Dışişleri'nden İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın 'katliam' açıklamasına tepki Dışişleri'nden İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın 'katliam' açıklamasına tepki

Kadın ve Kent Hakkı” başlıklı bir sunum yapan Ebru Pektaş kent hakkının sınıfsal olduğunu bununla birlikte cinsiyetsiz olmadığını vurgulayarak “En başta dışarıda yaşam hakkıyla başlıyor ve bir dizi yurttaşlık haklarıyla devam ediyor. Cinsiyetsiz olduğunu düşündüğümüz bir sürü alanda biz kadınların çok net bakım emeği, sığınma evi, kreş hakkı gibi konularda bir siyasi tarafı tutma ihtimalimiz var ve buraya yaslanmak zorundayız. Hak odaklı bir yurttaşlık talebinin konusu bu olmak zorunda.” ifadelerini kullandı. 

Kadın emeği ve kente ilişkin değerlendirmelerde bulunan akademisyen Melda Yaman ise Türkiye’de özellikle kadınların istihdama katılımlarının çok düşük olduğunu söyleyerek “Şu anda Türkiye’de kadınların istihdama katılım oranı %32-33. On kadından üç tanesi ya fiili olarak bir işte çalışıyor ya da iş arıyor. Erkeklerin işsizlik oranı %10’a yakınken kadınların %15’e yakın. Diğer kadınlar bir adamın gelirine muhtaç. Çünkü günümüz kapitalist koşullarında emek gücünüzü satamıyorsanız başka seçeneğiniz yok. Çünkü bütün ihtiyaç ürünleri birer meta.” dedi.

Yoksulluk ve yerel yönetimler başlıklı sunumuyla panele katılan Hacer Foggo da adaylaşma süreçlerinde sürekli kazanacak adayın konuşulduğunu dile getirerek “İnsanların kafasında bir aday profili yok. Bunun kim olduğu önemli değil. Nasıl bir aday? Kadın aday, yolsuzluk yapmayan, çocuk haklarını bilen, kadın haklarını, engelli haklarını bilen aday. Nedense bir aday profilini tartışmıyoruz. Aday profilinden ziyade adaylaştırıldıktan sonra o adayla ilgili daha yoğun tartışmalar ya da protestolar olmaya başladı.” dedi.  

Özellikle yerel yönetimlerde, her yıl belediyelerin yaptığı strateji eylem planlarının sivil toplum, yurttaşlar ve muhtarlar tarafından takip edilmesi gerektiğini ifade eden Foggo “Yerel yönetimi kendileri ile yüzleştirmek gerekiyor. Hem yeni adaylar için hem de yeniden aday olanlar için biraz daha katılımcı, biraz daha aktif, biraz daha zorlayıcı.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: BÜLTEN