Direksiyon hakimiyetini kaybettiği motosikletten düşen 15 yaşındaki Ege hayatını kaybetti Direksiyon hakimiyetini kaybettiği motosikletten düşen 15 yaşındaki Ege hayatını kaybetti

İzmir son zamanlarda kelimenin tam anlamıyla karavan istilası altında. Başta Bostanlı ve Bayraklı olmak üzere özellikle sahil kesimlerine bırakılan karavanlar yüzünden adım atacak yer kalmadı. Artan taleple doğru orantıda çoğalan imalatçılar cazip kampanyalarla tüketciye ulaşıyor. Yaklaşık 150 bin TL’den başlayan 0 kilometre karavan fiyatları vatandaşların ilgisini çektikce şehirdeki karavan sayısı da her geçen gün biraz daha artıyor. Ancak gezgin ruhların bir yaşam tarzı olarak benimsediği karavanlar şehir içinde ikametgah gibi kullanıldığı için İzmir’in sahil bantları dolmuş taşmış durumda. Ortaya çıkan bu çirkin tabloya ise en çok gerçek karavancılar öfkeli. İzmir’de yaşanan istilayı karavancılık değil işgalcilik olarak gördüklerini belirten İzmir Karavancılar Derneği tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Bu işgalciler tüm karavancıları töhmet altında bırakıyor”

Geçmiş yıllarda yaşadığımız pandemi ve deprem gibi olaylar karavanın yaşam biçiminden çok bir ihtiyaca dönüşmesine neden olmuş, ticari kısmı ile de yatırımcıların iştahı kabartmıştır. Son yıllardaki karavan üreticilerinin sayılarının artmasının da büyük bir etkeni olmuştur. Karavan artık yaşam biçimi değil oluşabilecek bir doğal afette veya herhangi bir sıkıntıda başımızı sokacağımız bir alternatif yaşam biçimi olmuştur. Bu hızla artan karavan üretimi ve üretilen karavanlarında sahiplendirilmesi neticesinde kontrolsüz bir karavan ordusuna sahip bir ülke olduk. Birçok karavan özellikle çekme karavan sahibi karavan yaşam biçiminin nasıl bir şey olduğunu bilmeden, öğrenmeden karavan sahibi olmuşlar ve birçoğu belki yılda en çok 15 gün kullanabildikleri karavanları ile çıkmazlara sürüklenmişlerdir. Çekme karavanları ya da Motokaravanları ile sabitlemeyi abartarak hem çevresine hem de karavan camiasına zarar verenlere karavancı demek doğru olmaz, onlara işgalciler adını takmak  doğru bir benzetme olacaktır. Bu işgalciler çevresine verdiği zararlarından dolayı tüm karavancıları töhmet altında bıraktıkları gibi toplumumuzda karavancıların dışlanmalarına neden olmuşlardır. Ne yazık ki bugün geldiğimiz nokta sekiz on yıl önce kolluk kuvvetler tarafından korunup kollanan karavan kullanıcıları bulunduğu yerde kabul gören karavan kullanıcıları bu işgalcilerin yüzünden kolluk kuvvetleri tarafından her yerden kovulmaktan beter duruma düşürülmüşlerdir. 

Peki şimdi ne olacak?

Bu karavanların özellikle çekme karavanların tümü trafik kanunda yapılacak değişiklikle tescil edilecek, karavanın tanımına uygun hale yani araç standartlarına getirilerek kayıt altına alınacaktır. Kayıt altına alınmayan karavanlar trafikten men edilecek, karavan derneğine üye ise üyelikleri silinecektir. Yerel yönetimlerde kayıt altına alınan karavanların İller de ve ilçeler de sahiplerinin ikametgahlarına göre sayılarını tespit ederek onlar için park alanları oluşturacak ve bu oluşturdukları güvenlikli  park alanlarında günlük, aylık, yıllık abonelik ile uygun fiyatlarla karavancıların hizmetine sunacaktır.  Karavan Federasyonu ve alt birimleri Dernekler de kayıt altına alınan karavanlar için kamp alanları ile iletişime geçerek derneğine üye olan karavan kullanıcılarına hizmet sunacak kara deniz vs. yerlerde tesislerin çoğalmasına katkıda bulunacaktır.  İşgalcilerin yaptığı her kötü davranış karavana gönül vermiş karavanı yaşam biçimi olarak özümsemiş birçok karavancıyı hem üzüyor gibi hem de karavancı olmaktan soğutmaktadır. 

İzmir’de büyüyen bu sorun Büyükşehir Belediyesinin de gündeminde. Kısa sürede karavan park sorununu çözeceklerini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu konu üzerinde duruyoruz. Birkaç boyutu var; birisi karavanlar normalde tatil için kullanılacak araçlar. Şehir içinde uzun süreli parklanmalar yapıldığını hepimiz gözlüyoruz. Bazı vatandaşlarımız da barınma şekli olarak karavanları tercih ediyor. Bunun ötesindeki yorumların araştırılması ve detaylarına bakılması gerekir. Bu araçların envanterinin çıkarılması lazım. Şehrimizde kaç tane var, sahipleri kimlerdir, beklentileri nedir diye sormamız lazım. Onlara da çözüm üretmemiz gerekiyor. Kontrolsüzce uzun süre park etmelerine izin vererek yöneteceğimiz bir durum değil. Şikâyetçi olan insanlar artıyor. Durumun farkındayız. Çözüm için yeni karavan yerleri, büyük karavan parkları bulmak gerekiyor. Karavan sahiplerinin beklentilerini karşılayan yerler olması için çalışma yapıyoruz. Kısa sürede bu sorunu çözeceğiz” dedi. 
 

Kaynak: haber merkezi