kolları sıvadığı öğrenildi. Söz konusu yeni yatırımın yine İzmir sınırları içerisinde kalacağı ve lojistik açıdan daha avantajlı bir bölgede yükseleceği ifade ediliyor. Dev boyutlardaki yeni nesil kanatların nakliyesine uygun geniş araziler ve liman bağlantıları üzerinde çalışan firmanın, kısa süre içinde yeni yatırım müjdesini vermesi bekleniyor. Kentin stratejik konumu ve yetişmiş iş gücü potansiyeli, küresel oyuncuların İzmir'den tamamen kopmasını engelliyor.

Çinli ve Avrupalı rakipler pusuya yatmış durumda

İzmir'deki rüzgar kanadı üretim boşluğu, diğer küresel aktörlerin iştahını kabartmaya devam ediyor. Her ne kadar büyük fabrikalar kapansa da, kentin potansiyeline inanan yeni oyuncular sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Özellikle Nordex ve Çin menşeli teknoloji devlerinin, İzmir ve çevresinde yeni üretim bantları kurmak için fizibilite çalışmalarını hızlandırdığı kaydedildi. Yenilenebilir enerji pazarının Türkiye'deki stratejik konumu, İzmir'i hala vazgeçilmez bir ekonomi durağı olarak tutuyor. Sektör temsilcileri, kısa süreli bu durgunluk döneminin ardından kentin daha büyük ve teknolojik kapasitesi yüksek fabrikalarla yeniden rüzgarı arkasına alacağına inanıyor. Mevcut enerji politikaları ve yeşil enerjiye verilen küresel destek, rüzgar türbini imalatının İzmir için bir son değil, yeni bir başlangıç olabileceği sinyallerini veriyor. Şimdi tüm gözler, boş kalan dev hangarların hangi yeni yatırımcılarla dolacağına ve Alman devinin yeni fabrikasını nereye kuracağına çevrilmiş durumda.