banner112
banner111

Akşener'den Erdoğan'a NATO ve Abdülhamit çıkışı!

İYİ Parti lideri Meral Akşener İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği başvurusu hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek, "Amacın para pazarlığına oturmaksa orada dur demek boynumuzun borcudur. Avrupa ile para pazarlığı yapmak için şehitlerimizin kanını peşkeş çekmene izin vermeyiz" dedi

Akşener'den Erdoğan'a NATO ve Abdülhamit çıkışı!

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener'in açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Bu haftaya maalesef acı bir haber ile başladık. Pençe-Kilit operasyonunda 5 evladımızı şehit verdik. Allah'tan rahmet diliyor, ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza şifa diliyorum.

ABDULHAMİD TARTIŞMASI

Geçtiğimiz hafta sonundan beri Sayın Erdoğan ve arkadaşlarını Sultan Abdulhamid Han üzerinden bir tartışma almış başını gidiyor. Tarihimizden ilham almak da, tarihe atıf yaparak siyaset dersi vermenin yolu tarihi bilmekten geçer. Yalan, yanlış, danışman notlarından öğrenilmez, dizilerden, çizgi romanlardan öğrenilmez. Sayın Erdoğan bu yüzden tarihi öğrenemiyor, çünkü kendisi okumayı hiç sevmiyor. Dört bir yanını saran cehalet duvarından attığı hamasi nutuklarla günü kurtarmaya çalışıyor.

Biz tarihe kişiler, kavgalar üzerinden bakmıyoruz. Değerler, sistemler, sonuçlar üzerinden bakıyoruz. Biz o günün demokrasi rüzgarıyla ilgileniyoruz. Tekleşmeye, tek adamlığa giden her yolu azimle kesmiş olan milli iradeyle ilgileniyoruz. Sayın Erdoğan istibdat dönemiyle günümüzü benzetmemden çok alındı. Sayın Erdoğan'ı Abdulhamid Han'a benzetmek rahmetliye hakaretmiş. Sayın Erdoğan için rehber kabul ettiği, rol model aldığı Abdulhamid Han'ı kendisine benzetmek büyük bir hakaretmiş. Arkadaş en azından kendisinin farkında.

İstibdat bir olgudur. Tarihsel bir hakikattir. Sayın Erdoğan için istibdadın kendisi değil, kimin maruz kaldığı ve kimin uyguladığı daha önemli. İstibdat ya vardır, ya yoktur. İstibdada karşıysan söz Abdulhamid Han'a gelir.

Atatürk'e bizatihi edilen hakaretleri, anasına edilen hakaretleri ve onları sarayda ağırlayan bir iradeyi yok saydık ama en azından Namık Kemal'i, Ziya Gökalp'i bilmen gerek. Siyaset tutarlılık ister. sen ve ortakların bilmezseniz, hatırlamazsınız, unutursanız Meclis'ten 'Kanı bozuklar' derseniz bu en hafif tabiriyle vicdansızlık, terbiyesizlik olur.

Sayın Erdoğan için bunların hiçbir önemi olmadığını biliyoruz. Tarihimizin, ecdadımızın kendilerini korumaya hizmet ettiği sürece değerli olduğunu biliyoruz. Bu bir zihniyet meselesi. Gün gelir, o tarih döner dolaşır yakana yapışır ve tüm cahilliğin ortaya saçılır.

"AZ KALDI"

Kaybedeceğini anlayan Sayın Erdoğan'ın çırpınışlarını izliyoruz, Tazmanya Canavarı gibi davranmasını gülerek izliyoruz. Haddi kim bilecekmiş, hududu kim görecekmiş, milletin tokadını kim yiyecekmiş göreceğiz, çok az kaldı. Bu saatten sonra 'Milletim beni affetsin' tutmaz, 'Ortağım beni kandırdı' demek de olmaz. Sandıkta hazin sonu görmek için çok az kaldı.

Demokrasi, özgürlük diye diye geldin. 1909'ın peşine düştün. Kalkınma dedin 21'nci yüzyılın Duyunu Umumiyesi oldun. Bizler istibdada dur demeye devam edeceğiz, yeter, söz milletin demeye devam edeceğiz.

İSVEÇ VE FİNLANDİYA'NIN NATO ÜYELİĞİ

Putin'in yayılmacı ve saldırgan politikası Avrupa'da güvenli krizi yarattı. İsveç ve Finlandiya harekete geçti. İki ülke de NATO üyeliğine başvurdular. Bunun için Türkiye'nin onayına ihtiyaçları var. Ülkemizin batıya gösterdiği iyi niyet defalarca suiistimal edildi.

Bugün, Türkiye'den İsveç ve Finlandiya'nın üyeliği için iyi niyet bekleyenlerin, kendi niyetlerini sorgulaması gerekiyor. Milli menfaatlerimizin düşünülerek karar verilmesini istiyoruz. İsveç ve Finlandiya kendilerini korumak için NATO'ya üye olmak istiyorlarsa, kendilerini kullanan PKK'ya karşı gerekli tepkiyi göstermeli ve terör örgütünü topraklarından çıkarmalıdır. Bunu Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ülkeler de yapmalı.

PKK'nın Putin yanlısı tutumunu, Türkiye ile diğer NATO ülkeleri arasında bir fırsat olarak görüyoruz. PKK'yı Avrupa'dan atmak ve AB'yi güçlendirmeye katkı sunacaktır. Bunu etkin bir diplomasiyle başarabiliriz. Sessiz bir diplomasi yürütmektir.

Sayın Erdoğan tam bunun tersini yapıyor. Dış politikayı, iç politika şovuna dönüştürmeye çalışıyor. Daha geçen sene MSB Bakanı BAE'nin PKK'ya verdiği destekten bahsediyordu. İçişleri Bakanı, 15 Temmuz'un arkasında BAE olduğunu söylüyordu. Sayın Erdoğan esiyordu, gürlüyordu. Sayın Erdoğan'ı Körfez ülkeleriyle para konuşurken bulduk. Her şey bir anda unutuldu. Grup Başkanvekillerini bile yanlışlıkla BAE gerçeğini açıkladığı için harcadılar.

Eğer amacın terör örgütünü Avrupa'dan tasfiye etmekse yolu yordamı bellidir, biz de yanında dururuz. Ama amacın para pazarlığına oturmaksa orada dur demek boynumuzun borcudur. Avrupa ile para pazarlığı yapmak için şehitlerimizin kanını peşkeş çekmene izin vermeyiz.

TARIM POLİTİKASI

Bana AK Parti iktidarının en büyük başarısızlıklarını sorsanız, ilk üçe tarımı koyarım. Aylardır aynı şeyi söylüyoruz, tarım milli güvenlik sorunu diyoruz. Arkadaşlar bizi duymazdan gelmeye başlıyor.

Her şeyi kulağını tıkayan, saraydan dışarı adım atamayanlar kesime giden inekleri, düvelerin arkasından ağlayanları duymazdan, bilmezden geldiler.

Bay kriz ve arkadaşları berbat tarım politikaları sayesinde 2500-3000 liralık gübreyi 4500 liraya fırlattılar. Çiftçi için suyu, elektriği kullanamaz hale getirdiler. Ulusal Süt Konseyi'ni süt üreticilerinin başına bela ettiler.

Buğday ve arpa hasadı başladı; fiyat belli değil, miktar belli değil. Siz girdileri, gübreyi ne kadar desteklerseniz destekleyin çiftçi hak ettiği fiyata satamazsa desteklerin hiçbir anlamı olmaz. Bizim her şeyden önce çiftçilerimizi ayağa kaldırmamız gerekiyor.

Biz İYİ Parti olarak; ürünün değerini, hak ettiği fiyatı bulmasını sağlayacağız. Destekleri dünya ortalamasına çekeceğiz. Gübre, elektrik, tohum gibi kalemlerde ortalama yüzde 20 ödemeler yapacağız. Buğday için bulduğumuz fiyat ton başına 5600 lira. Hasat sonuna kadar şimdilik bu fiyatı açıklayın ve duruma göre güncelleyin.

Un ve makarna sanayicilerinin ithal buğday ihtiyacı için yardımcı olun. Arz-talep dengesinin bozulmasına izin vermeyin. Rekolte rakamları iç tüketim için açık gösteriyorsa bir an önce onu temin etmeye çalışın.

İNGİLTERE'DE ALTIN SATIŞI İDDİASI

Geçen hafta bir bankanın, İngiltere Merkez Bankası'nda tuttuğu altınları değerinin altında sattığı ortaya çıktı. Bu kurumun Merkez Bankası olduğuna inanmak istemiyoruz. Bu sistemin artık bir alışkanlık haline getirdiği yer burası. Bay kriz, ışıltılı bakanın, Merkez Bankası Başkanın, danışmanların sana anlatamıyorlar ama bu öngörüsüz politikaların nedeniyle uçuruma gidiyoruz.

Baktılar dolar aldı başını gidiyor, hem Merkez Bankası'na hem kamu bankalarına döviz sattırdılar, rezervler eridi. Katil olmakla suçladığını ülkelerin ayağına gittiniz. Rezervler eridikçe ülkenin risk primi artıyor. Dolar attıkça kur korumalı mevduat sisteminin faturası artıyor. Bu istikrarsızlık sarmalı içinde olan milletimizin hazinesine ve cebine oluyor.

Sayın Erdoğan bu işin sonunda müflis tüccar gibi tüm varlıkları yok parasına satmak var ya da 70 cente muhtaç olmak var. Bu yanlıştan dön.

İL ZİYARETLERİ

20 Ocak 2020'den beri memleketimizi il il, ilçe ilçe geziyoruz. Bu gezilerde çok acı bir gerçek var o da yokluk. Esnafımızın siftahı, annelerimizin ne pişireceğine fikri, çiftçilerimizin tarlayı ekmeye gücü, ürelilerimizin hayvanı beslemeye yemi yok."

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2022, 13:16
YORUM EKLE

banner101

banner100