Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ekonomi yönetimini ve ulaştırma politikalarını hedef tahtasına koydu. Vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiren otoyol geçiş ücretleri üzerinden hükümete yüklenen Özel, somut örneklerle devletin kasasından yapılan yatırımlar ile özel sektöre devredilen projeler arasındaki maliyet farkını gözler önüne serdi. Özellikle yaz aylarında milyonlarca tatilcinin ve İzmir halkının yoğun olarak kullandığı İzmir-Çeşme Otoyolu, Özel’in eleştirilerinin merkezinde yer aldı. İktidarın "cebimizden bir kuruş çıkmıyor" söyleminin gerçeği yansıtmadığını savunan CHP lideri, bu modelin vatandaşa ağır bir fatura olarak döndüğünü belirtti.
Özal dönemi ile bugünün kıyaslaması
Konuşmasında geçmiş dönemlere atıfta bulunarak nostaljik bir örnek veren Özgür Özel, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde devlet imkanlarıyla inşa edilen yolların vatandaş dostu fiyat politikasını hatırlattı. Özal’ın otoyol açılışındaki meşhur "Semra tak kaseti de keyfimiz yerine gelsin" anekdotunu paylaşan Özel, o dönemde devlet bütçesiyle yapılan yolların kamu yararını gözettiğini vurguladı. Özel, halihazırda devlet işletmesinde olan İzmir-Çeşme arasındaki otoyolun kullanım bedelinin 53 lira olduğunu hatırlatarak, bu rakamın makul seviyelerde tutulduğuna işaret etti. Ancak madalyonun diğer yüzünde, iktidarın son yıllarda benimsediği finansman modelleriyle yapılan yolların fahiş fiyatları yer alıyor.
Aynı mesafe ama fiyat uçurumu var
CHP lideri, eleştirilerini matematiksel verilerle destekleyerek İzmir-İstanbul otoyolunun bir parçası olan Akhisar etabını örnek gösterdi. Çeşme yolunun yaklaşık 100 kilometre olduğunu, benzer bir mesafeye sahip olan 103 kilometrelik Akhisar yolunun ise Yap-İşlet-Devret modeliyle işletildiğini belirten Özel, aradaki fiyat farkının korkutucu boyutlarda olduğunu ifade etti. Özel’in paylaştığı verilere göre, devletin işlettiği yolda vatandaş 53 lira öderken, özel sektörün işlettiği ve benzer uzunluktaki yolda bu rakam 365 lira seviyesine çıkıyor. Aradaki bu 7 kat fark, kamu kaynaklarıyla yapılan yatırımlar ile garanti ödemeli projeler arasındaki maliyet uçurumunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Garantili projelerin vatandaşa faturası ağır
İktidar kanadından sıkça duyulan "Devletin kasasından para çıkmadan yapıyoruz" savunmasını da eleştiren Özgür Özel, bu sistemin aslında gizli bir vergi gibi çalıştığını savundu. Geçiş garantili projelerde, köprüden veya otoyoldan geçen vatandaşın gişede ödeme yaptığını, geçmeyen vatandaşın ise vergileriyle oluşan bütçeden "garanti bedeli" olarak ödeme yaptığını vurguladı. Yani sistem, yolu kullananı da kullanmayanı da borçlandırıyor. Özel, "Hani bir kuruş cebimizden çıkmıyordu? Geçerse vatandaş ödüyor, geçmezse devlet üstünü tamamlayıp yine vatandaşın vergisinden ödüyor" diyerek sistemin çarpıklığına dikkat çekti.
Özelleştirme gelirse tatilci yandı
Konuşmasının en can alıcı noktası ise İzmir-Çeşme Otoyolu’nun geleceğine dair yaptığı uyarı oldu. Bu yolun özelleştirilmesi yönündeki planlara sert çıkan Özel, böyle bir adım atılması halinde fiyatların mevcut seviyede kalmasının imkansız olduğunu belirtti. Eğer Çeşme yolu da Yap-İşlet-Devret mantığıyla özel sektöre devredilirse veya işletme hakkı satılırsa, tarifenin bugünkü modellerle eşitleneceğini öngören Özel, "Bugün 53 lira vererek gittiğiniz o yol, özelleştirildiği gün 365 lira olacak" iddiasında bulundu.




