İzmir'in merkezindeki Konak ilçesi Kuruçay Mahallesi sınırları içerisinde yer alan stratejik konumdaki kurumsal bir mülk için merkezi idare tarafından yeni bir imar planı düzenlemesi yapıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’na (TCDD) ait olan yaklaşık 10,6 dönümlük alanın imar planı değişikliği teklifini onaylayarak askıya çıkardı. Bu yasal düzenleme ile birlikte, geçmiş dönem planlarında halkın genel kullanımına ve demiryolu taşımacılık lojistiğine ayrılmış olan “DDY Alanı” ve “Yol” kullanımı tamamen kaldırılarak parsel özel sektöre ve ticari yatırımlara uygun bir statüye kavuşturuldu.

Bakanlık makamı tarafından resmi onay alan bu imar değişikliğinin hukuki dayanağı, 5335 sayılı Kanun’un 32. maddesinde yer alan hükümlere dayandırıldı. Hazırlanan resmi plan açıklama raporlarında, söz konusu taşınmazın "TCDD işletmecilik fazlası" niteliği taşıdığı ve kurumun asli faaliyetleri için doğrudan gerekli olmadığı tescil edildi. Yapılan kurumsal savunmada, bu kıymetli arazinin ticari fonksiyonlarla değerlendirilmesi sonucunda elde edilecek tüm finansal kaynağın, ülke genelindeki yeni demiryolu hatlarının bakımı, onarımı, iyileştirilmesi ve yeni demiryolu araçlarının temininde lojistik bir finansman olarak kullanılacağı ifade edildi.

Hasan Sözbilir’den ikiz deprem uyarısı: Türkiye’de faylar mercek altına alınmalı
Hasan Sözbilir’den ikiz deprem uyarısı: Türkiye’de faylar mercek altına alınmalı
İçeriği Görüntüle

Kuruçay mahallesindeki parsele 24 kat yükseklik sınırı getirildi

Onaylanan yeni imar planı paftaları ve plan notları incelendiğinde, Kuruçay Mahallesi 1384 ada 15 parsel üzerinde yükselecek yapının teknik sınırları ve yoğunluk katsayıları net bir şekilde görülüyor. İlgili dökümlere göre, toplam 10,6 dönümlük taşınmazın 8 bin metrekareden fazla bölümü doğrudan "Ticaret Alanı" olarak işlendi. Yeni yapılaşma koşullarında inşaat yoğunluğunu belirleyen emsal değeri E=2.00 olarak saptanırken, yapının en fazla yükseklik sınırı ise Yençok = Zemin + 24 Kat olarak imar tescillerine geçti. Yapı yaklaşma mesafesi ise parselin tüm cephelerinden 10 metre olarak belirlendi.

Bakanlık tarafından hazırlanan resmi plan açıklama raporunda, yapılan fonksiyon değişikliğinin mevcut yerleşim alanlarının genel demografik yapısını etkilemeyeceği ve bölgede ilave bir nüfus artışına sebebiyet vermeyeceği ileri sürüldü. Bu gerekçeyle, mevzuatın normal şartlarda zorunlu kıldığı okul, park veya sağlık tesisi gibi herhangi bir yeni sosyal donatı alanı ihtiyacının öngörülmediği kurumsal dökümleriyle rapora eklendi. Raporda ayrıca, bölgede gelecekte oluşabilecek olası kentsel ve sosyal gereksinimlerin, planlanan ticaret fonksiyonları ve iş merkezleri bünyesinde ticari olarak karşılanabileceği, bu adımın arazinin daha etkin ve verimli kullanılması adına stratejik bir hamle olduğu tescil edildi.

Afet riski mevzuatı kapsamında askıya çıkan planlar yargıya taşınıyor

Düzenlemenin onaylanma ve ilan edilme süreci, merkezi yönetim ile yerel idari birimler arasındaki kurumsal yetki dağılımı tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı. İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yayınlanan duyuru metnine göre, parsel üzerinde daha önce tescil edilmiş olan "riskli yapı" statüsü veri kabul edilerek, tüm süreç 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yürütüldü. Bu yasal formül, imar değişikliğinin hızlıca onaylanmasının yasal zeminini oluşturdu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyesi'nin yerel planlama yetkilerini devre dışı bırakan bu hamleyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı doğrudan Ankara'da onayladığı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerini kente gönderdi. Askıya çıkan dosya içeriğinde de görülebilen plan paftaları, 29.06.2026 - 28.07.2026 tarihleri arasında Bayraklı'daki il müdürlüğü binasında bir ay süreyle resmi olarak askıya çıkarıldı. Bölgenin ekonomik canlılığını artıracağı, istihdama ve inşaat sektörüne katma değer sağlayacağı belirtilen planlara karşı, kentsel muhalefet aktörlerinin ve TMMOB'a bağlı meslek odalarının askı süresi içinde yürütmeyi durdurma davası açmaya hazırlandığı bildirildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ