GENEL

Kartlı harcamalarda tarihi patlama

Kartlı harcamalar bir yılda yüzde 54 arttı. CHP’li Ömer Fethi Gürer’e göre artış lüksten değil, doğrudan gıda ve yemek gibi temel ihtiyaçlardan kaynaklanıyor. Vatandaş artık sofrasını kredi kartıyla kuruyor.

Abone Ol

Türkiye’de geçim sıkıntısı rakamlara açık biçimde yansımaya başladı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, BDDK ve TCMB verilerine dayanarak yaptığı değerlendirmede, 2026 yılının ilk haftasında kartlı harcamaların geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 54 arttığını açıkladı. Bu artışın lüks tüketimden değil, doğrudan yemek, market ve gıda gibi temel ihtiyaçlardan kaynaklandığını vurgulayan Gürer, “Kredi kartı artık tatil ya da elektronik için değil, hayatta kalmak için kullanılıyor” dedi.

Rakamlar geçim krizini gözler önüne seriyor

Gürer’in paylaştığı resmi verilere göre 2025 Ocak ayının ilk haftasında kredi ve banka kartlarıyla yapılan toplam harcama 382 milyar 754 milyon TL iken, 2026’nın aynı döneminde bu rakam 589 milyar 130 milyon TL’ye çıktı. Bir yıl içinde yaşanan bu sert yükseliş, kartlı harcamalarda yüzde 54’lük artış anlamına geliyor.

Ekonomistler bu tabloyu, vatandaşın gelir artışından değil, artan fiyatlar karşısında ayakta kalma mücadelesinden kaynaklanan bir borçlanma patlaması olarak yorumluyor.

Artışın kaynağı lüks değil, mutfak

Gürer, kartlı harcamalardaki artışın detaylarını da paylaştı. 2026 yılının ilk haftasında:

  • Yemek harcamaları 31 milyar 742 milyon TL

  • Market harcamaları 108 milyar 787 milyon TL

  • Çeşitli gıda harcamaları 38 milyar 22 milyon TL

oldu. Sadece bu üç kalemde yapılan toplam harcama 178 milyar 552 milyon TL’yi aştı. Bu rakam, tüm kartlı harcamaların yaklaşık yüzde 30’una denk geliyor.

Bir yıl içinde yemek harcamalarının yaklaşık yüzde 45, market harcamalarının yüzde 54, gıda harcamalarının ise yüzde 42 arttığına dikkat çeken Gürer, bu tablonun temel ihtiyaçların kredi kartıyla karşılandığını net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

“Vatandaş sofrasını kredi kartıyla kuruyor”

Gürer, ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün insanlar sofralarını kredi kartıyla kuruyor. Kredi kartı, artık lüks ya da keyfi harcamaların değil, hayatta kalmanın aracı haline geldi. Geliri, gıda enflasyonu karşısında eriyen milyonlar, temel ihtiyaçlarını bile borçlanarak karşılamak zorunda kalıyor.”

Ekonomide yaşanan bu dönüşüm, kart kullanımının da anlamını değiştirmiş durumda. Eskiden taksitli alışveriş aracı olarak görülen kredi kartı, bugün birçok hane için ay sonuna ulaşmanın tek yolu haline gelmiş bulunuyor.

Kredi kartı sayısı da patladı

Harcamalardaki artışa paralel olarak kredi kartı sayısı da hızla yükseliyor. Gürer’in paylaştığı verilere göre:

  • 2025 başında kredi kartı kullanan kişi sayısı 38,8 milyon, toplam kart sayısı 130 milyon 185 bin idi.

  • 2026 başında kart kullanan kişi sayısı 40,3 milyona, toplam kart sayısı ise 142 milyon 272 bin 843’e çıktı.

Bu da sadece bir yıl içinde 12 milyon 87 bin yeni kredi kartının sisteme girdiğini gösteriyor.

Birden fazla kartla ayakta kalma çabası

Kişi başına düşen kredi kartı sayısındaki artış da dikkat çekici. 2025 başında kişi başına ortalama 3,35 kart düşerken, 2026 başında bu sayı 3,53’e yükseldi. Gürer’e göre bu artış, vatandaşın tek bir kartla değil, birden fazla kartla yaşamını sürdürmeye çalıştığını ortaya koyuyor.

“Borcu borçla kapatan bir toplum tablosu oluştu” diyen Gürer, hane halkının kredi kartları arasında sürekli denge kurarak ayakta kalmaya çalıştığını ifade etti.

Refah değil, borçlanma artıyor

Kartlı harcamalardaki yükseliş, bazı kesimlerce ekonomik canlılık olarak yorumlansa da Gürer bu yaklaşımı sert biçimde eleştiriyor. Ona göre rakamlar bir refah artışına değil, derinleşen geçim krizine işaret ediyor.

“İnsanlar daha çok kazandığı için değil, daha pahalıya yaşamak zorunda kaldığı için daha fazla harcıyor. Üstelik bu harcamalar büyük ölçüde borçla yapılıyor” diyen Gürer, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin açlık sınırına yakın bir yaşam sürdürdüğünü vurguladı.

Kartlı harcamalar yoksulluğun aynası oldu

Ekonomi uzmanları, kartlı harcamalardaki patlamanın artık tüketim alışkanlıklarından çok, yoksulluğun yeni göstergesi haline geldiğine dikkat çekiyor. Gıda, market ve yemek gibi zorunlu kalemlerin kartlı harcamalar içindeki payının bu kadar yükselmesi, Türkiye’de milyonlarca insanın nakit gücünü kaybettiğini ortaya koyuyor.

Ömer Fethi Gürer’in açıkladığı rakamlar, 2026’nın daha başında mutfak enflasyonunun hane bütçesini nasıl ezdiğini gözler önüne sererken, kredi kartlarının artık bir “lüks aracı” değil, yaşam hattı haline geldiğini gösteriyor.