SEMİ TEKTAŞ/ Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İZBETON A.Ş. üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm projelerine ilişkin “ihaleye fesat karıştırma” ve “nitelikli dolandırıcılık” iddiaları kapsamında görülen davada savunmasını tamamladı. Şakran Cezaevi duruşma salonunda yapılan 6. celsede konuşan Soyer, tüm suçlamaları reddederek beraatini talep etti. Savunmasını yayınlayan Soyer değerlendirmesinde beratinin değil bir yıl, bir gün bile uzun bir süre olduğunu söyledi. Soyer savunmasında, yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunduğunu belirterek cezaevinde geçirdiği sürenin “hayattan kopuş” anlamına geldiğini söyledi. “Bir yıl değil, bir ay değil, bir gün bile çok uzun bir süre” diyen Soyer, tutukluluk incelemelerinin yalnızca birkaç dakikada yapıldığını ve kararların gerekçesiz şekilde tekrarlandığını ifade etti. Savunmasında ayrıca, dosyasında yer alan bilirkişi raporları ve MASAK incelemelerine dikkat çekerek, “Herhangi bir kişisel menfaat ya da kamu zararı tespit edilmedi” görüşünü dile getirdi.
“İddianame yok, suçlama belirsiz”
Soyer, bazı dosyalarda uzun süredir iddianame hazırlanmadığını, buna rağmen tutukluluğun devam ettiğini belirtti.
“Bana yöneltilmiş somut bir fiil yok. Ne ile suçlandığımı bilmiyorum” diyen Soyer, yargılamanın belirsizlik içinde sürdüğünü ve bunun hukuki güvenlik ilkesine zarar verdiğini savundu.
Kentsel dönüşüm projesine vurgu
Savunmasının önemli bölümünü İzmir’deki kentsel dönüşüm modeli oluşturdu. Soyer, tartışma konusu olan kooperatif modelinin iş dünyası ve yerel yönetimlerin ortak girişimiyle geliştirildiğini belirtti.
Örnekköy Kentsel Dönüşüm Projesi’nin tanıtım toplantısından örnekler veren Soyer, dönemin İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener ve Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da projeye destek açıklamalarını hatırlattı.
Soyer, “Bu fikir İzmir iş dünyasından gelen önerilerle doğdu. Biz de belediye olarak bu modeli hukukçular ve uzmanlarla birlikte hayata geçirdik” dedi.
“Kamu zararı oluşmadı”
Suçlamaların temelinde yer alan “dolandırıcılık” iddiasına da değinen Soyer, ortada kişisel çıkar veya kamu zararı bulunmadığını savundu.
Sayıştay denetimlerinde de herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığını belirten Soyer, “Emekli Sayıştay denetçileri ve raporlar kamu zararının oluşmadığını ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, bazı yargı kararlarında da iddiaların “soyut beyan” niteliğinde değerlendirildiğini ileri sürdü.
“Hukuk varmış gibi bir oyun oynanıyor”
Savunmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise yargı sürecine yönelik eleştiriler oldu.
Soyer, tutukluluk incelemelerinin yüzeysel yapıldığını ve kararların standart ifadelerle tekrarlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Her ay birkaç dakika içinde ‘tutukluluğun devamına’ deniyor. Bu bir değerlendirme değil, tekrar eden bir formalite.”
Bu durumun hukuk sistemine olan güveni zedelediğini söyleyen Soyer, “hukukun varmış gibi gösterildiği bir sürecin içinde olduklarını” ifade etti.
“Ben suçsuzum, beraatimi talep ediyorum”
Savunmasının sonunda net bir şekilde beraatini isteyen Soyer, kendisine yöneltilen suçlamaların hiçbirinin somut delile dayanmadığını söyledi.
“Ben suçsuzum. Bunu süreci takip eden herkes biliyor” diyen Soyer, ileride aklanacağına inandığını ifade etti.
Soyer ayrıca, yargılamayı yürüten heyete İstanbul’a tayin nedeniyle görev değişikliği dolayısıyla başarı dileklerini de iletti.
Şakran Cezaevi’nde 6. duruşma
Duruşma, Aliağa Şakran Cezaevi yerleşkesindeki salonunda gerçekleştirildi. Soyer, tutukluluğunun 352. gününde hakim karşısına çıktı.
Mahkeme heyeti, savunmaların ardından dosyanın değerlendirilmesine karar verdi. Sürecin bir sonraki duruşmada devam etmesi bekleniyor.
https://x.com/tuncsoyer/status/2067261737196282176

Soruşturmanın geçmişi
Soyer, İZBETON A.Ş. üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm projelerinde taşeron şirketler ve konut yapı kooperatifleri aracılığıyla “ihaleye fesat karıştırma” ve “nitelikli dolandırıcılık” iddiaları kapsamında Temmuz 2025’te başlatılan soruşturmada gözaltına alınmıştı. Yaklaşık 6 ay tutuklu kalan Soyer, 5 Ocak 2026’da görülen dördüncü duruşmada bu dosyadan tahliye edilmişti. Ancak farklı soruşturmalar kapsamında tutukluluk halinin devam ettiği belirtiliyor. Soyer’in cezaevinde yaptığı bu son savunma, hem dava sürecinin gidişatı hem de İzmir’deki kentsel dönüşüm tartışmaları açısından sürecin yeniden gündeme taşınmasına neden oldu.





