1969 yılı sonunda, kuşağının üç genç şairi Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe’yle, ANT’ta yazdıkları “Devrimci Şairler Savaş Açıyor” başlıklı bildiriyle “İkinci Yeni” hareketine savaş açmıştır Özkan Mert. "Sonsuz Akan Bir Nehir"e benzettiği şiirleri; "ANT", "Halkın Dostları", "Türk Solu", "Papirüs", "Dönem" gibi dergilerde yayımlanan, “Diren Ey Kalbim”, “Hayatımızdan”, “Asyalıyım Yarem Derindir”, “Kuracağız Herşeyi Yeniden” gibi protest şiirleriyle direnenlerin, şiir tutkunlarının şairidir o!

114327

“Kuracağız Her Şeyi Yeniden-1969”, “Stockholm’de Mavi Saatler”, “Mozart ve Akdeniz”, “Nehir”, “Ben Savaşçı Değil Gül Yetiştiricisiyim”, “Dünya Çarpıyor Yüzüme”, Bir Dünyalının Not Defteri”, “Kentlerin Senfonisi”, “Yeryüzü Şarkıları”, “Toplu Şiirler-2017”,

“Hayat Yakıştı Bize”, kitaplarından bazılarıdır.

115207

"Uzun yıllar İsveç'te sürgünde yaşayan Özkan Mert, şairi 'eski çağ filozofu' olarak tanımlar.

Bir şair eski çağ filozofları gibi biraz fizikçi, biraz kimyacı, biraz biyolog, biraz matematikçi, biraz her şeydir. Freud’un 'Nereye gitsem, oraya benden önce gelmiş bir şair buldum' sözüne vurgu yaparak, üzerinde derin ve uzun düşünülmesi gereken çok önemli bir cümle olarak yorumlar."(Perihan Tunçbilek-Biamag, 2018)

Refik Durbaş, Abdullah Neyzar Karahan, Dr.Onur Şenli, Dinçer Sümer, Aykut Poturoğlu, Okan Yüksel, Ahmet Günbaş gibi edebiyatçılar çıkmıştır NKL'den.(Namık Kemal Lisesi) . İşte “Kıtalararası ve Kültürlerarası Şair” diye anılan, “Şiirin Simyacısı” diye de bilinen Özkan Mert , NKL’li abilerimizdendir. Çağdaş Türk Şiirinin kilometre taşlarındandır. Şiirleri; emek emekçi ekmek, direnç, aşk, özlem, hüzün, elem, keder ve acı temalıdır. Dünya Kültür Elçisi de seçilmiştir.

Mert, 68 Kuşağı'ndandır. Şiirleri, 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra yasaklanmıştır. 8 yıl hapse mahkum edilince 1972'de İsveç’te sürgünlüğü başlamıştır. Kendi ifadesiyle; "Farklı bir dil ve kültürü olan yeni bir ülkede başlangıçta ne yapacağını bilememiş ve ölü bir dönem geçirmiş, 1980’in başından itibaren yeniden sürgündeki bir yazarın duygu ve özlemlerini yansıtan şiirler yazmaya başlamıştır; "Yaşamım boyunca hiç bir hükümetle barışmadım. Her zaman muhalif oldum, olacağım." (Evrensel Gazetesi röportajı, 2018)

115210

****

7.Amazonlar ve Titanlar Buluşması'nın "Onur Konuğu" olarak İsveç'ten gelen Mert’le iki gün boyunca beraberdik. Sık sık sohbet etme olanağı bulduk. Not alabildiğim kadarıyla; kuşağının “protestocu, öncü ve evrensel” şairlerinden olmakla övünüyor Özkan Mert. “Sonsuza akan nehir şiirler yazdığını çok sesli ve hayatın kendisinin bir şiir” olduğunu savunuyor ve ekliyor; “82 yaşındayım. Hayatım liseden beri şiire adanmıştır. Şair kelimelerle dünyaya bakar. Hep yinelerim; sözcükler adeta bir şairin gözlüğüdür. Şairlik, süreklilik ister. Hep söylemişimdir de; Şair sözcüklerden doğan bebektir, bebek kalmak ister.”

Peki; Özkan Mert şiirini nasıl yazar? İşte cevabı: "Hiçbir zaman ‘şiir yazayım’ diye şiire başlamadım. Bir şair, masaya oturarak şiir yazamaz. Şiir kendisini yazdırmalı, yazılmazsa "olmaz’’ dedirtmeli, şairi buna mecbur bırakmalı. Benim kafamda şiir tam bir resim fırtınasıyla oluşur. Yolda gördüğüm bir ağaç, güzel bir kadın, gökyüzünde değişik bir görüntü, okuduğum kitaplardan kalan ilginç bir cümle. Bunları sürekli bir köşeye ya da kafama not ederim. Bu resimler beni tokatlamaya başlayınca şiir gelir. Sonrası işçilik. O resimleri bir kurgu içerisinde kaynaştırmaya, sözcükler arasındaki yanma noktalarını bulmaya çalışırım."

114899

****

Edebiyat Cumhuriyetimizin isimlerinde sıra. Bakın Mert'in

"Ben Savaşçı Değil Gül Yetiştiriciyim" kitabını tanıtırken onunla ilgili görüşlerini nasıl dillendirmişler?;

"Özkan Mert, kuşağının dize ustaları arasında birinci sırayı yakaladı: Gerçekten şiire müthiş bir açılışı var. Şiiri, dizeyi, imgeyi, dünya konukluğunu nasıl yakaladı! Her yanıyla gerçek bir şair karşısındayız. İmgeyi gözünden vuruyor." (Cemal Süreya)

"Büyük bir şiirin içindesin sen kardeşim. Bizim şiirden başka hayatımız yoktur." (İlhan Berk)

"Özkan usta, soluklu, kafadaki kan dolaşımını düzenleyen bir ozan." (Salah Birsel)

"Bir şiir büyücüsü ya da bir kuyumcu mudur Özkan Mert? Sözcükleri hem sınar, hem ayıklar.

Her şeyi şiirin içine sokar. Şiiri bulmak için yola çıkmışsa kişi elbette en iyi şiiri bulacaktır. Örnek mi soruyorsunuz, işte Özkan Mert, şiirin en yücesinde oturuyor." (Mehmed Kemal)

"Özkan Mert, şaha kalkmış soylu bir yarış atı gibi girdi yaratıcı şiirin imge dünyasına. 50 yıllık şiir yaşamında atın başı hep önde oldu." (Adnan Binyazar)

"Özkan Mert Şiir’i yaşamdan geliyor. Yaşamla ilgili her şeyi de beraberinde getiriyor. Yenilmeyen bir iç sürgünün şiir-leridir bunlar." (Demir Özlü)

****

"...Ben hep halkın oğlu oldum/ Halkın çakmaktaşı oldum..."yazmış, " "savaşçı değil, gül yetiştiricisi" şair Özkan Mert...Denizler için; "Onlar kızgın, erimiş bir çeliğin/ Kabına dökülür gibi/ Döküldüler/ Halkın yüreğine ve bilincine." yazmış... Ana L.Valdes'in de "Özkan Mert Şiirinde özümsenmiş politiksellik yıllanmış şarap tadında: Olgun ve yumuşak. Şiiri çoğu kez Brecht ve Prevert mükemmeliiğine ulaşıyor. Politik mesaj, her zaman estetik mükemmelliğe ulaşma çabasının emrinde." diye övdüğü şair Özkan Mert!

Muhteşem dizelerinizle iyi ki varsınız Şiir Atlası’nda. Dünya'yı sözcüklerle ilmeklediğiniz inci dizelerle "görmeye" devam...