EKONOMİ

Ramazan pidesinde rekor fiyat İzmir'den

İftar sofralarının olmazsa olmazı Ramazan pidesinin İzmir'deki satış fiyatı nihayet belli oldu. İzmir Fırıncılar Odası tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 210 gram ağırlığındaki pide bu yıl vatandaşın sofrasına 30 liradan ulaşacak. İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde 250 gramlık pide 25 liradan satılırken, İzmir'de hem gramajın düşmesi hem de fiyatın fırlaması vatandaş cephesinde şaşkınlık ve tepki yarattı.

Abone Ol

On bir ayın sultanı Ramazan ayı yaklaşırken, milyonlarca vatandaşın iftar ve sahur sofralarını süsleyecek olan o eşsiz geleneksel lezzetin faturası da netleşmeye başladı. Ekonomik dalgalanmaların, gıda enflasyonunun ve giderek azalan alım gücünün gölgesinde girilen bu manevi iklimde, en çok merak edilen konuların başında gelen Ramazan pidesi fiyatları, Ege'nin incisinde rekor bir seviyeye ulaştı. Günlerdir süren belirsizlik ortamı, meslek odasından gelen son dakika açıklamasıyla dağılırken, ortaya çıkan rakamlar dar gelirli vatandaşın gıda bütçesini oldukça zorlayacak cinsten. İzmir Fırıncılar Odası yönetimi tarafından titizlikle yürütülen maliyet hesaplamaları, un tedarikçileriyle yapılan görüşmeler ve uzun süren yönetim kurulu toplantılarının ardından, kent sınırları içerisinde üretilecek olan 210 gram ağırlığındaki standart pidenin satış bedeli tam 30 TL olarak kamuoyuna duyuruldu. Bu karar, oruç açmadan dakikalar önce fırınların önünde uzayıp giden o meşhur sıcak pide kuyruklarında bu yıl cebin çok daha fazla yanacağını acı bir şekilde gösteriyor.

Sokaklarda fiili olarak uygulanan tarife resmiyet kazanmış oldu

Aslında meslek odası tarafından açıklanan bu rekor fiyat, sokaktaki vatandaş ve sıcak fırının tezgahı arkasında ter döken fırıncı esnafı için çok da büyük bir sürpriz olmadı. Resmi kurumların fiyat tarifesini açıklamakta her yıl olduğu gibi biraz gecikmesi ve Ramazan ayının getirdiği o tatlı heyecanın sokakları erkenden sarmasıyla birlikte, kentin dört bir yanındaki pek çok mahalle fırını kendi inisiyatifini kullanarak üretime çoktan başlamıştı. Gelen yoğun müşteri talebini geri çevirmek istemeyen, iftar sofrasını erken kuran vatandaşları mağdur etmemeye çalışan işletmeciler, kendi artan maliyetlerini göz önünde bulundurarak gayriresmi bir tarife oluşturmuş ve dumanı tüten pideleri halihazırda 30 TL üzerinden tezgahlara koymuştu. Oda yönetiminin gecikmeli olarak açıkladığı bu yeni resmi karar, aslında günlerdir sokakta, semt pazarlarının çevresindeki fırınlarda ve unlu mamuller satan zincir işletmelerde fiili olarak işleyen piyasa gerçeğinin kağıda dökülüp resmi onaydan geçmesinden başka bir anlam taşımıyor. Böylelikle, tarifesizlikten kaynaklanan o kafa karıştırıcı fiyat karmaşası, hem üretici hem de tüketici cephesinde tamamen ortadan kalkmış, ticaret yasal zeminine oturmuş oldu.

Başkent ve megakent ile kıyaslandığında faturanın ağırlığı ortaya çıkıyor

İzmir'den gelen bu el yakan haberin yankıları sürerken, gözler doğal olarak Türkiye'nin diğer büyük metropollerindeki duruma çevrildi. Ege'nin başkentinde belirlenen bu rakamların, İstanbul ve Ankara gibi devasa nüfusa sahip diğer büyük şehirlerle kıyaslandığında ortaya çıkardığı tablo vatandaş açısından oldukça düşündürücü. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz günlerde kameralar karşısına geçen Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, megakent İstanbul ve başkent Ankara'da yaşayan vatandaşların 250 gram ağırlığındaki Ramazan pidesini 25 Türk Lirası karşılığında tüketebileceklerini müjdelemişti. Ancak Ege Bölgesi'nde durum çok daha farklı, matematiksel olarak tüketici aleyhine bir boyut kazandı. İzmirli bir aile, diğer iki büyükşehire kıyasla tam 40 gram daha hafif, yani yalnızca 210 gram ağırlığındaki bir ürünü satın almak için cebinden 5 lira daha fazla çıkartarak 30 TL ödemek zorunda kalacak. Gramajın bu denli düşük tutulup fiyatın ülke ortalamasının oldukça üzerine çıkarılması (kilogram bazında devasa bir fark yaratması), yerel halk arasında şimdiden derin bir tartışmanın ve sosyal medyadaki sitemlerin fitilini ateşledi.

Artan üretim maliyetleri fırıncının belini büküyor

Ortaya çıkan bu astronomik rakamın arkasında yatan temel ekonomik sebepler ise sektör temsilcileri tarafından tek tek, kalem kalem sıralanıyor. Aksi bir kararda kepenk indirme tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını savunan fırıncılar, son bir yıl içerisinde iğneden ipliğe her şeye gelen zamların üretim zincirini adeta kilitlediğini, kâr marjlarını sıfırladığını belirtiyor. Özellikle hamurun olmazsa olmaz ana maddesi olan un çuval fiyatlarındaki önlenemez küresel ve yerel yükseliş, maya tedarikindeki gizli zamlar, binlerce derecelik fırınları gece gündüz ısıtmak için harcanan elektrik ve doğalgaz gibi enerji faturalarının katlanması ve son asgari ücret düzenlemeleriyle birlikte zirveye tırmanan işçilik maliyetleri, bu rekor zammın kaçınılmaz gerekçeleri olarak yetkililerin önüne sunuluyor. Esnaf, belirlenen 30 liralık etiketin asla bir fırsatçılık veya haksız kazanç kapısı olmadığını, sadece işletmelerin iflas etmeden ayakta kalabilmesi ve kentin pide çarklarının dönmeye devam etmesi için zaruri bir adım olduğunu savunuyor. Tüm bu zorlu ve stresli ekonomik iklime rağmen, iftar saatine dakikalar kala sokakları saracak o eşsiz susam ve çörekotu kokusunu vatandaşla buluşturmak için hummalı bir hazırlık sürecinin içine girilmiş durumda. Üretim bantları, Ramazan ayının o yoğun, yorucu ama bir o kadar da bereketli mesaisine şimdiden psikolojik ve fiziksel olarak hazırlandı.