Türk romanında Kurtuluş Savaşı 1

Kurtuluş Savaşı yılları romanımıza bütün canlılığıyla ve gerçek hayat sahnelerine yakın olarak yansımış; ulusun özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini, toplumdaki etkilerini dile getiren onlarca roman yazılmıştır. Hülya Soyşekerci Kurtuluş Savaşı'nın Türk romanına yansımalarını derledi.

Türk romanında Kurtuluş Savaşı 1

Derleyen/ Hülya SOYŞEKERCİ

Kurtuluş Savaşı yılları romanımıza bütün canlılığıyla ve gerçek hayat sahnelerine yakın olarak yansımış; ulusun özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini, toplumdaki etkilerini dile getiren onlarca roman yazılmıştır. Bunlardan bazıları, edebi değeri, akıcı dili ve idealist roman kahramanlarıyla öne çıkmış, uzun yıllar boyunca toplumda derin yankılar yaratmayı ve ulusal coşkuyu ayakta tutmayı başarmıştır. Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye gibi romanlar, birçok kez filme alınmış, unutulmaz sahneleriyle kitlelerin hafızasında derin izler bırakmıştır. Bu romanlarda vatan, millet, bağımsızlık aşkı, kahramanlık, toplumsal özveri ve adanmışlık duygusu coşkuyla işlenir. Halkın cahillikten ve bağnazlığın pençesinden kurtarılması ve aydınlatılması fikri de önemle ele alınır.

Tarih ve Tarihi Roman üzerine

Tarihi romanlarda, gerçek olaylarla düşsel olaylar, tarihsel öznelerle kurgusal kişiler çoğu zaman bir arada olur. Tarihi romanın tarihi belgelerden hareket etmekle birlikte düşsel bir boyut taşıması, roman kişileri üzerinden yaşanan dönemi dillendirmesi, onu bir edebiyat eserine dönüştürür. A. Maalouf tarihi roman konusunda; “Tarihi roman bir dönemi olduğu gibi anlatmayı amaçlamaz, olaylar karakterler etrafında gelişir” der. Elbette, bir romanda gerçek tarihten ve gerçek kişilerden söz edilebilir. O romanın içindeki belirli bir tarihe uygunluk da önemlidir, fakat olgusal olarak tarihe uygunluk sağlansa bile yine de bu kurgusal bir ele alış tarzıdır, yani tarihsel bilgilerin metinsel üretim koşullarına göre işlenmesidir. Yazılmış olan tarihî romanların büyük çoğunluğu, tarihî bilgi ile kurgu arasında bir yerdedir. Tarihî roman, tarihin yansıması değildir. Tarihin kurgulanarak yeniden yorumlanma noktasıdır. Tarihi roman, tarihsel dönemi gerçek ve kurmaca kişilerin yaşantıları ve iç dünyalarındaki yansımaları üzerinden dile getirir.

Türk edebiyatında Kurtuluş Savaşı konulu romanlarda, 1919-1922 yılları arasında gerçekleşen Kurtuluş Savaşı’nın toplum üzerindeki sosyal, ekonomik, kültürel, edebi etkileri ve insanlarda yarattığı duygular ve yaşantılar işlenmiştir. Bazı romanlarda Kurtuluş Savaşı yılları fon olarak yer almasına rağmen pek çoğunda gerçekçi gözlemlerle Kurtuluş Savaşı yıllarına ışık tutulmuştur. Türk Edebiyatı’nda “Kurtuluş Savaşı” veya “Milli Mücadele Dönemi” dendiğinde akla çoğu zaman Yakup Kadri Karaosmanoğlu veya Halide Edip Adıvar gibi, bu mücadeleye katılmış olan yazarların kaleme aldığı, Anadolu’da geçen, Anadolu’daki savaşı ve insanların durumunu anlatan eserler gelir. Doğrudan Kurtuluş Savaşı yıllarını konu alan, Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Yaban gibi romanların yanı sıra Kurtuluş Savaşı’ndan yıllar sonra yazılmış olmalarına rağmen o yılları bütün canlılığıyla anlatan Küçük Ağa, Esir Şehrin İnsanları, Yorgun Savaşçı, Kalpaklılar gibi romanlar ön planda yer alır.

Kronolojik genel sıralama

1 - 1920-1950 arası yayımlanan romanlar

Halide Edip (Adıvar); Ateşten Gömlek (1922), Vurun Kahpeye (1926). Peyami Safa; Sözde Kızlar (1923), Yakup Kadri (Karaosmanoğlu); Sodom ve Gomore (1928), Reşat Nuri Güntekin; Yeşil Gece (1928), Eski Hastalık (1938), Aka Gündüz; Dikmen Yıldızı (1928), Mehmet Rauf; Halâs (1928), Yakup Kadri (Karaosmanoğlu); Yaban (1932), Ankara (1934), Mithat Cemal Kuntay; Üç İstanbul (1938), Refik Halit Karay; Çete (1940), Mükerrem Kamil Su; Ateşten Damla (1942), Nezihe Muhittin; İzmir Çocuğu (1943), Cevdet Kudret; Sınıf Arkadaşları (1943), Orhan Kemal; Baba Evi (1949), Ahmet Hamdi Tanpınar; Sahnenin Dışındakiler (1950).

2 - 1950-1980 arası yayımlanan romanlar

1914-1923 yılları arasında geçen romanlardan bazıları şöyle: Reşat Enis; Despot (1957), İlhan Tarus; Var Olmak (1957), Hükümet Konağı (1962), Vatan Tutkusu (1967), Kemal Tahir; Esir Şehrin İnsanları (1956), Yorgun Savaşçı (1965), Samim Kocagöz; Kalpaklılar (1962), Doludizgin (1963), Tarık Buğra; Küçük Ağa (1963), Küçük Ağa Ankara’da (1966), Firavun İmanı (1966), Nâzım Hikmet; Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim (1967), (Kuvay-ı Milliye Destanı, epik şiirdir ve destansı bir roman tadındadır), Hasan İzzettin Dinamo; Kutsal İsyan (1966), Kutsal Barış (1972), İlhan Selçuk; Yüzbaşı Selahattin’in Romanı (1973), Talip Apaydın; Toz Duman İçinde (1974).

3 - Yeni bir dönem, yeni bir mücadele

Yunan yazar Dido Satiriyu’nun eseri Benden Selam Söyle Anadolu’ya, 1981 Abdi İpekçi Dostluk Barış Ödülü’nü aldı. Yeni bir bakış açısı getirdi. Romanlarda barış rüzgârları esmeye başladı.

Attila İlhan; Dersaadette Sabah Ezanları (1981), Allah’ın Süngüleri, Reis Paşa (2002), Talip Apaydın; Vatan Dediler (1981), Köylüler (1991), Füruzan; Gül Mevsimidir (1985), Ayla Kutlu; Bir Göçmen Kuştu O (1985) , Emir Bey’in Kızları (1998), Yılmaz Karakoyunlu; Üç Aliler Divanı (1991), Çiçekli Mumlar Sokağı (2000), Nermin Bezmen; Kurt Seyt ve Shura (1992), Ahmet Yorulmaz; Savaşın Çocukları, Girit’ten Sonra Ayvalık (1997), Ferzan Gürel; İzmir’in İşgalinden Kurtuluş’a (2000), Ahmet Ümit; Patasana (2000), Hıfzı Topuz; Gazi ve Fikriye (2001), Çamlıca’nın Üç Gülü (2002), Yaşar Kemal; Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana (2000), Tanyeri Horozları (2002), Karıncanın Su İçtiği (2002), Mehmet Coral; İzmir, 13 Eylül 1922 (2003), Kemal Anadol; Büyük Ayrılık (2003), Atilla Birkiye; Bir Yıldız Kaydı (2002), Turgut Özakman; Şu Çılgın Türkler (2002), Ayşe Kulin; Veda (2007), Zeliha Akçagüner; Kalpağı Gül Oyalılar (2007), Handan Gökçek; Ah Mana Mu (2010), Osman Akbaşak; Ağa Baba (2010), Hüseyin Yurttaş; Karaço (2017), Gülseren Engin; Yorgun ve Yaralı (2004), Symrna’nın Gözyaşları (2012), Ağlama Symrna Döneceğim (2017), Symrna’nın Kaderi (2020).

Kurtuluş Savaşı konulu romanların bazı özellikleri:

- Kurucu fikirlere öncelik veren, emperyalizme, esarete, sömürgeciliğe karşı çıkan, işbirlikçileri lanetleyen ve onları kötü karakterler olarak işleyen romanlar ön plandadır.

- Milli Mücadele’nin haklılığını gösteren ve ulusal özveriyi işleyen romanlardır. Kadın-erkek, çoluk, çocuk topyekûn olarak verilen mücadeleyi gösteren ve bu bağımsızlık mücadelesini yücelten eserlerdir.

- Bu eserler, vatan, millet, bayrak, bağımsızlık, cesaret, mücadele, özveri kavramlarını öne çıkarır ve bu uğurda can vermenin erdemini işlerler.

- Pek çoğu, adanmışlığa büyük değer veren, vatanını canından önce düşünen, idealist, cesur bireylerin öne çıktığı romanlardır.

- Ayrıca, gericilik, cehalet, yobazlık, tembellik, kadına yönelik ayrımcılık, din kılıfına bürünmüş bağnazlık, çıkarcılık ve taassubu işleyen ve bunlara karşı çıkan romanlar dikkati çeker. Bu eserler, yeni Türk devlerinin düşünsel alt yapısını oluşturan Aydınlanmacı felsefeyi yansıtırlar. Eğitimin önemi üzerinde durulur.

- Yoksulluğu irdelemeyen, hayatı sorgulamayan, kolayca kandırılan, taassubun pençesindeki cahil insanların ve özellikle köylülerin durumunu işleyen ve bu durumdan aydınları sorumlu tutan romanlar dikkati çeker; Yaban gibi.

- Belgesel gerçekliğiyle anı anlatımları arasında gidip gelen roman metinlerinin yanı sıra edebi bakış açısının öne çıktığı romanlar da söz konusudur. İlkine Kutsal İsyan, Yüzbaşı Salahattin’in Romanı, Şu Çılgın Türkler gibi belgesel romanları örnek verirsek, diğerine de Ateşten Gömlek, Yaban, Yeşil Gece’yi örnek verebiliriz.

- Özellikle 1980’lerden sonra yazılan bazı romanlarda gerçekten yaşamış tarihi şahsiyetler (Atatürk) ön plana çıkarılmış, olaylar onun etrafında işlenmiştir. (Gazi ve Fikriye, Allah’ın Süngüleri- Reis Paşa gibi romanlar.)

- Yazarlar, romanlarında Milli Mücadele’yi ve Kurtuluş Savaşı’nı ve savaş sonrasını, kendi ideolojik yaklaşımları ve kendi bakış açılarına göre işlemişlerdir. Mesela, Yaban, Ateşten Gömlek, Yeşil Gece, Küçük Ağa, Yorgun Savaşçı birbirinden farklı örneklerdir.

- Çoğu zaman vatan aşkı ile kişisel aşklar bir arada ve bir bütünlük içinde işlenmiştir.

- Roman kişileri çoğu zaman idealize edilmiş kişilerdir.

- Tarihi romanlar, Romantizm akımıyla başlar; o nedenle Romantizmin pek çok özelliğini yansıtır. Tarihi romanlar ve dolayısıyla Kurtuluş Savaşı'nı konu alan romanlar da Romantizmdeki iyi-kötü gibi karşıtlıklar üzerine kurulmuştur.

Kurtuluş Savaşı romanlarında öğretmen kahramanlar: Vurun Kahpeye romanında Aliye öğretmen, Yeşil Gece romanında Şahin öğretmen, Çete romanında Nezih Suat öğretmen ilk dikkat çeken örneklerdir.

Kurtuluş Savaşı romanlarında asker-sivil aydınlar: Ateşten Gömlek’te İhsan Bey (subay) Yaban’da Ahmet Celal (subay) Üç İstanbul’da Adnan Bey (aydın) Sahnenin Dışındakiler romanında Cemal ve İhsan (aydın), Esir Şehrin İnsanları’nda Kâmil Bey (aydın), Yüzbaşı Selahattin’in Romanı (subay) Gül Mevsimidir’de Rüştü Şahin (aydın), Küçük Ağa’da Mehmet Reşit Efendi (din adamı), Halâs’ta Nihat Bey (subay), Dikmen Yıldızı’nda Yüzbaşı Murad (pilot subay).

Eğitimin önemini; cehalet ve taassubun kötülüğünü işleyen romanlar: Yaban, Yeşil Gece, Vurun Kahpeye

Mütareke Döneminde İşbirlikçileri gösteren romanlar: Sodom ve Gomore, Üç İstanbul, Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehrin Mahpusu.

Kurtuluş Savaşı romanlarının önemli kadın kahramanları: Ateşten Gömlek’te Ayşe Hemşire, Vurun Kahpeye romanında Aliye Öğretmen, Dikmen Yıldızı’nda Yıldız. Bu konuda en çarpıcı örnek Zeliha Akçagüner’in 2007 yılında yayımlanan romanı Kalpağı Gül Oyalılar’dır. Kurtuluş Savaşı’na emek veren ve fedakârlık gösteren pek çok kadın kahraman bu romanda yer alır. Halide Edip, Fatma Aliye, Fehime Nusret, Nezihe Muhittin gibi aydın kadınların yanı sıra Kara Fatma, Asker Saime, Ayşe Çavuş, Seher Emir Ayşe gibi savaşa bizzat katılan ve yurda emek veren kadınlara da bu romanda yer verilir.

Aile hikâyelerinin romana dönüşümü örnekleri: Ferzan Gürel; İzmir’in İşgalinden Kurtuluş’a, Ayşe Kulin; Veda, Handan Gökçek; Ah Mana Mu, Osman Akbaşak; Ağa Baba, Atilla Birkiye; Bir Yıldız Kaydı.

Kurtuluş Savaşı romanlarında başlıca şehirler:

İSTANBUL: Özellikle Mütareke Dönemi, İmparatorluğun çöküşü, işgalcilerle işbirliği yapanlar anlatılır. Sodom ve Gomore (Yakup Kadri Karaosmanoğlu), Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehrin Mahpusu (Kemal Tahir), Sözde Kızlar (Peyami Safa), Üç İstanbul (Mithat Cemal Kuntay), Dersaadet’te Sabah Ezanları (Attila İlhan).

İZMİR: İzmir’in işgali, İzmir ve çevresinde müdafaa, İzmir’in kurtuluşu etrafında işlenir. Pek çok romanda yer alan bir kenttir. Ateşten Gömlek, Gül Mevsimidir, Dikmen Yıldızı, Kalpaklılar, Doludizgin. Ayrıca savaşı kronolojik ve belgesel olarak işleyen pek çok roman… Sözde Kızlar ve Ateşten Gömlek’teki kadın kahramanlar Mebrure ve Ayşe, yaşadıkları İzmir’in işgali sonrasında İstanbul’a geçerler.

ANKARA: Ulusal direnişin merkezi olan bu kent Cumhuriyet ideallerine giden yolun da başlama noktasıdır. Özellikle Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Ankara romanında büyük önem taşıyan bir kenttir.

ANADOLU: Kurtuluş Savaşı’nın cephelerinin yer aldığı coğrafyadır. Yaban (Yakup Kadri Karaosmanoğlu), Ateşten Gömlek (Halide Edip Adıvar), Küçük Ağa (Tarık Buğra), Yorgun Savaşçı (Kemal Tahir), Kutsal İsyan(Hasan İzzettin Dinamo) gibi romanları örnek verebiliriz.

Kurtuluş Savaşı’na tarafsız ve barışçı açıdan bakan romanlar: Yunan yazar Dido Satiriyu’nun romanı Benden Selam Söyle Anadolu’ya (1981 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü), Zeliha Akçagüner; Kalpağı Gül Oyalılar, Handan Gökçek; Ah Mana Mu, Hüseyin Yurttaş; Karaço ve özellikle 1980 sonrası yazılan romanların pek çoğunda görülen bakış açısıdır.

Devam edecek...

Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2020, 14:32
YORUM EKLE
YORUMLAR
İsmail Demiray
İsmail Demiray - 4 ay Önce

Sayın yazarım. Tüm iletilerinizi sosyal medyadan da olsa takip ediyorum. Yukarıda ismi geçen kitapların çoğunu çocukluk, gençlik ve olgunluk dönemimde okumuş olmanın mutluluğunu eleşirinizi inceleyince bir daha yaşadım.

Hülya Soyşekerci
Hülya Soyşekerci @İsmail Demiray - 4 ay Önce

Çok teşekkür ederim. Selam, sevgi ve saygıyla...