İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kentin siyasi gündemine bomba gibi düşen yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın dördüncü celsesi, Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görüldü. Aralarında bürokratların ve kooperatif yöneticilerinin bulunduğu sanıklar, bir kez daha hakim karşısına çıkarak savunmalarını gerçekleştirdi. Duruşmaya damga vuran konuşma ise tıp doktoru kimliğiyle tanınan ve dava kapsamında yargılanan Eşrefpaşa Hastanesi eski Başhekim Yardımcısı Gaffar Karadoğan’dan geldi. Daha önceki aşamalarda savcılık kararıyla serbest bırakılan ancak yargılaması devam eden Karadoğan, hem mesleki tecrübelerini hem de hukuki süreçte yaşadığı hayal kırıklıklarını harmanlayarak yaptığı savunmayla mahkeme heyetine seslendii

Hekimlik mesleğine yıllarını vermiş bir isim olarak, yargılama sürecinde kendisine yöneltilen "kaçma şüphesi" gerekçesini onur kırıcı bulduğunu belirten Gaffar Karadoğan, bu durumu kesinlikle kabul etmediğini haykırdı. Devlet memurluğu yapmış, hayatını insan sağlığına adamış ve kentin tanınan simalarından biri olarak, yargılamadan kaçmak gibi bir düşüncesinin olamayacağını vurgulayan Karadoğan, mahkeme heyetine sitem etti. Kooperatif Davası kapsamında tutuklu bulunan sanıkların, potansiyel bir suçlu gibi değil, kaçak muamelesi görmesinin hukuki vicdana sığmadığını belirten Karadoğan, "Bizi yargılayacaksanız da yargılayın ancak kaçma şüphesiyle itham etmeyin" ifadelerini kullandı.

Manisa Belediyesi'ne yine ölüm geldi
Manisa Belediyesi'ne yine ölüm geldi
İçeriği Görüntüle

Adaletsizlik toplumun sağlığını bozuyor

Savunmasında mesleki kimliğine de sık sık atıfta bulunan Dr. Karadoğan, adalet sistemindeki aksaklıkların toplumsal sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Bir toplumda adalete olan güvenin sarsılmasının, o toplumun ruh sağlığını doğrudan bozduğunu belirten Karadoğan, cezaevindeki gözlemlerini aktardı. Tutuklu yargılama sürecinin, sadece içerideki sanıkları değil, dışarıda onları bekleyen eşlerini, çocuklarını ve yakınlarını da hasta ettiğini dile getiren Karadoğan, "HHala tutuklu olan kişilerde ve ailelerinde travma görüyorum. Yargılanalım ama kaçacakmışız gibi itham edilmeyelim" dedi.

Tutuklu yargılama devam edecekse beni idam edin

Savunmasının dozunu giderek artıran ve yaşadığı çaresizliği çarpıcı cümlelerle dile getiren Gaffar Karadoğan, mahkeme heyetine şok edici bir teklifte bulundu. Eğer diğer sanıkların kaçma şüphesi nedeniyle tutuklulukları devam ediyorsa, kendisinin tüm mal varlığıyla onlara kefil olabileceğini söyledi. "Eğer burada kaçma şüphesi olan insanlar varsa ve onlar kaçarsa, en ağır bedeli ben ödemeye razıyım" diyen Karadoğan, oturduğu evin elinden alınmasını, gerekirse hayatının sonlandırılmasını göze aldığını belirtti. Salondakilerin kanını donduran o cümleyi kuran Karadoğan, "Benim oturduğum evi alın, tutuklu yargılama devam edecekse beni idam edin" çıkışıyla duruşmaya damga vurdu.

Kaynak: HABER MERKEZİ