Mahkemenin mutlak butlan kararıyla yeniden CHP'nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek 36. NATO Zirvesi öncesinde kameralar karşısına geçti. Gündeme dair önemli mesajlar veren Kılıçdaroğlu, dış politikada edilgen bir üslup yerine kurucu bir dil kullanılması çağrısında bulundu.

"2 Temmuz acılarını hiç unutmamalıyız"

Konuşmasına 2 Temmuz'un tarihi acılarını hatırlatarak başlayan Kılıçdaroğlu, Madımak ve Başbağlar katliamlarına değindi. Kendisine ulaştırılan bir notu basın mensuplarıyla paylaşan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

"2 Temmuz'dayız. Yüreklerimizi yakan bir gündeyiz. Aydınların, sanatçıların katledildiği bir gündeyiz. 'İnsan insanı yakar mı? İnsan, insan yanarken bakar mı? İnsan, insan yanarken alkışlar mı? İnsan, insanı yakanı aklar mı?' 2 Temmuz'da bu gerçeği unutmamak gerekiyor. Başta Başbağlar Katliamı, 33 yurttaşımız katledildi terör örgütü tarafından. Bu iki acıyı hiç unutmamalıyız. Türkiye'nin derin acılarından birisidir bu iki acı."

"Türkiye bir gücün yörüngesine giremez"

Türkiye’yi bölgesel bir gücün ötesinde "stratejik merkez ülke" olarak konumlandırdıklarını belirten Kılıçdaroğlu, CHP’nin NATO’ya ve ittifak ilişkilerine bakışını şu sözlerle ifade etti:

CHP'de mutlak butlan yönetimi 26 il başkanını görevden aldı!
CHP'de mutlak butlan yönetimi 26 il başkanını görevden aldı!
İçeriği Görüntüle

"Türkiye, NATO'nun güçlü bir müttefikidir, bu konuda bir sorunumuz yok. Ancak Türkiye, NATO'nun ileri karakolu değildir. Avrupa güvenliğinin bir parçasıdır fakat Avrupa'nın çevresinde bekletilecek bir ülke değildir. Türkiye Rusya ve Çin ile de konuşur fakat hiçbir gücün yörüngesine giremez. Bir müttefikin yanlış bölge politikalarına destek vermek ittifak değildir, bunun adı stratejik bağımlılık olur."

Ankara’daki zirveye bakışın iktidarın propaganda diliyle sınırlandırılamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, meselenin lider fotoğrafı değil, Türkiye’nin büyük güç rekabetinde bağımsız karar alanını koruma mücadelesi olduğunu ifade etti.

"Şikâyet dili değil, kurucu bir dil kullanılmalı"

Güvenliğin bölünemez bir bütün olduğunu ve NATO güvenliğinin sadece Baltıklar ile Doğu Avrupa’dan ibaret sayılamayacağını hatırlatan Kılıçdaroğlu; Suriye, Irak, Iran, Doğu Akdeniz, Kafkasya, terör örgütleri ve göç gibi başlıkların da bu mimarinin bir parçası olduğunu belirtti. Türkiye'nin masada edilgen bir "bize destek verin" üslubu kullanmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, ittifaka stratejik bütünlüğün hatırlatılması gerektiğini ifade etti.

"İçeride hukuk zayıfsa dışarıda sözünüz zayıf kalır"

Dış politikanın başarısının doğrudan iç bencodedeki devlet kapasitesine bağlı olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, iç siyasetteki kurumsal aşınmaya yönelik eleştirilerini şu sözlerle ifade etti:

"Dış politika yalnız sınır ötesinde kurulmaz. İçerideki devlet kapasitesiyle kurulur. Ancak hukuk devleti zayıfsa, kurumlar aşınmışsa, ekonomi öngörülemezse, parlamento etkisizleşmişse, yargı bağımsızlığı tartışmalıysa, basın özgürlüğünün güvencesi yoksa Türkiye'nin dışarıdaki sözü zayıf kalır."

Kaynak: haber merkezi