Milyonlarca Müslüman için Ramazan ayı, sadece ruhsal bir arınma değil, aynı zamanda bedensel bir disiplin sürecidir. Bu sürecin en kritik anı olan iftarda, sofraların başköşesinde yer alan hurma, Hz. Muhammed’in sünneti olmasının ötesinde, biyolojik bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor. Gün boyu besinden mahrum kalan metabolizmanın, akşam ezanıyla birlikte ağır yemeklere geçmeden önce bir "hazırlık evresine" ihtiyacı vardır. Hurma, tam da bu noktada devreye girerek vücudu şoka sokmadan nazikçe uyandırır.
Kan Şekeri Dengesinde Hurmanın Rolü Nedir?
Uzun süreli açlık sırasında vücut, enerji üretmek için depoladığı glikozu tüketir. İftar vakti geldiğinde kan şekeri en düşük seviyededir. Diyetisyen Shehnaz Bashir’e göre hurma, bu açığı kapatmak için doğadaki en eşsiz besinlerden biridir.
Pek çok gıda kan şekerini aniden yükseltip sonra hızla düşürerek halsizliğe neden olurken, hurma içeriğindeki basit şekerler ve kompleks karbonhidratların kombinasyonu sayesinde kan şekerini dengeli bir şekilde yükseltir. Bu durum, iftar sonrası yaşanan ani ağırlık çökmesi ve uyku halini engellemede en büyük yardımcımızdır.
Sindirim Sorunlarına Hurma Çözüm Olabilir mi?
Oruç süresince bağırsak hareketlerinin yavaşlaması; şişkinlik ve kabızlık gibi problemleri beraberinde getirir. İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS), sağlıklı bir yetişkinin günde en az 30 gram lif almasını önermektedir. Hurma, bağırsak florasını destekleyen ve dışkının hareketini kolaylaştıran yüksek lif oranına sahiptir.
Vitamin ve Mineral Deposu Olarak Hurma
Hurma sadece şeker ve liften ibaret değildir. İçeriğindeki zengin mikro besinler onu bir "süper gıda" kategorisine sokar:
-
B6 Vitamini: Beyin fonksiyonlarını ve sinir sistemini destekler.
-
A ve K Vitaminleri: Bağışıklık sistemini güçlendirirken kemik sağlığını korur.
-
Demir: Kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur, oruç tutarken oluşan halsizliği giderir.





