İzmir’in çatısı olarak bilinen Bozdağ’a düşen ilk cemreyle birlikte kış turizminde hareketli günler geçiren Ödemiş, rotasını yılın on iki ayına yayılacak sürdürülebilir bir turizm modeline çevirdi. Tarihi dokusu, yayla kültürü ve doğal güzellikleriyle Ege’nin en potansiyelli ilçelerinden biri olan kentte, yerel yönetim iki kritik noktaya odaklandı. Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, ilçenin turizmden hak ettiği payı alabilmesi adına stratejik öneme sahip olan Lübbey (Çamyayla) Köyü ve Gölcük Yaylası için hazırladıkları yol haritasını kamuoyu ile paylaştı. Turan’ın çizdiği vizyon, bölgenin sadece hafta sonu gezginlerini değil, konaklamalı turistleri ve profesyonel spor kulüplerini de ağırlayan bir cazibe merkezi haline gelmesini hedefliyor.
Hayalet köyde restorasyon hamlesi
Son yıllarda fotoğraf tutkunlarının ve gezginlerin uğrak noktası haline gelen, terk edilmişliği ve mistik havasıyla "Hayalet Köy" lakabını alan Lübbey, belediyenin gündemindeki ilk maddeyi oluşturuyor. Kerpiç ve taş mimarinin en özgün örneklerini barındıran ancak bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan köy için Başkan Turan, kurumlar arası iş birliği çağrısında bulundu. Köyün mevcut halinin turizm açısından sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Turan, bölgenin sadece fotoğraf çekilip gidilen bir yer olmaktan çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.
Köydeki mülklerin bir kısmının dışarıdan gelen yatırımcılar tarafından satın alındığını belirten Turan, bireysel çabaların bölgeyi kalkındırmak için yeterli olmayacağını ifade etti. Lübbey’in yeniden ayağa kaldırılmasının uzun soluklu ve çok paydaşlı bir süreç gerektirdiğine dikkat çeken Başkan, "Burası sadece belediyemizin imkanlarıyla dönüştürülebilecek bir alan değil. Kültür Varlıkları, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili bakanlıkların dahil olduğu kapsamlı bir restorasyon projesine ihtiyacımız var. Oradaki tescilli binaları aslına uygun şekilde tadilattan geçirip fonksiyon kazandırabilirsek, İzmir için eşsiz bir destinasyon yaratmış oluruz" değerlendirmesinde bulundu.
Yayla havası ve mimari doku birleşecek
İlçe merkezi ile Lübbey arasında yaz aylarında hissedilen yaklaşık 12 derecelik sıcaklık farkı, bölgeyi kavurucu Ege sıcaklarında doğal bir kaçış noktası haline getiriyor. Ancak Başkan Turan, bu iklim avantajının tek başına yeterli olmadığı görüşünde. Şu an bölgede taş ocağı içerisinde yapılan butik kahvecilik faaliyetlerinin, kitleleri bölgeye çekmek ve ekonomiyi canlandırmak adına kısıtlı kaldığını belirten Turan, köyün bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savundu. Hedeflenen proje hayata geçerse, Lübbey sadece mimarisiyle değil, konaklama imkanları, sanat atölyeleri ve yerel lezzet duraklarıyla yaşayan bir müzeye dönüşecek.
Gölcük eski şaşalı günlerine dönüyor
Ödemiş’in bir diğer turizm kozu olan ve çam ormanları arasındaki gölüyle ziyaretçilerini büyüleyen Gölcük, eski ihtişamlı günlerini arıyor. Geçmiş yıllarda Süper Lig takımları dahil olmak üzere pek çok profesyonel futbol kulübünün yaz kampı için tercih ettiği yayla, tesis yetersizliği ve bakımsızlık nedeniyle bu özelliğini kaybetmişti. Başkan Mustafa Turan, Gölcük’ün yeniden spor ve doğa turizminin merkezi olması için yarım kalan bir yatırımı tamamlama kararlılığında olduklarını duyurdu.
Bölgedeki konaklama sorununu kökten çözecek olan ve inşasına 2017 yılı öncesinde başlanan ancak çeşitli hukuki ve ekonomik nedenlerle atıl durumda kalan otel projesi, belediyenin öncelikli hedefleri arasına girdi. 82 oda kapasiteli tesisin tamamlanmasıyla birlikte ilçenin konaklama kapasitesinde ciddi bir artış yaşanacağını belirten Turan, "Gölcük, doğa harikası bir yer olmasının yanı sıra spor turizmi için de bulunmaz bir nimet. Yarım kalan bu inşaatı tamamlayıp hizmete açtığımızda, ilçemizin tanıtımı ve ekonomisi adına dev bir adım atmış olacağız. Gölcük’ü tekrar profesyonel takımların kamp yaptığı, doğaseverlerin konforla konakladığı bir merkeze dönüştüreceğiz" ifadelerini kullandı.




