Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bünyesinde yasal tüzük sınırları ve delege iradesi üzerinden yürüyen olağanüstü kurultay tartışmaları, yargının "mutlak butlan" yönündeki müdahalesiyle tamamen farklı bir boyuta evrildi. Genel merkez yönetiminin yasal olarak düşmesi ve Parti Meclisi üye sayısının kritik eşiğin altına gerilemesiyle birlikte siyaset kulisleri hareketlenirken, eski CHP’li isimlerin sürece dair yaptıkları açıklamalar yeni polemiklerin kapısını araladı. Son olarak Muharrem İnce’nin krizin çözümüne ve tarafların uzlaşmasına yönelik ortaya koyduğu siyasi formül, seçilmiş CHP yönetimi kanadında çok sert bir karşılık buldu.
Ahmet Hakan’a özel bir röportaj veren Muharrem İnce, yargının getirdiği mevcut kısıtlamalar ile örgütün seçilmiş iradesi arasında bir denge kurulması gerektiğini savundu. Krizin daha sağlıklı yönetilebileceğini iddia eden İnce, "Özgür Özel, Grup Başkanı olarak grup toplantısını açsaydı. Açılış konuşmasında bir an önce partinin kurultaya gitmesi gerektiğini, mahkeme kararını doğru bulmadığını ama uymak zorunda olduğunu söyleyerek Kılıçdaroğlu’nu kürsüye davet etseydi. Çok daha farklı bir süreç işlemez miydi?" diyerek taraflara diyalog ve geçiş süreci önerisinde bulundu. İnce, yargı eliyle getirilen mutlak butlan kararının siyaseten içini acıttığını ancak yasal bir gerçeklik olarak önlerinde durduğunu dile getirdi.
Yargı kararına uymak zorunluluktur dalgası tartışılıyor
Muharrem İnce, röportajının devamında hukuki süreçlerin her ne kadar siyasi vicdanları yaralasa da görmezden gelinemeyecek birer devlet mekanizması olduğunu ileri sürdü. Kurultay delegelerinin oylarıyla seçilmiş meşru bir genel başkanlık makamının mahkeme salonlarında tartışmaya açılmasını asla doğru bulmadığını ve bunu kendi içine sindirmekte zorlandığını itiraf eden İnce, "Ancak ortada bir mahkeme kararı var. Ne yapacaksın? Mahkeme kararını tanımayacak mısın? İyi ama buna uymak zorunluluğu var" ifadelerini kullanarak mevcut yönetimin yasal sınırlara göre hareket etmekten başka çaresinin kalmadığını iddia etti. İnce’nin bu çıkışı, ana muhalefet partisinin tabanında ve yönetim kademelerinde yargı vesayetiyle uzlaşma arayışı olarak yorumlandı.
İki taraf yok karşımızda iktidar aparatları var
Muharrem İnce’nin kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu "orta yol" arayışına, CHP’nin ekonomi kurmaylarından Prof. Dr. Yalçın Karatepe'den jet hızında ve çok sert bir yalanlama geldi. İnce'nin uzlaşı senaryolarına ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu kürsüye davet etme fikrine sosyal medya platformu X üzerinden doğrudan yanıt veren Karatepe, muhalefetin bu tarz yapay denge arayışlarıyla zaman kaybetmemesi gerektiğini savundu. İnce'nin ortaya koyduğu ihtimaller zincirinin siyasi gerçeklikle bağdaşmadığını net bir dille ifade eden Karatepe, "İşlemezdi! Bırakın bu orta yolculuğu" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Karatepe, yaşanan krizin meşru iki siyasi taraf arasında geçen olağan bir fikir ayrılığı ya da parti içi koltuk yarışı olarak görülmesinin büyük bir hata olacağını vurguladı. Meselenin doğrudan demokrasi ve hukuk mücadelesi olduğunu belirten Yalçın Karatepe, "Burada 'iki taraf' yok. CHP ve karşısında AKP aparatları var" diyerek, mahkemenin verdiği kararın ve arkasındaki iradenin doğrudan iktidar blokunun muhalefeti dizayn etme çabası olduğunu ileri sürdü. Karatepe'nin bu çıkışı, partinin seçilmiş kadrolarının geri adım atmayacağını ve kurultay sürecini tamamen kendi özgür iradeleriyle, yargı dayatmasını reddederek sandık yoluyla çözeceklerinin sinyali olarak değerlendirildi. Siyaset kulisleri, önümüzdeki 45 günlük yasal takvimde olağanüstü kurultay delegelerinin bu tartışmalara nasıl bir yön vereceğine odaklanmış durumda.





