Çevre Şehircilik Bakanlığı  ÇED sürecini sonlandırdığı, Eğlenoca Mahallesi, 941 parsel’de  Fıratteks Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan Fırattekstil Güneş Enerji Santrali (GES) projesi için 28.06.2024 tarihinde yeniden ÇED süreci başlattı. Gelişmeye çevreci sivil toplum kuruluşları arasındaki Yerel Fok Komitesi ilk çıkışı yaparak, '' ekolojisi üzerinde kümülatif etkisi öngörülemeyen ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açacak'' açıklamasını yaptı.  

Karaburun Yerel Fok Komitesi’nden yapılan açıklamada şu ayrıntılara değindi;Manşet-7

“Eğlenhoca Mahallesi sınırları içinde ve Özel Çevre Koruma Bölgesi alanında önerilen Fırattekstil Güneş Enerji Santrali, proje önerisini yapan firmanın Kemalpaşa ilçesindeki fabrikası için üretim yapacak. Proje parselinin bitişiğinde Seyfeli Tekstil San. Ve Tic. A.Ş., Volt Elektrik Motor San. Ve Tic. A.Ş. ve Hiba Sportif San. Ve Tic. A.Ş. şirketlerinin lisanssız GES üretimi yapması planlanıyor. Bölgede, 4 GES projesinin faaliyete geçmesi yönünde yapılan  müracaatlar,   Yukarıovacık’ta bitme noktasına gelen hayvancılık ve tarımsal faaliyetleri tamamen ortadan kaldıracak. Bölgede yeni öneri ve çed aşamasında olan GES projeleri Eğlenhoca Mahallesi ekolojisi üzerinde kümülatif etkisi öngörülemeyen ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açacak.  

Kuruluş, projenin Karaburun'un kendisi dışındaki bölgelerin 'enerji açığı yedek depo alanı' kılınmak istendiğini de vurgulkayarak, 'Biyoçeşitliliğin' bu uğurda feda edildiğine dikkat çekti. Yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi;

Rehber öğretmenler buluştu Rehber öğretmenler buluştu

''Günümüzde vurgusu yapılan ‘yeşil ekonomi’ kavramının karşılığı koruma alanları dışında yapılacak üretim faaliyetleri için koruma alanlarındaki biyoçeşitliliği feda etmek olmamalıdır. Bu yatırımların süregelen başvurularla Karaburun – Ildır Körfezi ÖÇKB ekolojisi üzerinde öngörülemeyen bir etkisi olacağı kesindir. Yarımada’nın değerli habitatı, merası, zeytin ağaçları köylerin etrafını devasa aynalar gibi çevreleyen güneş enerji santralleri  ve RES’ler ile tehdit altında. Hemde Karaburun -Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanından, habitatının, biyoçeşitliliğinin, bitki örtüsünün önemi tescillendikten sonra! “Koruma” bölgelerini bile bu yatırımların yer alabileceği birikim alanları olarak tanımladığımız sürece ne çevre ne de onun parçası olan varlığımızı devam ettirmemiz mümkün değil. Karaburun -Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi doğayla yeniden nasıl ilişki kurabileceğimiz konusunda bize yol gösterebilecekken “yenilenebilir” enerji yatırımları ile donatılan bir çöl haline getirildi.. ''

Kaynak: HABER MERKEZİ