Sosyal medya üzerinden yürütülen uyuşturucu madde ticaretine yönelik Türkiye genelinde kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. Ali Yerlikaya’nın kamuoyuyla paylaştığı bilgilere göre, İstanbul merkezli olmak üzere aralarında İzmir’in de bulunduğu 14 ilde eş zamanlı düzenlenen baskınlarda 305 şüpheli yakalandı. Operasyon, dijital platformlar üzerinden kurulan gizli uyuşturucu ağlarının deşifre edilmesi açısından dikkat çekici bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Sosyal medya üzerinden kurulan gizli ağlar çözüldü
Yürütülen soruşturma kapsamında, zehir tacirlerinin anlık mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya platformlarıüzerinden kapalı ve davet usulü gruplar kurarak uyuşturucu ticareti yaptığı belirlendi. Güven esasına dayalı bu yapıların, özellikle uçtan uca şifreleme sayesinde uzun süre tespit edilemediği ifade edildi. Siber Suçlarla Mücadele birimleri tarafından yürütülen teknik takip ve dijital analizlerle, bu ağların işleyişi adım adım ortaya çıkarıldı.
Beş aylık teknik takip sonuç verdi
Operasyonun arka planında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün beş ay süren titiz çalışması bulunuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin sosyal medya üzerinde özel üyelik sistemiyle oluşturulan gruplar aracılığıyla uyuşturucu arzı sağladıkları tespit edildi. Bu gruplara yalnızca referans veya özel davetle giriş yapılabildiği, böylece güvenlik güçlerinden gizlenmeye çalışıldığı belirlendi.
Kimlik gizleme ve kullanıcı adı değiştirme yöntemi
Yetkililerin açıklamalarına göre, şüpheliler deşifre olmamak için telefon numaralarını ve kimlik bilgilerini gizliyor, ayrıca sık sık kullanıcı adlarını değiştirerek izlerini kaybettirmeye çalışıyordu. Kapalı gruplar içinde katı gizlilik kuralları uygulanırken, bu durum şebekenin çözülmesini zorlaştırdı. Ancak siber devriye ekiplerinin ısrarlı takibi sayesinde, grupların yönetici ve moderatörleri tek tek tespit edildi.
24 saat kesintisiz uyuşturucu ticareti
Soruşturma dosyasında yer alan tespitlere göre, şüpheliler nüfus yoğunluğu ve kullanıcı potansiyeline göre gece-gündüz fark etmeksizin uyuşturucu madde ticareti yaptı. Arz-talep dengesine göre planlanan bu faaliyetlerin, 24 saat esasına göre sürdürüldüğü belirlendi. Sosyal medya paylaşımlarında uyuşturucu kullanımını özendirici içeriklerin yer aldığı, bu yolla özellikle genç kullanıcıların hedef alındığı kaydedildi.
14 ilde eş zamanlı baskın
Elde edilen delillerin ardından düğmeye basıldı. İstanbul merkezli olarak Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Konya, Sakarya, Tekirdağ, Hatay, Mardin, Adıyaman, Giresun, Kastamonu ve Muş’ta eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Sabah saatlerinde yapılan baskınlarda çok sayıda adrese girilirken, dijital materyallere ve çeşitli delillere de el konuldu. Operasyon kapsamında 305 şüpheli gözaltına alındı.
İzmir de operasyonun kilit noktalarından biri oldu
Operasyonun önemli ayaklarından biri de İzmir oldu. Kentte yürütülen baskınlarda, sosyal medya üzerinden uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen çok sayıda şüpheli yakalandı. Güvenlik kaynakları, İzmir’in kullanıcı yoğunluğu ve dijital platformlardaki aktifliği nedeniyle şebekelerin hedefinde olduğunu vurguluyor. Kentte son dönemde artan narkotik operasyonları, dijital uyuşturucu ticaretine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü gösteriyor.
Siber ve narkotik birimleri birlikte çalıştı
Bu kapsamlı operasyonda Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Narkotik Suçlarla Mücadele birimleri ortak hareket etti. Dijital iz sürme, mesajlaşma kayıtlarının analizi ve teknik takip yöntemleri sayesinde, normal şartlarda ulaşılması zor olan kapalı gruplara erişildi. Yetkililer, bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde benzer suç ağlarının çözülmesinde kritik rol oynayacağını belirtiyor.
“Gençleri hedef alan zehir tacirlerine geçit yok”
İçişleri Bakanlığı kaynakları, sosyal medya üzerinden yürütülen uyuşturucu ticaretinin özellikle gençleri ve çocukları hedef aldığına dikkat çekiyor. Yapılan açıklamalarda, bu tür suç örgütlerine karşı mücadelenin yalnızca sahada değil, dijital alanda da kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanıyor. Bakan Yerlikaya, toplum sağlığını tehdit eden bu yapılara karşı sıfır tolerans politikası izlendiğini ifade etti.



