Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 2026 yılındaki ilk grup toplantısında hem dış politikaya hem de iktidarın son dönemdeki tutumuna yönelik sert eleştiriler yöneltti. Gündemin merkezinde, ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesi ve bu süreçte ortaya atılan “Maduro’ya Türkiye’de zorunlu ikamet” iddiası vardı. Özel’in hedefinde ise doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve onun ABD Başkanı Donald Trump karşısındaki tavrı yer aldı.
Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada Özel, yalnızca bir dış politika eleştirisi yapmakla kalmadı; Türkiye’nin egemenlik, itibar ve hukuk devleti ilkeleri üzerinden kapsamlı bir siyasi sorgulama başlattı. Özellikle Erdoğan’ın Trump karşısındaki tutumunu “sessizlik” olarak niteleyen Özel, bu sessizliğin Türkiye açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini savundu.
“Bu ülkeyi ben mi yönetiyorum, sen mi yönetiyorsun?”
Özgür Özel’in konuşmasındaki en çarpıcı bölüm, Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik tasarrufları üzerinden Erdoğan’a yönelttiği sorular oldu. ABD’de bazı çevrelerde dile getirilen “Maduro’ya Türkiye seçeneği sunuldu” iddiasını hatırlatan Özel, Erdoğan’ın bu süreçte bilgisi olup olmadığını açıkça sordu.
Özel, “Trump Türkiye’ye git derken, Erdoğan’a ‘Maduro kabul ederse onu Türkiye’ye yollayayım, burada bakar mısın?’ diye sordu mu, sormadı mı?” ifadelerini kullandı. Bu sorunun yanıtlanması gerektiğini vurgulayan CHP lideri, Erdoğan’ın bu iddiadan haberdar olması halinde neden itiraz etmediğini sorguladı.
Konuşmasında Türkiye’nin egemenlik haklarına dikkat çeken Özel, “Trump’a ‘Sen kim oluyorsun da benim memleketime başka bir ülkeden birini getirip yerleştiriyorsun? Bu ülkeyi ben mi yönetiyorum, sen mi yönetiyorsun?’ diyemedin mi?” sözleriyle iktidarın dış politika reflekslerini eleştirdi. Bu çıkış, salonda uzun süre alkışlandı.
"Venezuela’nın değil, tüm dünyanın onuruyla oynamaktır"
Özgür Özel, konuşmasında yalnızca Türkiye-ABD ilişkilerine değil, küresel ölçekte yaşanan gelişmelere de değindi. ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesini uluslararası hukukun açık ihlali olarak tanımlayan Özel, Birleşmiş Milletler Şartı’nın hiçe sayıldığını söyledi.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun gece yarısı operasyonuyla gözaltına alınmasını sert ifadelerle eleştiren Özel, “Bir ülkenin devlet başkanı yatak odasında gözaltına alınıyor, sürüklenerek götürülüyor ve New York sokaklarında teşhir ediliyor. Bu, sadece Venezuela’nın değil, tüm dünyanın onuruyla oynamaktır” dedi.
Özel’e göre bugün Kolombiya’dan Küba’ya, Meksika’dan İran’a, hatta Danimarka ve Grönland’a kadar uzanan tehdit dili, küresel bir haydutluk düzeninin işareti. CHP lideri, “Trump düzeni, Amerika’nın düzeni olabilir ama dünyanın düzeni olamaz” diyerek uluslararası toplumun ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı.
Bu noktada Özel, Maduro yönetimini savunmadığının da altını çizdi. Maduro’nun kendi ülkesinde adil olmayan seçimler, siyasi baskılar ve muhaliflere yönelik tutuklamalar nedeniyle eleştirildiğini hatırlatan Özel, ancak bu durumun dış müdahaleyi meşrulaştırmayacağını söyledi.
"Trump gibiler karşısındakiler sustukça kükrer"
Özgür Özel’in konuşmasında en çok dikkat çeken başlıklardan biri de Erdoğan’ın tepkisizliği oldu. Maduro’ya yönelik operasyonun ardından dünya kamuoyunun Türkiye’ye baktığını söyleyen Özel, “48 saat boyunca çıt çıkmadı” diyerek bu sessizliği eleştirdi.
Özel’e göre Erdoğan, tepkiler yükselene kadar bekledi; ardından da net bir kınama yerine “müessif hadise” gibi yuvarlak ifadelerle süreci geçiştirdi. CHP lideri, “Amerika’nın yaptığını açıkça kınayamadı” diyerek iktidarın net bir duruş sergileyemediğini savundu.
Bu sessizliğin yalnızca bir diplomatik tercih olmadığını belirten Özel, bunun Türkiye’nin dış politikadaki bağımsızlık iddiasını zedelediğini söyledi. Erdoğan’ın geçmişte Maduro için “canım kardeşim” ifadelerini kullandığını hatırlatan Özel, bugün gelinen noktada bu söylemlerle eylemler arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
Konuşmasının sonunda Özel, Türkiye’nin tarihsel hafızasına vurgu yaparak, “Trump gibiler karşısındakiler sustukça kükrer. Biz bu topraklarda işgale, istilaya gelenleri nasıl püskürttüğünü bilen bir milletiz” dedi. Bu sözler, grup toplantısının en güçlü mesajlarından biri olarak kayda geçti.




