Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük sosyal konut hamlesi olarak tarihe geçen ve dar ile orta gelir grubundaki vatandaşların barınma ihtiyacını kalıcı olarak çözmeyi hedefleyen Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projelerinde sona doğru yaklaşılıyor. Yıllarca kira ödemekten yorulan, kendi evinin anahtarına sahip olma hayali kuran milyonlarca ailenin büyük bir umutla takip ettiği kura çekimi aşamaları başarıyla tamamlandı. Şeffaf bir şekilde ve noter huzurunda gerçekleştirilen kuraların ardından, asil ve yedek listede yer alarak ev sahibi olmaya hak kazanan şanslı vatandaşlar için artık sürecin en somut ve resmi kısmı başlıyor. Sadece bir isim listesinde yer almaktan öteye geçip, tapuya giden yoldaki resmi prosedürlerin ve finansal yükümlülüklerin devreye girdiği bu yeni aşama, hak sahipleri tarafından büyük bir dikkatle takip ediliyor. Zira belirlenen süreler içerisinde yapılmayan işlemler, yıllarca kurulan ev sahibi olma hayalinin bir anda suya düşmesine neden olabiliyor.
Kura çekiminin ardından başlayan kritik sözleşme maratonu
Kura sonucunda ismini asil listede gören vatandaşların ilk sormaya başladığı soruların başında "TOKİ peşinat ödemesi ne zaman yatırılacak" ve "sözleşmeler ne zaman imzalanacak" geliyor. Sürecin işleyişi aslında idarenin yıllardır uyguladığı standart ve oldukça net bir takvime dayanıyor. Hak sahibi belirleme kurasının ardından idare tarafından gerçekleştirilen ikinci ve belki de en önemli adım olan konut belirleme kurası yapılıyor. Bu kura sonucunda vatandaşın hangi blokta, hangi katta ve kaç numaralı dairede oturacağı kesin olarak netleşiyor. Dairesi belli olan hak sahibi, idarenin projenin bulunduğu ile göre belirlediği Ziraat Bankası veya Halkbank şubelerine bizzat veya resmi vekili aracılığıyla giderek, hayallerindeki evin resmi belgesi olan Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'ni imzalıyor. Bu imza, devlet ile vatandaş arasındaki konut satış akdinin resmi olarak kurulduğu anı temsil ediyor.
Yüzde onluk peşinat bedeli sözleşmenin can damarı
Banka şubesinde gerçekleştirilen sözleşme imzalama aşamasının en temel ve vazgeçilmez şartı ise peşinat ödemesidir. TOKİ'nin mevcut uygulamalarında, belirlenen konutun toplam satış bedelinin yüzde 10'luk kısmı peşinat olarak talep edilmektedir. Vatandaşlar, sözleşmeyi imzalayacakları gün bu yüzde 10'luk tutarı ilgili banka hesabına nakden yatırmak zorundadır. Peşinat ödemesi hesaba geçmeden atılan hiçbir imza resmiyet kazanmıyor ve satış süreci fiilen başlatılamıyor. Bu nedenle hak sahiplerinin, sözleşme imza tarihleri ilan edilmeden önce, kurada çıkan dairenin yaklaşık bedeli üzerinden yüzde 10'luk nakit ihtiyacını hazırda tutmaları büyük önem taşıyor. Özellikle şehit aileleri ile terör, harp ve vazife malulleri gibi pozitif ayrımcılık yapılan özel kategorilerde de, sağlanan 240 ay (20 yıl) gibi uzun vade imkanına rağmen yüzde 10'luk peşinat kuralı aynen geçerliliğini koruyor.
İlk taksit ödemeleri için banka talimatı veriliyor
Peşinatını yatırıp sözleşmesini başarıyla imzalayan hak sahiplerinin kafasındaki bir diğer soru işareti ise "TOKİ ilk taksit ne zaman ödenecek" oluyor. İdarenin genel satış uygulamalarına göre, taksit ödemeleri sözleşmenin imzalandığı tarihi takip eden ay itibarıyla sisteme düşüyor ve tahsil edilmeye başlanıyor. Konuyu somutlaştırmak gerekirse; vatandaş işlemlerini ve sözleşme imzasını mart ayı içerisinde tamamlamışsa, banka sisteminde ilk taksit borcu nisan ayı itibarıyla görünmeye başlıyor. Taksit ödemeleri, memur maaş artış oranına göre altı ayda bir (Ocak ve Temmuz aylarında) güncellenerek hesaplanıyor. Ancak burada devletin şefkatli yüzü bir kez daha devreye giriyor; şehit aileleri, terör, harp ve vazife malulleri kategorisinden ev sahibi olan vatandaşlarımız için ilk taksit ödemeleri, sözleşme imza tarihinde değil, konutların inşaatı tamamlanıp anahtar tesliminin yapıldığı tarihi takip eden ay itibarıyla başlatılıyor. Böylece bu özel gruptaki vatandaşların hem kira hem de taksit ödeyerek mağdur olmalarının önüne geçiliyor.
Kurada ismi çıkmayanlar için iade süreci şeffaf işliyor
Milyonlarca kişinin başvurduğu ancak sınırlı sayıda konutun inşa edildiği bu dev projelerde, doğal olarak kurada ismi çıkmayan çok sayıda vatandaş da bulunuyor. Kura sonucunda asil veya yedek listede yer alamayan, yani konut sahibi olma hakkı kazanamayan vatandaşlar için yatırdıkları başvuru bedellerinin iade süreci oldukça hızlı ve şeffaf bir şekilde işliyor. Kura sonuçları resmi olarak açıklanıp idarenin internet sitesinde yayımlandıktan sonraki 5 iş günü içerisinde, vatandaşlar başvuru yaptıkları banka şubelerinden veya ATM'lerden başvuru bedellerini kesintisiz olarak geri alabiliyorlar. Dijital bankacılık kanallarından başvuru yapanların ücretleri ise doğrudan hesaplarına iade ediliyor.
Ücret iadesi alanların hak sahipliği otomatik olarak düşüyor
Başvuru bedeli iadesi konusunda dikkat edilmesi gereken ve hak sahiplerini doğrudan ilgilendiren çok hassas bir hukuki detay bulunuyor. Kurada ismi çıkmayanların ücret iadesi alması son derece doğal bir süreçken; kurada asil veya yedek olarak ismi çıkmasına rağmen, dairesini beğenmeyen, peşinatı denkleştiremeyen veya herhangi bir sebeple sözleşme imzalamaktan vazgeçerek bankadan başvuru bedelini geri çeken kişilerin hak sahipliği durumları anında sona eriyor. Sistem, ücret iadesini bir nevi "haktan feragat" olarak algıladığı için, bu kişilerin TOKİ başvuruları otomatik olarak iptal ediliyor. Bu nedenle, yedek listede olup sıranın kendisine gelmesini bekleyen veya asil listede yer alıp henüz sözleşme imzalamamış olan vatandaşların, kesin kararlarını verene kadar başvuru bedellerini bankada tutmaları ve iade talebinde bulunmamaları büyük önem arz ediyor. Hak sahipliği iptal olan bir vatandaşın aynı proje için sonradan itiraz hakkı bulunmuyor.




