Sevenlerini korkutan haber! Ünlü oyuncu Ufuk Özkan hastaneye kaldırıldı
Sevenlerini korkutan haber! Ünlü oyuncu Ufuk Özkan hastaneye kaldırıldı
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde yer alan Ege Bölgesi’nde, yer kabuğundaki hareketlilik endişe verici boyutlara ulaşıyor. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos tarihinde başlayan sarsıntıların sönümlenmeye başladığı şu günlerde, sismik aktivitenin adresi İzmir’in kuzey aksına, sanayi tesislerinin yoğunlaştığı Aliağa ilçesine kaydı. Bölgede son 5 gün içerisinde meydana gelen ve sayıları 10’a yaklaşan sarsıntılar, yer bilimcileri harekete geçirdi. Konuyla ilgili kritik açıklamalarda bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bölgedeki fay hatlarının röntgenini çekerek çarpıcı uyarılarda bulundu. Özellikle Güzelhisar Fayı üzerinde yoğunlaşan aktivite, bölgenin deprem risk haritasını yeniden gündeme taşıdı.

Sanayi devlerinin altındaki sismik tehlike büyüyor

İzmir ekonomisinin can damarı olan ve petrokimya tesislerinden demir-çelik fabrikalarına kadar stratejik kuruluşlara ev sahipliği yapan Aliağa, yer altındaki tehlikeli bir enerjinin üzerinde oturuyor. Prof. Dr. Sözbilir, ilçede hareketlilik gösteren Güzelhisar Fayı hakkında daha önce bilinmeyen detayları paylaştı. Fayın yaklaşık 25 kilometre uzunluğunda olduğunu belirten Sözbilir, bu yapının tek seferde kırılarak 6,7 büyüklüğünde deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı. Yaz aylarında fay üzerinde kapsamlı bir saha çalışması yürüttüklerini belirten deneyimli bilim insanı, elde edilen verilerin mevcut haritalardaki bilgilerden çok daha farklı ve ciddi bir tabloyu ortaya koyduğunu ifade etti. Yapılan bilimsel çalışmalar, fayın karakteristiğinin daha önce tahmin edilenden daha agresif olabileceğini gösteriyor.

Hendek çalışması ezber bozdu: Fayın sınıfı değişti

Bilim insanları, yerin altındaki gizemi çözmek için yaz aylarında fay hattı boyunca hendekler açarak paleosismolojik incelemeler gerçekleştirdi. Prof. Dr. Sözbilir, daha önce literatürde "potansiyel aktif fay" olarak sınıflandırılan Güzelhisar Fayı’nın, açılan hendeklerden elde edilen bulgular ve son günlerde yaşanan deprem fırtınasıyla birlikte statüsünün değiştiğini açıkladı. Sözbilir, "Yaptığımız incelemeler ve şu an meydana gelen depremler, bu fayın daha üst bir sınıfa ait olduğunu bize gösterdi. Yani burasının bir diri fay olduğu kesinleşti" ifadelerini kullandı. Bir fayın "diri" olarak sınıflandırılması, o fayın yakın jeolojik geçmişte deprem ürettiğini ve gelecekte de üretme potansiyelinin çok yüksek olduğunu kanıtlıyor. Bölgedeki sismik aktivitenin, en büyüğü 3,8 olmak üzere artçı sarsıntılarla devam etmesi, fayın canlılığını koruduğunun en somut delili olarak kayıtlara geçti.

Yıkıcı deprem takvimi işliyor: Sonuncusu Roma döneminde yaşandı

Deprem uzmanlarının en çok tedirgin olduğu konu ise fayın suskunluk süresi. Enerji birikiminin ne kadar süredir devam ettiği, olası bir depremin şiddetini belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak kabul ediliyor. Güzelhisar Fayı'nın tarihsel geçmişine ışık tutan Prof. Dr. Sözbilir, fayın son 10 bin yıl içerisinde üç kez büyük ve yıkıcı deprem ürettiğini tespit ettiklerini belirtti. Eldeki verilere göre fay, son büyük yıkımını Milattan Sonra (MS) 105 yılı civarında gerçekleştirdi. Bu tarihsel veri, fayın yaklaşık 2 bin yıldır sessizliğini koruduğunu ve ciddi bir enerji biriktirdiğini ortaya koyuyor. Sözbilir, "Yıkıcı deprem anlamında yaklaşık 2 bin yıldır deprem üretmeyen, uyuyan bir fayla karşı karşıyayız. Bu uzun sessizlik, fayın tehlike potansiyelinin belli ölçeklerde yüksek olduğunu söylememize neden oluyor" diyerek durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.

Küçük sarsıntılar büyük bir kırılmanın habercisi olabilir mi?

Bölge halkının aklındaki "Bu küçük depremler büyük bir depremin habercisi mi?" sorusuna da yanıt arayan Prof. Dr. Sözbilir, temkinli konuştu. Şu an devam eden aktivitenin küçük ölçekli depremlerden oluştuğunu hatırlatan Sözbilir, bunların bir öncü deprem olma ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini ancak kesin bir yargıya varmak için henüz erken olduğunu dile getirdi. Depremlerin fayın orta segmentlerinde yoğunlaştığını belirten Sözbilir, hem AFAD hem de üniversitelerin ilgili birimleri tarafından bölgenin 7/24 izlendiğini aktardı. Olası bir kırılma durumunda, özellikle Aliağa bölgesinin lokal ölçekte ciddi hasar alabileceği uyarısında bulunan Sözbilir, sanayi tesislerinin ve yerleşim yerlerinin bu risk analizlerine göre önlem alması gerektiğinin altını çizdi.

Kaynak: AA