Küresel enerji piyasalarında yaşanan sert dalgalanma, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarını yeniden yukarı çekti. Özellikle Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan kriz, petrol arzını doğrudan etkileyerek fiyatları zirveye taşıdı.
ABD, İran ve İsrail hattında yükselen tansiyonun ardından petrol üretim ve sevkiyatında yaşanan aksaklıklar, kısa sürede küresel piyasalara yansıdı. Bu gelişmelerin etkisiyle Türkiye’de pompa fiyatlarına yeni bir zam daha kapıda.
Petrol arzındaki kırılma fiyatları sıçrattı
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği Hürmüz Boğazı, yaşanan gelişmelerin merkezinde yer alıyor. Bölgede artan askeri hareketlilik ve enerji tesislerine yönelik saldırılar, arz zincirinde ciddi bir kırılmaya neden oldu.
Uzmanlara göre bu durum yalnızca petrol fiyatlarını değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi de doğrudan etkiliyor. Artan maliyetler; ulaşımdan gıdaya, sanayiden plastik üretimine kadar birçok alanda zincirleme fiyat artışlarını beraberinde getiriyor.
Motorine tarihi zam geliyor
Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, motorin fiyatına cuma günü itibarıyla 5,73 TL’lik zam yapılması bekleniyor. Bu artış, son dönemin en yüksek zamlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Zam sonrası büyük şehirlerde oluşacak yeni fiyatlar ise şöyle öngörülüyor:
İstanbul’da yaklaşık 71,64 TL,
Ankara’da 72,76 TL,
İzmir’de ise 73,04 TL seviyesine ulaşması bekleniyor.
Doğu illerinde ise fiyatların 74 TL’nin üzerine çıkacağı ifade ediliyor.
Eşel mobil sistemi artık yok
Akaryakıt fiyatlarındaki artışları sınırlamak amacıyla geçmişte uygulanan eşel mobil sistemi, motorindeki vergi marjının sıfırlanmasıyla birlikte devre dışı kaldı. Bu durum, uluslararası piyasalarda yaşanan her fiyat artışının doğrudan tüketiciye yansıması anlamına geliyor.
Ekonomi yönetimi, sistemin bütçe üzerindeki yüküne dikkat çekerek uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurgularken, yeni dönemde fiyat dalgalanmalarının daha sert hissedileceği belirtiliyor.
Zam sadece pompayla sınırlı kalmayacak
Uzmanlar, motorin zammının yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, genel ekonomik dengeleri de etkileyeceğini belirtiyor. Özellikle taşımacılık maliyetlerinin artmasıyla birlikte birçok üründe fiyat artışı kaçınılmaz hale gelebilir.
Bu durum, halihazırda yüksek seyreden enflasyon üzerinde ek bir baskı oluştururken, vatandaşın günlük harcamalarını da doğrudan etkileyecek.




