Batı Karadeniz'in önemli kentlerinden biri olan Bolu, hafta başından bu yana idari ve hukuki açıdan son derece hareketli ve gergin günler geçiriyor. Kent yönetiminin tepesindeki isim olan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir süredir titizlikle yürütülen soruşturma, yargıdan çıkan tutuklama kararıyla bambaşka bir boyuta taşındı. "İcbar suretiyle irtikap" suçlamasıyla hakim karşısına çıkan ve mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilen Özcan'ın durumu, idari mekanizmayı da harekete geçirdi. Yargı kararının hemen ardından İçişleri Bakanlığı, yasal prosedürleri işleterek soruşturmanın selameti ve kamu hizmetlerinin aksamaması adına Özcan'ı geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırdı. Yaşanan bu şok gelişmenin ardından kentte gözler, belediye yönetiminin nasıl şekilleneceğine ve boşalan koltuğa kimin oturacağına çevrildi.

Valilik makamı seçim takvimini belirledi

Bolu'da bürokrasinin bir numaralı temsilcisi olan Bolu Valiliği, belediye başkanlığında oluşan boşluğun kentin işleyişini aksatmaması adına yasal süreci ivedilikle başlattı. Valilikten kamuoyuna yapılan resmi bilgilendirmede, sürecin hukuki dayanakları ve izlenecek yol haritası detaylandırıldı. Açıklamada, Tanju Özcan hakkında Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 2 Mart 2026 tarihinde tutuklama kararı verildiği, bu karara istinaden İçişleri Bakanlığı'nın 3 Mart tarihli onayı ile görevden uzaklaştırma işleminin tesis edildiği belirtildi.

Yerel yönetimlerin anayasası kabul edilen 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi, bu tür olağanüstü durumlarda izlenecek yolu net bir şekilde tarif ediyor. Valilik, kanunun ilgili maddesine atıfta bulunarak, belediye meclisinin yeni başkan vekili seçimini gerçekleştirmesi için toplanmasını uygun gördü. Buna göre, kentin yeni idarecisini belirleyecek olan kritik oturum, 6 Mart 2026 Cuma günü saat 15.00'te Bolu Belediyesi Meclis Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilecek. Tüm meclis üyelerinin katılımıyla yapılacak bu toplantı, Bolu'nun yakın gelecekteki yönetim anlayışını belirlemesi açısından büyük önem taşıyor.

Meclis aritmetiğinde ibre Cumhuriyet Halk Partisi'nden yana

Cuma günü kurulacak seçim sandığı öncesinde belediye meclisi içerisindeki sandalye dağılımı, sonucun şimdiden öngörülmesine olanak tanıyor. Toplam üye sayısı üzerinden yapılan hesaplamalar, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) mecliste mutlak bir üstünlüğe sahip olduğunu gösteriyor. Mevcut tabloda CHP grubu 21 meclis üyesi ile kararları tek başına alabilecek çoğunluğu elinde bulundururken, muhalefet konumundaki AK Parti grubunun 8, Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) ise 2 üyesi bulunuyor.

Siyaset kulislerinde konuşulan senaryolara göre, CHP grubunun kendi içinde yapacağı istişareler sonucunda belirleyeceği ismin, fire vermeden başkan vekili olarak seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Muhalefet kanadının aday çıkarıp çıkarmayacağı henüz netlik kazanmazken, aritmetik üstünlük nedeniyle seçimin sonucunun büyük ölçüde CHP'nin iç dinamiklerine bağlı olduğu görülüyor. Parti yönetiminin, kentin geri kalan süresini sorunsuz tamamlayacak, tecrübeli ve meclis içinde uzlaşı sağlayabilecek bir isim üzerinde durduğu gelen bilgiler arasında.

CHP’li Güç’ten hükümete İzmir çıkışı: "Belediyeleri iflas etti, İzmir’i hedef alıyorlar”
CHP’li Güç’ten hükümete İzmir çıkışı: "Belediyeleri iflas etti, İzmir’i hedef alıyorlar”
İçeriği Görüntüle

Kaynak: haber merkezi