Ege Bölgesi'nin iki büyük ve sanayileşmiş kenti olan İzmir ile Manisa arasında son dönemde yürütülen katı atık bertaraf iş birliği, çevresel ve lojistik sınırlarına dayanmış durumda. İzmir'deki mevcut depolama alanlarının yetersizliği ve yeni tesis planlamalarında yaşanan bürokratik tıkanıklıklar sebebiyle, kentin evsel atıklarının bir bölümü komşu Manisa'ya taşınmaya başlanmıştı. Kentlerin ortak altyapı koordinasyonu kapsamında geçici bir süreliğine devreye alınan bu formül, Manisa yerel idaresinin gündemine oturdu. Bölgedeki çevre sağlığı ve kentsel konfor parametrelerini yakından takip eden yönetim, sürecin gidişatına dair resmi pozisyonunu netleştirdi.
Manisa genelindeki kentsel yatırımları ve çevre projelerini değerlendiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, İzmir’den gelen çöpün Uzunburun Katı Atık Tesisi'ne getirilmesiyle ilgili önemli kurumsal açıklamalarda bulundu. İki şehir arasındaki tarihi ve ekonomik bağların her zaman korunduğunu, bu lojistik desteğin de tamamen bir dayanışma bilinciyle yürütüldüğünü belirten Dutlulu, yine de her kentin kendi kentsel atık politikasını bağımsız bir şekilde kurgulaması gerektiğinin altını çizdi.
Rüzgarın yönü değiştikçe şehirde koku problemi baş gösteriyor
Atıkların nakliyesi ve tesiste işlenmesi süreçlerinin çevredeki yerleşim yerlerine olan etkilerini dürüst bir belediyecilik anlayışıyla paylaşan Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bölge sakinlerinin şikayetlerine hak verdi. Katı atık bertaraf süreçlerinde sıfır koku gibi bir hedefin teknik olarak tam anlamıyla mümkün olmadığını aktaran Dutlulu, çevre mahallelerdeki hava kalitesine dair güncel verileri paylaştı.
Tesis çevresinde ve Manisa'nın bazı bölgelerinde hissedilen emisyonlara dair konuşan Dutlulu, “Zaman zaman rüzgarın etkisiyle koku geliyor” diyerek sahadaki gerçeği tescil etti. Kent kamuoyunu yanıltıcı beyanlardan kaçındıklarını ifade eden Belediye Başkanı, “Çöp tesisi olursa da yakındaki bölgelerde bir kokusuz durum olur mu? Ona da yüzde 100 çözüm bulabiliriz diyemem. ‘Hiç gelmiyor’ dersek doğruyu söylemiş olmayız” şeklinde konuşarak çevre yatırımlarının artırılacağına dikkat çekti.
Devletin de elini taşın altına koyması gerekiyor
İzmir halkına ya da İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne karşı herhangi bir olumsuz yaklaşım içinde olmadıklarını, tam tersine kriz anında yapıcı bir rol üstlendiklerini hatırlatan Besim Dutlulu, konunun çözümü için Ankara bürokrasisinin ve bakanlıkların da devreye girmesi gerektiğini söyledi. İzmir'de çok büyük bir Manisalı nüfusun yaşadığını ve iki kentin etle tırnak gibi olduğunu belirten Dutlulu, düşmanca bir rekabet içinde olmadıklarını vurguladı.
Yeni depolama ve bertaraf sahalarının tescil edilmesi noktasında merkezi yönetimin lojistik onay süreçlerini hızlandırması gerektiğini belirten Dutlulu, “İzmir bizim düşman şehrimiz değil. İzmir bizim rekabet içinde olduğumuz bir şehir değil. Kötü duygular beslediğimiz bir şehir değil. Bu konuda devletimizin de elini taşın altına koyması lazım. Uygun bir yer bulunması lazım. Biz şu an için ses etmiyoruz” diyerek geçici tahsisatın sınırlarını çizdi.
Kurumsal kapasite İzmir'in devasa atık yükünü kaldıramaz
Uzunburun katı atık bertaraf altyapısının teknik özelliklerine ve tasarım ömrüne değinen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı, Manisalıların gelecekte mağdur olmaması adına planlama disiplinine sadık kalacaklarını ilan etti. Tesisin sadece Manisa'nın ilçe belediyelerinden gelecek evsel atık projeksiyonlarına göre dizayn edildiğini, milyonlarca nüfuslu İzmir'in yükünün bu sahaya yıkılmasının matematiksel olarak sürdürülemez olduğunu aktardı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile bu konuda üst düzey bir koordinasyon toplantısı gerçekleştirdiklerini ve İzmir yönetiminin de konuya iyi niyetle yaklaştığını belirten Dutlulu, kurumsal tehlikeyi şu sözlerle özetledi: “Depolama ile ilgili bir sıkıntı yok ama İzmir'in mutlaka bu çöp olayını kendi içinde çözmesi lazım. Çünkü orası İzmir'in çöpleri için yapılmış bir tesis değil. Orası Manisa'nın çöpü için yapılmış bir tesis ve kapasitesi ona göre. Cemil Başkan'la burada bir toplantı yapmıştık. O da bir an önce çözmek istiyor. Ama bu sürecin hızlanması lazım. Çok sürdürülebilir değil.”



