Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresinde karşılıklı hava saldırıları ve gemi baskınlarıyla tırmanan askeri gerilimin ardından, Washington ve Tahran hatlarında diplomatik bir "tarih" krizi patlak verdi. İki ülke arasında arabulucular vasıtasıyla yürütülen kırılgan ateşkes sürecine ilişkin taraflardan tamamen zıt açıklamalar geldi.
Trump: "İran görüşme istedi, yarın Doha'dayız"
ABD Başkanı Donald Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, bölgedeki askeri hareketliliğin ardından Tahran yönetiminin kendileriyle temas kurmak istediğini iddia etti. Trump, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"İran bir görüşme talebinde bulundu. Görüşme yarın (30 Haziran Salı) Doha'da gerçekleşecek! Büyük bir gün olacak. İran da artık bu durumdan bıktı, herkes bıktı. ABD, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği kuyruğunun çözülmesine yardımcı olacak. Çok olumlu adımlar atılacak, büyük paralar kazanılacak ve İran yeniden yapılanma sürecine başlayabilecek. Ortadoğu'nun altın çağını yaşayabiliriz."
İran: "Medya iddiaları asılsız, şartlar henüz oluşmadı"
Trump’ın bu çıkışına ve ABD basınında yer alan "Taraflar karşılıklı saldırıları durdurma kararı aldı, salı günü Doha'da masaya oturacaklar" şeklindeki haberlere Tahran’dan jet hızında yalanlama geldi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, resmi haber ajansı IRNA'da yer alan açıklamasında, basında çıkan iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Garibabadi, süreçle ilgili şu bilgileri verdi:
"Çalışma gruplarının teknik toplantıları bu hafta için planlanmamıştır. Katar ile diplomatik istişarelerimiz olağan seyrinde devam ediyor; ancak bu temaslar yakın zamanda imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde ABD’nin taahhütlerinin uygulanmasının takibine odaklanmıştır. Çalışma grupları düzeyindeki ilk tur teknik görüşmeler ancak gerekli şartlar sağlandıktan, tarih ve yer üzerinde tam bir uzlaşma sağlandıktan sonra yapılabilecektir."
Hürmüz Boğazı'nda "Ateşkes" ve "Petrol" savaşı
Diplomatik kaynaklar, tarafların Katar ve Umman gibi arabulucu ülkeler üzerinden dolaylı olarak mesajlaştıklarını ancak resmi bir müzakere takvimi üzerinde henüz el sıkışılmadığını belirtiyor.
Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik karşılıklı saldırıların küresel petrol piyasasını ve enerji koridorunu tehdit etmesi nedeniyle Trump yönetiminin geçici bir uzlaşı formülü aradığı, İran'ın ise Katar'da bloke edilen 6 milyar dolarlık fonun serbest bırakılması ve yaptırımların esnetilmesi şartını öncelikli gördüğü ifade ediliyor. Görüşme takvimine dair yaşanan bu derin çelişki, bölgedeki diplomatik sürecin ne kadar bıçak sırtı ilerlediğini bir kez daha ortaya koydu.




