Türkiye’nin en özel kıyı şeritlerinden birine sahip olan ve tarihi dokusuyla büyüleyen İzmir’in Seferihisar ilçesi, son günlerde çevresel bir endişenin gölgesinde yaşıyor. Sığacık Mahallesi’nde faaliyet gösteren Teos Marina işletmesinin hayata geçirmek istediği kapasite artış projesi, hem bölge halkını hem de bilim dünyasını ayağa kaldırmış durumda. Yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve Sığacık sakinlerinin "doğamıza dokunmayın" çağrılarına rağmen devam eden süreç, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) taşındı. Bakan, projenin sadece bir inşaat faaliyeti olmadığını, aynı zamanda büyük bir güvenlik zafiyeti yaratabileceğini vurgulayarak konunun takipçisi olacaklarını ilan etti.

Depremin acı hatırası silinmeden yeni riskler kapıda

Sığacık halkı, 30 Ekim 2020 tarihinde İzmir’i vuran büyük depremin ardından yaşanan tsunaminin travmasını henüz atlatabilmiş değil. O gün deniz sularının yükselmesiyle sular altında kalan mahallede, şimdi deniz içi dengeleri değiştirecek bir projenin konuşuluyor olması endişeleri katladı. CHP’li vekil Murat Bakan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, tam da bu noktaya parmak bastı. Proje kapsamında yapılması planlanan deniz dolgu alanları, yüzer beton elemanlar ve üstyapı genişlemelerinin, kıyı alanının doğal dinamiklerini bozacağı uyarısında bulunuldu.

Murat Bakan, koy içerisindeki geometrik yapının insan eliyle değiştirilmesinin, olası bir doğal afette felaketin boyutunu artırabileceğine dikkat çekti. Özellikle tsunami ve taşkın riskinin, yapılacak dolgularla birlikte daha yıkıcı hale gelebileceği yönündeki teknik raporlar, sürecin en korkutucu boyutunu oluşturuyor. Uzmanlar, su sirkülasyonunun bozulmasıyla birlikte Sığacık Körfezi’nde ciddi bir kirlilik ve kötü koku sorununun baş gösterebileceğini, ayrıca artacak deniz trafiğinin kaza riskini beraberinde getireceğini belirtiyor.

Halk ve bilim insanları projeye karşı tek ses oldu

Projenin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci, daha en başından sancılı başladı. Hatırlanacağı üzere, yapılması zorunlu olan "Halkın Katılımı Toplantısı", Seferihisarlıların yoğun protestoları nedeniyle gerçekleştirilememişti. Bölge halkı, yaşam alanlarına ve Sığacık’ın bakir doğasına hançer vurulacağını savunarak toplantı heyetine geçit vermemişti. Bu toplumsal itirazı Ankara’ya taşıyan Murat Bakan, Bakanlığın halka ve bilime kulaklarını tıkayamayacağını ifade etti.

Sadece halkın değil, sivil toplum kuruluşları ve bilim insanlarının da projeye karşı net bir duruş sergilediğini belirten CHP’li Bakan, Alaçatı-Sığacık kıyı kuşağının ekolojik hassasiyetine vurgu yaptı. Bölgenin korunması gereken statüleri, kıyı mevzuatı ve çevresel etkilerin şeffaf bir şekilde masaya yatırılması gerektiğini savunan Bakan, "Sığacık’ı korumak zorundayız" diyerek hükümeti uyardı. İtiraz dilekçelerinin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne yığıldığı bir ortamda, Bakanlığın vereceği nihai karar merakla bekleniyor.

Ankara’ya gönderilen 14 soruluk manifesto

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, konunun üzerinin kapatılmaması için Bakan Murat Kurum’a, adeta bir manifesto niteliğinde 14 soru yöneltti. Soru önergesinde yer alan maddeler, projenin teknik yetersizliklerini ve olası felaket senaryolarını gözler önüne serdi. Bakan, özellikle 2020 depremi sonrası oluşan süpürtü dalgalarının (tsunami) etkisine dair Bakanlık tarafından herhangi bir "kıyı çizgisi morfoloji değişimi" çalışması yapılıp yapılmadığını sordu.

CHP'de kurultay düğümü... Aralarında İmamoğlu ve Tugay da var
CHP'de kurultay düğümü... Aralarında İmamoğlu ve Tugay da var
İçeriği Görüntüle

Önergede, yapılacak deniz dolgusu ve kıyı yapılarının, olası bir tsunamide dalga boyutunu büyütme ve taşkın yayılımını genişletme ihtimaline karşı hidrodinamik modelleme yapılıp yapılmadığı da sorgulandı. Ayrıca bölgedeki "Doğal Sit" ve "Nitelikli Doğal Koruma" alanlarının projeden nasıl etkileneceği, yangın ve deniz kirliliği senaryolarına karşı acil müdahale kapasitesinin yeterliliği ve artacak tekne trafiğinin yaratacağı kaza riskleri de Bakan Kurum’un yanıtlaması istenen başlıklar arasında yer aldı. Sığacık’ın geleceğini belirleyecek olan bu soruların yanıtları, bölge halkı tarafından dikkatle takip ediliyor.

CHP’li Bakan, Kurum’a sordu:

1- Teos Marina kapasite artışı projesi için Bakanlığınıza sunulan ÇED süreci hangi aşamadadır?

2- Projede öngörülen toplam kapasite artışı nedir? Mevcut ruhsatlı ve izinli kapasite kaçtır? Söz konusu kapasite artışının “kamu yararı” gerekçesi nasıl açıklanmaktadır?

3- Proje kapsamında öngörülen deniz dolgusu ve kara dolgu alanı büyüklükleri nedir? Dolgu kararları hangi mevzuat dayanağıyla ve hangi kurum görüşleriyle oluşturulmuştur?

4- Sığacık’ta 30 Ekim 2020 depremi sonrası oluşan süpürtü dalgalarının (tsunami) etkisine ilişkin Bakanlığınızca yapılmış “taşkın alanı, karaya tırmanma, hasar etki tespiti, kıyı çizgisi morfoloji değişimi” çalışmaları var mıdır? Varsa raporların tarihleri nedir? Hazırlayan kurumlar hangileridir? Yok ise gerekçesi nedir?

5- Söz konusu kapasite artışı kapsamında koy içi geometriyi değiştirecek dolgu ve kıyı yapılarının, olası tsunami/taşkın senaryolarında “dalga büyütme, debiyi artırma, taşkın yayılımını genişletme” ihtimaline karşı Bakanlığınızca yapılmış/yaptırılmış hidrodinamik modelleme var mıdır? Varsa temel sonuçları nelerdir? Yok ise gerekçesi nedir?

6- Proje alanı ve yakın çevresinde tsunami tehlike haritaları güncel midir? Bu haritalar imar planlarına, tahliye güzergâhlarına ve toplanma alanlarına nasıl yansıtılmıştır?

7- “Koyda sirkülasyonun zayıflayacağı, kirlilik ve kötü koku oluşacağı” itirazları dikkate alınarak su kalitesi için ölçüm programı, sirkülasyon modeli ve müdahale planı hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa bağlayıcı koşullar nelerdir?

8- Proje kapsamında planlanan yüzer beton dalgakıran, yüzer iskeleler ve kıyı yapıları için deprem performansı, zemin sıvılaşması, oturma, şev stabilitesi ve yapısal güvenlik kriterleri hangi raporlarla ortaya konmuştur?

9- Kapasite artışı sonrası artacak olan tekne yoğunluğu ve dar giriş-çıkış koşulları dikkate alınarak deniz trafik etüdü ve kaza risk analizi yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir; alınacak zorunlu tedbirler nelerdir? Yapılmadıysa gerekçesi nedir?

10- Yakıt ikmali, bakım, onarım ve çekek sahaları kaynaklı riskler bakımından yangın, sızıntı, deniz kirliliği senaryolarına yönelik acil müdahale kapasitesi (ekipman, personel, eğitim ve protokoller) Bakanlığınızca yeterli görülmekte midir?

11- Proje alanı veya etki alanı içinde “Doğal Sit, Nitelikli Doğal Koruma, Kesin Korunacak Hassas Alan” gibi statüler bulunmakta mıdır? Varsa proje revizyonları bu statülere göre nasıl yapılmıştır; ilgili kurul ve kurum görüşleri nelerdir?

12- Alaçatı–Sığacık kıyı kuşağının ekolojik hassasiyetine ilişkin raporlar doğrultusunda Bakanlığınız “bütüncül kıyı alanı yönetimi ve taşıma kapasitesi” çalışması yürütmüş müdür? Yürütmüşse tarihi, kapsamı ve çalışmanın sonucu nedir? Yürütmemişse gerekçesi nedir?

13- Proje için Bakanlığınıza ve/veya ilgili idarelere iletilen itiraz ve görüş dilekçesi sayısı kaçtır? Kaçı kabul edilmiş, kaçı reddedilmiştir; ret gerekçeleri nelerdir?

14- Bakanlığınız, afet riski (deprem, tsunami) ve çevresel etkiler birlikte değerlendirildiğinde projeye ilişkin durdurma, yeniden değerlendirme, bağımsız bilimsel kurul incelemesi gibi seçenekleri gündemine almış mıdır?

Kaynak: HABER MERKEZİ