Şubat ayında ‘icbar suretiyle irtikap’ soruşturması kapsamında tutuklanıp Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkında geçen ay yeni bir soruşturma daha başlatıldı. Özcan’ın yargılandığı ‘Tehdit’ ve ‘Şantaj’ davasında mağdur olarak yer alan Bolu Belediyesi çalışanı Öznur Ç., Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak Özcan hakkında yeni iddialarda bulunup şikayetçi oldu. Öznur Ç., ek ifadesinde, Bolu Belediyesi’nde çalışmaya başladıktan yaklaşık 5-6 ay sonra Tanju Özcan'ın kendisinden hoşlandığını söylediğini öne sürüp, işten çıkarılma korkusuyla birden fazla kez Özcan’la görüştüğünü iddia etti. Öznur Ç., ilk başlarda Özcan'ın kendisini yanına oturtmaya çalıştığını ve fiziksel temasta bulunmak istediğini ileri sürerek, "Elimi tuttuğunda elini iterek odayı terk ediyordum. Bu durumlardan kimseye bahsedemedim, çünkü karşımda koskoca başkan vardı" dedi.

Tanju Özcan, Öznur Ç.’nin savcılığa verdiği ek ifadenin ardından ‘Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı’ suçundan başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandı. Özcan’ın avukatları Bolu 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ne bu suç kapsamında tutukluluğunun kaldırılması için itirazda bulundu.

NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRI SUÇUNDAN TAHLİYE

İtirazı değerlendiren mahkeme, Özcan’ın bu suçtan tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verdi. Mahkemenin gerekçesinde, “Mağdura ait cinsel saldırıya ilişkin adli muayene raporu olduğu, ancak aradan geçen süre gözetildiğinde müştekinin cinsel saldırıya maruz kaldığına dair raporunun alınamadığı, alınmasının da mümkün bulunmadığı, suça konu olaya ilişkin tarafsız tanık ve delil de bulunmadığı, taraflar arasında Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2024/214 esas sayılı dosyası arasında görülen yargılama sebebiyle husumet doğduğunun sabit olduğu, bu hali ile tarafların birbirlerine yönelik suç isnadı niteliğindeki iddialarının tek başına mahkumiyete ya da kuvvetli suç şüphesine delil kabul edilemeyeceği, öte yandan şüphelinin 3 Mart 2026 tarihinde hakkında başkaca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandığı ve hali hazırda tutukluluk halinin devam ettiği nazara alındığında şüphelinin müşteki veya tanıklar üzerinde baskı kurma, delil karartma, delilleri yok etme, gizleme, değiştirme ve kaçma ihtimalinden söz edilemeyeceği, soruşturma dosyası kapsamında incelenen ve izahı yapılan deliller doğrultusunda müştekinin suça konu olaya ilişkin rıza göstermediği hususunda kuvvetli suç şüphesi halinin mevcut olmadığı, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez hükmünün düzenlendiği, aralarında husumet bulunduğu anlaşılan taraflar arasında müşteki beyanının tek başına delil kabul edilmesinin olanaklı olmadığı, bununla birlikte tutuklamanın tedbir niteliğinde olduğu ve kişilerin lekelenmeme hakkının hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu, soruşturma kapsamında beraat kararı verilmesi olasılığının mahkumiyet hükmü kurulması ihtimaline nazaran daha fazla olduğu hallerde tutuklama kararı verilemeyeceği gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 100/1, 2-son maddelerinde düzenlenen tutuklama koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla şüpheli müdafi tarafından yapılan itirazın kabulü ile şüphelinin tutukluluk halinin kaldırılmasına” ifadelerine yer verildi.

Hüseyin İnan’ın kardeşi İzmir’de son yolculuğuna uğurlandı
Hüseyin İnan’ın kardeşi İzmir’de son yolculuğuna uğurlandı
İçeriği Görüntüle

Özcan’ın ‘İcbar suretiyle irtikap’ suçlamasıyla tutukluluk hali devam ediyor

Kaynak: DHA