HABER MERKEZİ- Muğla, Türkiye'nin turizm cennetlerinden biri olarak bilinir. Eşsiz doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle tatilcilerin ve gezginlerin gözdesi olan Muğla, her yıl milyonlarca ziyaretçi ağırlamaktadır. Ege Denizi'nin masmavi sularıyla kucaklaşan Muğla, sahip olduğu muhteşem plajları, tarihi kalıntıları, etkileyici doğal parkları ve sevimli köyleriyle herkesi büyülemektedir. Türkiye’nin her yanından ziyaretçi akınına uğrayan Muğla’nın görülmesi gereken bazı yerlerini sizler için araştırdık. Muğla’da mutlaka görülmesi gereken yerler nereleridir? Muğla’da gezilebilecek yerler nereleridir? Detayları haberimizde...

MUĞLA’DA GİDİLMESİ GEREKEN YERLER

Saklıkent Kanyonu 

Muğla'nın doğal güzelliklerinden biri olan Saklıkent Millî Parkı, ziyaretçilerine benzersiz bir kanyon deneyimi sunuyor. Antalya-Muğla sınırında yer alan park, Eşen Çayı'nın kolu olan Karaçay'ın oluşturduğu kanyonda konumlanmıştır. Seydikemer ilçesinde bulunan Saklıkent Kanyonu, kalkerli arazide suyun etkisiyle oluşmuş derin ve dik bir kanyondur. Saklıkent Kanyonu, 18 kilometre uzunluğa sahip olup 200 metreye kadar yüksekliği bulunmaktadır. En dar noktası ise sadece 2 metre genişliğe kadar daralır, ziyaretçilerini büyüleyici bir geçit olarak karşılar. Kanyonun oluşumunda fay çatlakları da etkili olmuş ve bu sayede sarp ve çarpıcı bir görüntü oluşmuştur. Eşen Çayı'nın Karaçay kolunun debisi, kanyonun çıkışında 14-17 metreküp/saniye arasında değişir, akıntı hızını hissettirir.

saklikent-kanyonu

Ölüdeniz Plajı 

Türkiye'nin en ünlü plajlarından biri olan Ölüdeniz Plajı, büyüleyici deniziyle adeta bir doğa harikasıdır. Denizin olağanüstü güzelliği ve berraklığı ile dikkat çeker. Plajın beyaz ve ince kumları, ziyaretçilere eşsiz bir deniz keyfi sunar. Ayrıca Ölüdeniz'in denizinde hiç dalga olmaması, sakin ve huzurlu bir yüzme deneyimi yaşamanızı sağlar. Ölüdeniz Plajı, tarihi geçmişiyle de dikkat çeken bir bölgede konumlanmıştır. Plajın bulunduğu belde, geçmişte Likya Uygarlığı'nın hüküm sürdüğü bir yerdir. Bu nedenle, ziyaretçiler plaj çevresinde Likya dönemine ait kalıntılarla karşılaşabilirler. Eski yapılar, mezarlar ve diğer arkeolojik kalıntılar, geçmişin izlerini günümüze taşımaktadır. Ölüdeniz Plajı'nı keşfederken, tarihle iç içe bir deneyim yaşayabilir ve bu antik uygarlığın gizemli dünyasına adım atabilirsiniz. Ölüdeniz Plajı, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda çevresindeki aktivitelerle de ünlüdür. Plajda yamaç paraşütü yapabilir, adrenalin dolu anlar yaşayabilirsiniz. Gökyüzünden Ölüdeniz'in muhteşem manzarasını izlemek, unutulmaz bir deneyim olacaktır. Ayrıca plaj çevresinde yürüyüş yapabilir, doğanın tadını çıkarabilir ve çevredeki tesislerde dinlenme imkanlarından faydalanabilirsiniz.

oludeniz-1

Kelebekler Vadisi 

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, Ölüdeniz belde sınırları içerisinde yer alan Kelebekler Vadisi, benzersiz doğal yapısı ve endemik türleriyle dünya mirası olarak korunması gereken nadir bölgelerden biridir. Babadağ'ın eteklerinde yer alan vadi, 8 Şubat 1995 tarihinde 1. derecede doğal Sit ilan edilmiş ve her türlü yapılaşmaya kapatılmıştır. Vadi, 350 metreye kadar yükselen dik kayalık duvarlarla çevrilidir ve ismini 80'den fazla kelebek türüne ev sahipliği yapmasından ve özellikle kaplan kelebeğiyle ünlenmesinden almıştır. Vadinin ortasından akan bir dere, Faralya mahallesinde bulunan ve 50 metreden dökülen bir şelaleden doğar ve Akdeniz'e ulaşır. Kelebekler Vadisi, benzersiz coğrafi yapısıyla bilim çevrelerinin, özellikle botanikçilerin ve böcek uzmanlarının ilgisini çekmektedir. Vadi, ulusal ve uluslararası çevre örgütlerinin ve ekolojik oluşumların dikkatini çeken bir bölgedir. Doğal çevrenin korunması ve endemik türlerin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Kelebekler Vadisi'ne ulaşım, Ölüdeniz'den hareket eden teknelerle sağlanmaktadır. Faralya (Uzunyurt) mahallesinden başlayan bir patika yolu, vadiye ulaşımı mümkün kılmaktadır.  Kelebekler Vadisi, Muğla'nın doğal ve tarihi zenginliklerine bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu eşsiz vadide doğa ile iç içe bir deneyim yaşayabilir, nadir kelebek türlerini gözlemleyebilir ve şelalelerin serin sularında yüzme imkanı bulabilirsiniz. Muhteşem manzaralar eşliğinde yapacağınız yürüyüşler, size unutulmaz anılar sunacak. Kelebekler Vadisi, doğa severlerin ve macera arayanların kaçırmaması gereken bir destinasyondur.

kelebekler vadisi

Knidos Antik Kenti 

Muğla'nın Datça ilçesinde yer alan Knidos, Karya dönemine ait bir antik yerleşimdir. İlk olarak bugünkü Datça ilçe merkezinin 1,5 km kuzeydoğusundaki Dalacak Burnu üzerindeki Burgaz mevkiine kurulmuş olan Knidos, daha sonra yerleşimin daha stratejik bir konuma taşınmasıyla Tekir Burnu üzerine yerleşmiştir. Bu taşınma süreci M.Ö. 4. yüzyıl ortalarında gerçekleşmiştir. Ancak, bu taşınmanın tam nedeni ve yerleşimin amacı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, deniz ticaretindeki gelişmelerin etkili olduğu düşünülmektedir. Knidos, antik dönemde önemli bir liman kenti olarak bilinir ve ticaretin canlı olduğu bir merkezdi. 

KNİDOS-ANTİK-KENTİ

Kaunos Antik Kenti 

Kaunos, Antik Çağ'da ticari açıdan büyük öneme sahip olan bir liman kentiydi. Ancak zamanla denizin alüvyonlarla dolması sonucu liman özelliğini kaybetmiştir. Kaunoslular, Karia'nın yerli halkından olmalarına rağmen kendilerini Giritli olarak kabul ediyorlardı. Coğrafyacı Strabon'un yazdığına göre, Kaunos'un tersanesi ve kapanabilen bir limanı bulunmaktaydı. Kentin kurucusu ise Miletos'un oğlu Kaunos'tur, ancak ikiz kızkardeşiyle uygunsuz bir ilişki yaşadığı için sürgün edilmiştir.

Kaunos'ta Dalyan'dan bile görülebilen kaya mezarları bulunmaktadır. Bu mezarlar M.Ö. 4. yüzyılda yapılmış ve daha sonraki dönemlerde Roma İmparatorluğu tarafından da kullanılmıştır. Lykia tarzı mezarların içinde ölülerin üzerine yerleştirildiği üç taş yatak bulunmaktadır. Cephede iki İon sütunu, sütunlar üzerinde ise friz ve alınlıklar yer almaktadır. Alınlıklardan birinde arslan kabartmaları bulunmaktadır. Kent, Sülüklü Göl olarak bilinen gölün aşağısındaki bölgede bulunan bir limana sahipti. O zamanlar deniz Kaunos'un akropolüne kadar ulaşmaktaydı. Perslerin Anadolu'yu ele geçirmesinden sonra kent, Mausolos'un yönetimi altına girdi. M.Ö. 334 yılında İskender'in Persleri yenmesiyle Kaunos, Prenses Ada, ardından Antigonos ve daha sonra Ptolemaios tarafından yönetildi. Ardından Rodos Krallığı, Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu egemenlikleri altında kalmıştır. Ancak limanın dolmasıyla birlikte önemi azalmıştır. Kaunos'un akropolü, 152 metre yükseklikteki bir tepe üzerine kurulmuştur. Surların kuzey yönünde olanı Orta Çağ'dan kalma iken, uzun sur limandan başlayıp Dalyan Köyü'nün ilerisindeki sarp kayalığa kadar uzanmaktadır. Surun kuzey kısmı Mausolos döneminde yapılmıştır, kuzeybatı yönündekiler ise Helenistik Dönem'e aittir. Limana doğru olanlar ise Arkaik Devir'e aittir.

kaunos_koycegiz

Amintas Kaya Mezarları

Muğla ilinin Fethiye ilçesinde yer alan Amintas Kaya Mezarı, Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde muhteşem bir tarihi eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu büyüleyici kaya mezarı, Likyalılara ait olup Fethiye'nin güneyindeki dağ eteklerinde yer almaktadır. İnşa edildiği tarih M.Ö. 350'ye kadar uzanır ve adını üzerindeki yazıttan alır: "Amyntou tou Ermagiou". Bu Yunanca yazıt, "Hermagios'un oğlu Amintas" anlamına gelmektedir. Amintas Kaya Mezarı, Likyalılar tarafından o dönemde bu bölgede yaşayan halkın önemli isimlerinden biri olan Amintas için yapılmıştır. Bu görkemli mezar, dik ve kayalık bir yamaçta yer alır ve etkileyici bir şekilde oyulmuştur. Mezarın yapımında kullanılan taş işçiliği ve detaylar, Likya döneminin mimari ustalığını yansıtmaktadır. Kaya mezarının etrafı, çevresindeki doğal güzelliklerle birleşerek ziyaretçilere büyüleyici bir atmosfer sunar. Mezarın bulunduğu bölge, dağların eteklerindeki yeşil ve ormanlık bir alanda yer aldığı için doğal bir güzelliğe sahiptir. Ziyaretçiler, Amintas Kaya Mezarı'nın çarpıcı siluetini görmek ve antik Likya kültürünün izlerini keşfetmek için buraya akın etmektedir.

Muğla_Kral Mezarları-1

İasos Antik Kenti 

Muğla ilinin Milas ilçesi sınırları içinde, Ege Denizi'nin güzel kıyısında yer alan Iasos Antik Kenti, tarih ve arkeoloji severler için önemli bir durak olarak karşımıza çıkmaktadır. Güllük Körfezi'nin hemen bitiminde bulunan bu küçük koy, Iasos Antik Kenti'ne ev sahipliği yapmaktadır. İasos, kökenleriyle gurur duyan birçok Yunan şehri gibi antik bir yerleşim alanıdır ve sakinleri,İasos'un Peloponnesos'taki Argos'tan deniz yoluyla gelenler tarafından kurulduğuna inanır. İasos Antik Kenti'nin tarihçesi, yapılan bilimsel araştırmalar ve kazılar sayesinde aydınlatılmıştır. Bu araştırmalar sonucunda, Iasos'ta yerleşimin Orta Tunç Çağı'na kadar uzandığı tespit edilmiştir. Orta Tunç Çağı'na ait tabakalarda çok sayıda Minos çanak çömleği bulunmuştur. Bu döneme ait yapılar da gün yüzüne çıkarılmıştır. Üst tabakalarda ise Myken çanak çömleği ve yapıları keşfedilmiştir. Ayrıca yapılan araştırmalar, Prehistorik çağlardan başlayarak Proto-Bizans Dönemi'ne kadar süren bir yerleşim sürecinin olduğunu göstermektedir.

iasos

Azmak Nehri 

Akyaka köyü yakınlarında, Muğla ilinin Ula ilçesinde yer alan Azmak, Gökova Körfezi'ne dökülen bir akarsudur. Bu güzel coğrafyanın bir parçası olan Azmak, aynı zamanda Kadın Azmağı veya Akyaka Azmağı olarak da adlandırılır. "Azmak" terimi, Gökova Körfezi ve Güney Ege bölgesinde, kaynayarak denize ulaşan küçük su birikintilerini ifade etmek için kullanılan bir coğrafi tabirdir. Bu bölgede ise "Azmak" terimi çay anlamında kullanılmaktadır. Muğla'da, irili ufaklı pek çok azmak bulunmaktadır. Akyaka Kadın Azmağı, Akçapınar Azmağı ve Aspat Azmağı, Güney Ege'deki en tanınmış ve büyük azmaklar arasında yer almaktadır. Ancak Akyaka Kadın Azmağı, kendine özgü güzellikleriyle ve çekiciliğiyle öne çıkan bir doğa harikasıdır. Azmak, sakin ve berrak sularıyla ziyaretçilerine huzur dolu bir deneyim sunar. Çevresi doğal ve yeşilliklerle kaplıdır, bu da Azmak'ı görsel bir şölen haline getirir. Yürüyüş yolları ve ahşap iskeleler, ziyaretçilerin Azmak boyunca keyifli bir yürüyüş yapmasını sağlar. Akarsuyun dingin sularında küçük teknelerle gezinti yapabilirsiniz. 

azmak

Euromos Antik Kenti 

Euromos, Muğla'nın Milas ilçesine 12 kilometre uzaklıkta bulunan bir antik yerleşim yeridir. Euromos'un M.Ö. 8. yüzyılda kurulduğuna inanılmaktadır, ancak kesin tarih hakkında net bilgilere sahip olmak zordur.

Antik yerleşim Euromos'un tarihine dair en sağlam bilgilere M.Ö. 5. yüzyılda Attika-Delos Deniz Birliği üyesi olduğu kayıtlarından ulaşılır. Bu birliğe vergi ödediği kaydedilen Euromos, Büyük İskender'in fethinden sonra Makedonya, Mısır ve Suriye kralları arasında el değiştirdiği düşünülmektedir. M.Ö. 201-196 yılları arasında Makedonya kralı 5. Philippos'un hâkimiyetine giren antik kent, onarımlar ve yeniden yapılandırmalarla Zeus Lepsynos Tapınağı, agora, tiyatro, hamam ve kent surları dahil olmak üzere birçok yapı inşa edilerek adı Philippoi olarak değiştirilmiştir. Philippoi, doğu Makedonya'nın Edonis bölgesinde yer alan başka bir antik kentle aynı ismi paylaşmaktadır. M.Ö. 188'de Rodos'tan gelen Karya kuvvetleri karşısında özgürlüğünü kaybeden Euromos, Mylasa ile ittifak yapmak zorunda kalmış ve Apameia Anlaşması gereği Rodoslulara bırakılmıştır. Kent bir süre sonra komşusu Herakleia'nın saldırısına uğramış olsa da zamanla yeniden inşa edilmiş ve günümüze kadar bazı yapıların ayakta kaldığı görülmektedir.

EUROMOS ANTİK KENTİ

Kaynak: HABER MERKEZİ