Meslek Fabrikası direnişinin üçüncü gününde Tüm Yerel-Sen üyeleri bina önünde bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. Sendika üyeleri, “Hükümet şaşırma, sabrımızı taşırma” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları attı.
Meslek Fabrikası’nın yıllardır binlerce yurttaşa mesleki eğitim sağladığını belirten Cengizler, “Bu kurum sadece bir eğitim alanı değil; emeğin, eşitliğin ve umudun büyüdüğü bir merkezdir. Burada insanlar meslek öğrenir, kendi ayakları üzerinde durur ve hayatlarını kurar. 145 binden fazla yurttaşa kapılarını açan bu yapı; gençler, kadınlar ve iş arayan herkes için bir umut kapısı olmuştur” ifadelerini kullandı.
“Bu müdahale dayatmadır”
Yaşanan sürece tepki gösteren Cengizler, “Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo kabul edilemez. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen el koyma girişimi, sağlıklı bir tebligat süreci işletilmeden ve devam eden hukuki süreçler yok sayılarak sabahın erken saatlerinde uygulanmıştır. Bu, hukuk değil açık bir dayatmadır” diye konuştu.
Cengizler, söz konusu girişimin yalnızca bir binayı değil, İzmir halkının emeğini ve kentin geleceğini hedef aldığını belirterek, “Bu uygulama hukuki değildir, idari değildir. Kamu yararı taşımayan, açık bir güç gösterisidir. İzmir halkına ait bir değerin, yine halkın gözleri önünde el değiştirmeye zorlanmasını kabul etmiyoruz” dedi.
“Bu miras bizim”
Açıklamasında kararlılık vurgusu yapan Cengizler, “Susmuyoruz, korkmuyoruz. Duvarlar sizin olabilir ama emek bizimdir. Meslek Fabrikası rantın değil, emeğin mekânıdır; müdahalenin değil, üretimin adresidir. Bu hukuksuz girişim derhal durdurulmalıdır. Yargı süreci tamamlanana kadar mevcut kullanım hakkına dokunulmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Cengizler son olarak, “Emeğin, hukukun ve kamusal değerlerin yanında durmaya devam edeceğiz. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Meslek Fabrikası varsa umut vardır. Kentin emeğine mühür vurulamaz. Bu miras bizim, bu umut bizim. Hep birlikte sahip çıkacağız” dedi.




