Türkiye’de sosyal yardım sisteminde önemli bir dönüşüm yaratması beklenen vatandaşlık maaşı uygulaması için çalışmalar hız kazandı. Resmi adı Gelir Tamamlayıcı Hane Destek Sistemi olan model, özellikle dar gelirli ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamasını kolaylaştırmayı hedefliyor.
Hükümet tarafından üzerinde çalışılan yeni sistemde, Türkiye’nin 81 ilinin sosyoekonomik yapısı ayrıntılı şekilde incelenecek. Böylece her bölgenin ekonomik koşullarına göre farklı destek modelleri oluşturulması planlanıyor.
Sistem kapsamında özellikle kira, gıda ve enerji giderleri gibi temel yaşam maliyetlerinin bir kısmının devlet tarafından nakit destekle karşılanması hedefleniyor. Uzmanlar, bu modelin sosyal yardım sisteminde daha hedefli ve bölgesel bir yaklaşım getireceğini belirtiyor.

Çalışmalar Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında yürütülüyor
Yeni destek modeline ilişkin çalışmaların, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında sürdürüldüğü belirtiliyor. Ekonomi yönetimi ve ilgili bakanlıkların katkısıyla yürütülen hazırlıklarda Türkiye genelinde kapsamlı bir veri analizi yapılıyor.
Yetkililer, yeni sistemin oluşturulması sürecinde bölgesel gelir dağılımı, konut fiyatları, iklim koşulları, iş gücü yapısı ve nüfus demografisi gibi birçok kriterin dikkate alındığını ifade ediyor.
Her il için hazırlanan sosyoekonomik analizler sayesinde, hangi bölgelerde hangi tür desteklerin daha fazla ihtiyaç olduğu belirlenecek. Böylece vatandaşlık maaşı sistemi, tek tip bir yardım modeli yerine bölgesel ihtiyaçlara göre şekillenecek.
Vatandaşlık maaşından kimler yararlanabilecek?
Hazırlanan modelde en önemli kriterlerden biri bölgesel ortalama gelir olacak. Buna göre yaşadıkları bölgedeki ortalama gelir seviyesinin altında kalan haneler sistemden yararlanabilecek.
Ancak sistem yalnızca işsiz veya sosyal yardım alan ailelerle sınırlı olmayacak. Özellikle tek maaşla geçinen kalabalık aileler, düşük gelirli çalışanlar veya gelir düzeyi bölgesel ortalamanın altında kalan haneler de destek kapsamına alınabilecek.
Yetkililer, sistemin yalnızca belirli bir meslek grubunu ya da gelir tipini hedeflemediğini belirtiyor. Örneğin bir ailede çalışan kişinin emekli ya da asgari ücretli olması zorunlu tutulmayacak. Hane gelirinin bölgesel ekonomik koşullara göre değerlendirilmesi esas alınacak.
Bu kapsamda örneğin çok çocuklu bir ailede toplam gelir belirli bir seviyenin altında kalıyorsa, bu hane destek programına dahil edilebilecek.

Destekler nakit olarak hesaplara yatırılacak
Yeni sistemde yapılacak yardımların nakit destek şeklinde doğrudan vatandaşların banka hesaplarına yatırılması planlanıyor. Böylece ailelerin ihtiyaçlarını kendi önceliklerine göre karşılaması amaçlanıyor.
Destek modelinde özellikle kira giderleri, gıda harcamaları ve enerji maliyetleri gibi temel yaşam giderleri dikkate alınacak. Bölgesel analizler sonucunda hangi kalemlerde daha fazla ihtiyaç olduğu belirlenecek ve yardım miktarları buna göre şekillendirilecek.
Ekonomistler, bu yöntemin sosyal yardımların daha etkin kullanılmasına katkı sağlayabileceğini ifade ediyor. Çünkü her bölgenin ekonomik yapısı ve yaşam maliyetleri birbirinden farklılık gösteriyor.
Önce pilot uygulama yapılacak
Yeni sosyal destek sisteminin bir anda tüm ülkede uygulanması yerine pilot uygulama yöntemiyle hayata geçirilmesi planlanıyor. Buna göre ilk etapta belirlenen bazı illerde uygulama başlatılacak.
Yetkililerin planına göre 2026 yılında birkaç ilde pilot uygulama yapılacak. Bu süreçte sistemin işleyişi, yardım kriterleri ve ekonomik etkileri yakından takip edilecek.
Pilot uygulamanın sonuçlarına göre gerekli düzenlemeler yapılacak ve sistemin kapsamı genişletilecek.

2027’de tüm Türkiye’ye yayılması planlanıyor
Pilot uygulamanın ardından vatandaşlık maaşı sisteminin 2027 yılında Türkiye genelinde uygulanması hedefleniyor. Böylece dar gelirli ailelere yönelik daha kapsamlı bir sosyal destek modeli oluşturulması amaçlanıyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha önce yaptığı açıklamada bu modelin temel amacının gelir seviyesi belirli bir eşik değerin altında kalan haneleri desteklemek olduğunu vurgulamıştı.
Yılmaz ayrıca yeni sistemin istihdamı caydırıcı bir etki yaratmaması için özel olarak tasarlandığını belirterek, hem sosyal destek hem de ekonomik denge açısından sürdürülebilir bir model oluşturulmaya çalışıldığını ifade etmişti.




