Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, haftanın en hareketli oturumlarından birine sahne oldu. Muhalefet partilerinin Türkiye’nin sıcak gündem başlıklarına ve kronikleşmiş sorunlarına yönelik Meclis araştırması açılması amacıyla sunduğu önergeler, parlamento aritmetiğinin getirdiği oylama neticesinde bir kez daha kabul görmedi. Yasama faaliyetlerinin yürütüldüğü oturumda, muhalefet sıralarından yükselen "demokratik hak ihlali" ve "keyfilik" eleştirilerine, iktidar kanadı küresel jeopolitik riskler ve uluslararası güvenlik standartları üzerinden yanıt verdi. CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi'nin gündeme ilişkin grup önerileri AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Muhalefetin geniş yelpazedeki araştırma talepleri parlamento engeline takıldı
Genel Kurul’da siyasi partilerin grup başkanvekillikleri tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin yakın tarihinden savunma politikalarına, finans dünyasından stratejik kurumlara kadar uzanan bir yelpazeyi kapsayan teklifler sırayla ele alındı. Kürsüde yapılan hararetli konuşmaların ardından, Yeni Yol Partisi'nin "sermaye piyasaları", İYİ Parti'nin "askeri hastaneler", DEM Parti'nin "2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta yaşanan olaylar", CHP'nin "NATO zirvesi"ne ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü. Ancak yapılan elektronik ve el kaldırma usulü oylamaların tamamında, Cumhur İttifakı blokunun oyları ağır bastı ve grup önerileri kabul edilmedi.
Oturumun en yüksek tonlu tartışmaları ise Ankara ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi ve kentte hayatı adeta durma noktasına getiren güvenlik barikatları üzerine yaşandı. Kürsüye çıkan muhalefet temsilcileri, başkentte uygulanan sıkı tedbirlerin amacını aşarak sivil hayatı, esnafı ve kamu çalışanlarını mağdur eden kitlesel bir cezalandırmaya dönüştüğünü savundu.
Başkentteki olağanüstü önlemler meclis kürsüsünden sert şekilde eleştirildi
Partisinin grubu adına söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Ankara sokaklarındaki manzarayı "sıkıyönetim" olarak nitelendirerek yürütmeye yüklendi. Zirve bahanesiyle kültürel etkinliklerin ve konserlerin iptal edildiğini, esnafın kepenk indirmek zorunda kaldığını belirten Çakırözer, kreşlerin kapatılmasından kamu personeline zorunlu izin verilmesine kadar pek çok uygulamanın insan hakkı ihlali boyutuna ulaştığını iddia etti. Çakırözer, "Misafir ağırlayacağız diye kendi insanımıza bu kadar adaletsizlik, bu kadar mağduriyet yaşatılması kabul edilemez. Kendi yurttaşımızın anayasal haklarını gasbeden tüm bu haksız, hukuksuz kısıtlamalara derhal son verilmelidir" diyerek tepkisini dile getirdi.
Yeni Yol Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun da güvenlik bürokrasisinin ideolojik yaklaşımlarla hareket ettiğini öne sürdü. NATO’ya ya da gelecek liderlere yönelik muhalif düşüncelere sahip bireylerin gözaltına alınmasını eleştiren Torun, "Bir insan antimilitarist olamaz mı, antiemperyalist olamaz mı, bunun suç olduğu nerede görülmüş?" sorusunu yöneltti. İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ise şehir hayatının felç edildiğini, yüzlerce vatandaşın gözaltına alındığını ve gazetecilerin baskıyla karşı karşıya bırakıldığını savunarak durumun ölçülülük değil keyfilik olduğunu, hukuk devletinin vatandaşına yabancı devlet başkanlarından daha az değer veren bir anlayış üzerine kurulamayacağını söyledi. Benzer bir yaklaşımla söz alan DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar da yasakların gerçek amacının güvenlik değil, NATO politikalarının eleştirilmesini engellemek olduğunu ileri sürdü.
İktidar kanadı uluslararası güvenlik protokollerini ve bölgesel riskleri hatırlattı
Eleştirilerin odağındaki iktidar adına söz alan AKP Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, Ankara'daki önlemlerin keyfi olmadığını, küresel güvenlik protokollerinin bir gereği olduğunu savundu. Ortadoğu'da, özellikle ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hamleleriyle tırmanan bölgesel savaş sarmalına ve Türkiye'nin ateş çemberi altındaki coğrafi konumuna dikkat çeken Şahin, devlet başkanları düzeyindeki bir organizasyonda en küçük bir güvenlik zafiyetine yer verilemeyeceğini ifade etti.
Geçen yıl ABD'de katıldıkları NATO Parlamenterler Asamblesi toplantısından canlı örnekler sunan Şahin, "32 ülkeden 240 parlamenter katılmıştı ve zirvenin gerçekleştiği şehir merkezinde toplantıların ana merkezleri tamamen kuşatılmış ve bir 'NATO köyü' haline getirilmişti. Üç katmanlı bir koruma, üç katmanlı bir tedbir alınmıştı. Fiziki tedbirler, kilometrelerce uzunluğunda beton bariyerler ve yüksek güvenlikli tel örgülerle bütün toplantı alanları kuşatılmıştı" diyerek koruma çemberinin FBI ve CIA destekli yapıldığını hatırlattı. Şahin, parlamenter düzeyindeki bir toplantıda dahi sivil uçuşların ve dronların yasaklandığı bir dünyada, Ankara’daki liderler zirvesinde alınan önlemlerin rasyonel ve kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Grup önerilerinin reddedilmesinin ardından, meclis çoğunluğunu elinde bulunduran AKP'nin, Genel Kurulun gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi ise kabul edildi. Bu doğrultuda meclis, askeri personelin özlük hakları ve TSK yapısında değişiklikler içeren Uzman Erbaş Kanunu teklifinin ardından, kamuoyunun merakla beklediği yargı reformu maddelerini içeren ve 12. Yargı Paketi olarak bilinen yasa teklifini görüşmek üzere yoğun mesaisine devam edecek.




