Kamuoyunda uzun süredir tartışılan vatandaşlık maaşı, resmi adıyla Gelir Tamamlayıcı Hane Destek Sistemi, bu yıl içinde pilot uygulamalarla hayata geçmeye hazırlanıyor. Sosyal yardım politikalarında köklü bir değişiklik olarak değerlendirilen düzenleme, klasik “herkese aynı ödeme” anlayışını rafa kaldırıyor. Yerine ise bölgesel koşulları, hane yapısını ve gerçek yaşam maliyetlerini dikkate alan esnek bir destek modeli geliyor.
Yeni sistem, yalnızca gelire bakmakla yetinmeyip hanenin bulunduğu il, ilçenin ekonomik yapısı, konut piyasası ve hatta iklim koşullarına kadar uzanan geniş bir veri setine dayanacak. Böylece destekler, masa başında belirlenen sabit rakamlardan değil, sahadan toplanan verilerden beslenecek.

Pilot uygulama için iller mercek altında
Planlamaya göre vatandaşlık maaşı tüm ülkede aynı anda başlamayacak. İlk aşamada belirlenen pilot illerde uygulanacak model, elde edilecek sonuçlara göre ülke geneline yayılacak. Bu kapsamda Türkiye’nin 81 ili tek tek analiz edilecek. Hangi ilde yaşam maliyetinin ne kadar olduğu, hane başına düşen gelir, kira ve gıda harcamalarının ağırlığı gibi başlıklar detaylı biçimde değerlendirilecek.
Özellikle büyükşehirlerle kırsal bölgeler arasındaki gelir ve gider farkı, yeni sistemin temel belirleyicilerinden biri olacak. Aynı gelir düzeyine sahip iki haneden biri büyükşehirde diğeri küçük bir kentte yaşıyorsa, alacakları destek miktarı da farklılaşabilecek. Yetkililer, bu yöntemin “adil ama gerçekçi” bir sosyal destek anlayışı sunduğunu vurguluyor.

Gelir tamamlayıcı model öne çıkıyor
Yeni düzenlemenin en dikkat çeken yönü, Gelir Tamamlayıcı Hane Destek Sisteminin bir “maaş” gibi herkese sabit bir ödeme öngörmemesi. Amaç, hanenin toplam gelirini belirlenen bir eşik seviyeye tamamlamak. Yani destek, hanenin mevcut gelirine göre hesaplanacak ve ihtiyaç kadar verilecek.
Bu çerçevede yüksek gelirli hanelerin sistemden yararlanması söz konusu olmayacak. Ancak tek maaşla geçinen, çocuk sayısı fazla olan ya da yaşam maliyetleri yüksek bölgelerde bulunan aileler, gelirleri görece yüksek görünse bile destek kapsamına girebilecek. Böylece yalnızca rakamlara değil, hayatın gerçeklerine bakan bir model kurulmuş olacak.
Bölgesel ihtiyaç haritaları hazırlanacak
Uygulamanın altyapısında kapsamlı bir sosyoekonomik analiz bulunuyor. Her bölge için ayrı ayrı hazırlanacak ihtiyaç haritalarında; konut fiyatları, kira artışları, gıda enflasyonu, enerji giderleri ve istihdam olanakları gibi başlıklar yer alacak.
Örneğin kış şartlarının ağır geçtiği bir bölgede enerji giderleri ön plana çıkarken, büyükşehirlerde kira yükü daha belirleyici olacak. Bu farklılıklar, vatandaşlık maaşı kapsamında yapılacak desteklerin niteliğini ve tutarını doğrudan etkileyecek. Destek kimi yerde nakit ağırlıklı olurken, kimi bölgelerde enerji ya da gıda harcamalarını dengelemeye yönelik şekilde tasarlanabilecek.

Kimler vatandaşlık maaşı alabilecek?
Sistemin en çok merak edilen başlığı, destekten kimlerin yararlanacağı. Genel çerçeveye göre, bulunduğu bölge için belirlenen ortalama gelirin altında kalan haneler Gelir Tamamlayıcı Hane Destek Sistemi kapsamına alınacak. Ancak bu değerlendirme yapılırken yalnızca toplam gelir değil, hane büyüklüğü ve gider kalemleri de dikkate alınacak.
Tek maaşla geçinen kalabalık aileler, gelirleri kâğıt üzerinde yüksek görünse bile destek alabilecek. Burada asgari ücretli ya da emekli olma şartı aranmayacak. Örneğin beş çocuklu ve belirli bir geliri olan bir hanenin, bulunduğu bölgedeki yaşam maliyetleri göz önüne alındığında destek ihtiyacı olduğu tespit edilirse ödeme yapılabilecek. Desteklerin nakit olarak doğrudan hesaplara yatırılması planlanıyor.

Gözler pilot illerdeki sonuçlarda olacak
Uygulamanın başarısı, pilot illerde elde edilecek sonuçlara bağlı olacak. Hanelerin yaşam koşullarında yaratacağı etki, bütçeye olan yansıması ve toplumsal karşılığı yakından izlenecek. Elde edilen veriler doğrultusunda modelde revizyonlar yapılması da gündemde.




