Farklılıkları ve benzerlikleri ile inançlarımız

İnançlar, insanlık tarihi ile birlikte doğmuş ve gelişmiş. İnsanlar bir araya geldikçe toplum içinde kurallar oluşturma gereği sonucu ortaya çıkmış. Madem toplumu düzenlemek için kurallar konuluyor, peki bu kuralların, inançların ortak özellikleri var mıdır?

Lütfen bu müzik eşliğinde okuyunuz

Hazırlayan / Neşe BAYRAÇ

Başlıyorum sıralamaya,

“Çalma, yalan söyleme, öldürme, toksik madde kullanma, cinsel temastan uzak dur” diyor. Kim? Budizm. 'Cinsel temastan uzak dur' dışında aşağı yukarı tüm dinler aynı şeyleri savunmaz mı? Hatta cinsellik Hıristiyanlık için de yasak değil midir?

Peki bu resimler size neyi hatırlatıyor?

Burası Nepal’in başkenti Katmandu’daki en büyük Budist Büyük Buda Stupa Tapınağı. Budistler tapınağın etrafını dönerek tavaf ediyorlar. Aşina geldi mi?

Ya da bu tütsülenme

Bu resim de Phuketten

Bunların dışında oruç tutma, tesbih çekme, ilahi okuma, ellerin merhamet diler pozisyonlarına dinlerde sıklıkla rastlanıyor.

Bazen de farklılıklarımızı görüp garipsediğimiz de oluyor. Peki uzaktan kendimize bakabiliyor muyuz? Hindular ineğe tapıyorlar, birisi sormuş ”Nasıl bir ineğe tapıyorsun. O bir inek işte” diye. O da, ”ben hiç olmazsa gördüğüm bir şeye tapıyorum, ya sen?” demiş.

Bazen de çok farklı ibadet şekilleri olmuyor mu?

Burası Tayland, Puket adasındaki en büyük Budist Tapınak.

İnananlar ibadet ederken yukarıdan sarkan iplere kendilerini bağlıyorlar. Sanki iletişime geçmek için bizim gibi Wifi değil de kablolu internet kullanıyorlarmış gibi.

İlginç bulduğum bir Budizm geleneğinden bahsetmek isterim. Budizm’e inananların evlerinin iş yerlerinin önlerinde, bahçelerinde binanın büyüklüğüne göre tapınakları var. Sözgelimi, büyük bir otelin önünde kocaman, ama minik bir dükkanın veya evin önünde ise minicik. Burayı ikonlar koyup, çiçeklerle süsleyip, her gün sabah akşam Tanrı’larına yemek bırakıyorlar. Bu yemek genellikle ekmek, meyve, meyve suyu ve sudan oluşuyor.
İnanç ne kadar değişik bir şey değil mi? Özene bezene her gün, hiç aksatmadan hazırlayıp, koyuyorlar. Ama yenmiyor. Sonra koydukları yiyecekleri yenmemiş halleri ile geri alıyorlar.
Dışardan bakınca garip görünen bu olayın aslında özünde paylaşma var. Manastırdaki Budistlerin sabah erkenden yollara çıkarak inananların verdiği günlük yiyeceklerini toplaması geleneği var. İnananlar da hiç bir geliri olmayan ama sürekli ibadet eden bu insanlara yardım ederek aç gözlü olmadıklarını, yiyeceklerini paylaşarak gösteriyorlar. Araştırmadan eleştirmemek lazım.

Aşağıda insanların yaşadığı işyerleri ve evlerinin önünde veya bahçesinde yapının büyüklüğüne göre düzenlenmiş büyüklü küçüklü tapınakların resimleri görülmekte.

Dinlerin özünde, bazen benzer, bazen de çok farklı veya garip olarak düşünülebilecek korumak, kollamak ve iyiye teşvik etmek gibi amaçları var. Bu yolda paylaşmak, iradeye sahip olmak, yardımlaşmak, saygı, sevgi temel değerler. Bu evrensel değerlere farklı yollarla gidilebiliyor. İbadetin şükretmek, evrenin, yaratanın yüceliği karşısında saygı duymak gibi anlamları var.

Dinlere böyle uzaktan bir bakış ile bakınca din savaşları ne kadar anlamsız kalıyor değil mi?

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2020, 15:13
YORUM EKLE
YORUMLAR
Gul Suzer
Gul Suzer - 1 ay Önce

Gercekten arastirmadan elestirmemek lazimmis, tanrilarina her gun yemek vermeleri bana da cok sacma gelmisti ama guzel bir nedeni varmis.

SIRADAKİ HABER