Türkiye iç siyaseti, yaz aylarının rehavetini geride bırakarak sonbahara adeta bir fırtınanın eşiğinde giriyor. Halihazırda yüksek seyreden siyasi tempo, Eylül ayında özellikle yargı koridorlarından gelecek haberlerle daha da hızlanacak. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde 47 yıl sonra sandıktan birinci parti olarak çıkan Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik artan siyasi ve hukuki baskı, ayın ana gündem maddesini oluşturacak. Altı aydır cezaevinde bulunan ve partinin Cumhurbaşkanı adayı olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun birbiri ardına görülecek duruşmaları, CHP'nin varlığını dahi tartışmaya açabilecek kurultay davaları, tutuklu 16 CHP'li belediye başkanının durumu ve iktidarın yeniden masaya getirdiği yeni çözüm sürecine ilişkin gelişmeler, siyasetin tüm aktörlerini diken üstünde tutacak. Siyasi kulisler, Eylül ayının sadece bir takvim yaprağı değil, aynı zamanda Türkiye'nin yakın geleceğini şekillendirecek kritik kararların ve hamlelerin habercisi olacağı konusunda hemfikir.

Yargı kıskacındaki İmamoğlu'nu eylülde neler bekliyor?

Mart 2025'te başlayan İBB operasyonu kapsamında "suç örgütü kurma/yönetme, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma" gibi ağır suçlamalarla tutuklanan Ekrem İmamoğlu, Eylül ayı ortası itibarıyla cezaevindeki altıncı ayını doldurmuş olacak. İmamoğlu için Eylül ayı, adeta bir "duruşmalar maratonu" şeklinde geçecek. Bu süreçteki ilk kritik tarih 11 Eylül. İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'nden aldığı lisans diplomasının sahte olduğu iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Savcılığın hazırladığı iddianamede, İmamoğlu için 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve en önemlisi "siyasi yasak" talep ediliyor. Bu dava, İmamoğlu'nun siyasi kariyerini doğrudan hedef alan en ciddi hukuki tehditlerden biri olarak görülüyor.

İmamoğlu'nu bekleyen bir diğer önemli yargı süreci ise 26 Eylül'de görülecek olan "bilirkişi davası". 27 Ocak 2025'te Saraçhane'deki bir basın toplantısında, CHP'li belediyelere yönelik soruşturmaların merkezinde olduğunu iddia ettiği bir bilirkişi hakkında yaptığı açıklamalar nedeniyle hakkında soruşturma açılan İmamoğlu, bu davada "yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs" ile suçlanıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu dosya için de 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve yine siyasi yasak talebinde bulunuyor. Bu iki davanın yanı sıra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İmamoğlu'na açtığı tazminat davasının ilk duruşması da 9 Eylül'de yapılacak. Ancak siyasi çevrelerdeki asıl büyük beklenti, Mart ayından bu yana devam eden yolsuzluk soruşturması kapsamında savcılığın Eylül ayında bir veya birden fazla iddianameyi mahkemeye sunması yönünde. Bu iddianamelerin içeriği ve talep edilecek cezalar, siyasetin seyrini tamamen değiştirebilecek bir potansiyel taşıyor.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz serbest bırakıldı
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz serbest bırakıldı
İçeriği Görüntüle

CHP'de 'kurultay' düğümü ve parti içi hamleler

CHP, bir yandan en güçlü siyasi figürlerinden birini hedef alan davalarla mücadele ederken, diğer yandan kendi hukuki varlığını tehdit eden kurultay davalarıyla boğuşuyor. Haziran ayında kamuoyunu meşgul eden CHP kurultay davası, 15 Eylül'de Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yeniden görülecek. Mahkemenin, partinin 38. Olağan Kurultayı için "mutlak butlan" (yok hükmünde sayma) kararı verip vermeyeceği, siyasetin en merak edilen konularından biri. Böyle bir karar, partiyi kayyum atanmasına kadar götürebilecek bir kaosa sürükleme riski taşıyor. Bu davayla bağlantılı olarak, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in seçildiği 8 Ekim 2023 tarihli il kongresine ilişkin açılan dava da 21 Eylül'de başlayacak.

Bu hukuki kuşatmaya karşı bir hamle olarak CHP Genel Merkezi ise, olası bir "mutlak butlan" kararını boşa çıkarmak amacıyla Ağustos ayında olağan kurultay takvimini başlattı. Bu takvim kapsamında Eylül ayı ile birlikte delege seçimleri hızlanacak, Ekim-Kasım aylarında il kongrelerinin tamamlanması ve Kasım sonu veya Aralık başı gibi 39. Olağan Kurultay'ın toplanması hedefleniyor. Parti yönetimi, yargı kararıyla değil, kendi delege iradesiyle kurultayını toplayarak meşruiyetini pekiştirme stratejisi izliyor.

Siyaset ve saha çalışmaları hız kesmiyor

Hukuki ve siyasi gerilimlere rağmen partiler, saha çalışmalarına ve siyasi hazırlıklarına da ara vermiyor. CHP, kuruluşunun 102. yılını kutlayacağı 4-9 Eylül haftasında, aynı zamanda yeni parti programını şekillendirecek kapsamlı bir çalıştay düzenleyecek. CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke'nin koordinasyonunda uzun süredir hazırlıkları süren ve toplumun temel gündemleri olan eğitim, sağlık, adalet, ekonomi gibi alanlarda yeni politikaların belirleneceği program, Kasım ayında yapılması beklenen olağan kurultayda delegelerin onayına sunulacak. Öte yandan, İmamoğlu'nun ekibinin yürüttüğü ve iktidara bir alternatif olarak hazırlanan "hükümet programı" çalışmasının da Eylül ayında kamuoyu ile paylaşılabileceği belirtiliyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in liderliğinde yaz aylarında devam eden "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin de Eylül'de sürmesi bekleniyor. Özel'in, "9 dalga yaptınız, 99 dalga da yapsanız buradayız, ayaktayız, eylemdeyiz" şeklindeki kararlı mesajı, sonbaharda mücadelenin dozunun artacağının sinyalini veriyor.

Çözüm süreci ve milliyetçi kanadın tepkisi

İç siyasetteki bir diğer sıcak başlık ise iktidar tarafından başlatılan yeni çözüm süreci ve bu sürece yönelik tepkiler olacak. Süreç için kurulan TBMM komisyonu, çalışmalarına Eylül ayında da devam edecek. Komisyonun, silah bıraktığı iddia edilen PKK üyelerinin geri dönüşü için yasal zemin hazırlama çalışmaları, kamuoyunda hassasiyetle takip ediliyor. DEM Parti, komisyonun artık yasa hazırlıklarına odaklanmasını ve bazı üyelerinin İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile görüşmesini beklerken, bu beklenti komisyon içinde ve diğer partilerde ciddi bir gerilim yaratıyor.

Bu sürece en sert tepkiyi gösteren İYİ Parti ise, Eylül ayını bir saha eylemiyle karşılıyor. 1-4 Eylül tarihleri arasında 77 ilde aynı anda sahaya inme kararı alan İYİ Parti milletvekilleri, hem halkın sorunlarını dinleyecek hem de yeni çözüm sürecine neden karşı olduklarını anlatacak. Son dönem anketlerinde MHP dışındaki milliyetçi partilerde gözlenen yükseliş, İYİ Parti'nin bu hamlesini daha da önemli kılıyor. Parti, aynı zamanda 27 Ağustos'ta başlattığı 4. Olağan Kurultay süreciyle kendi iç yapılanmasını da yeniliyor. Bu gelişmeler, Eylül ayının sadece iktidar-muhalefet çekişmesine değil, aynı zamanda muhalefet bloğu içindeki farklı siyasi pozisyonların da netleşeceği bir dönem olacağını gösteriyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ